Etkilendiğin bir insanın sana karşılık vermemesi kadar üzücü bir durum yok.

Ya da dur… Fikrimi değiştirdim.

Bundan daha beteri var. Nedir biliyor musun?

Karşılık verip vermediğinden emin olamamak daha kötü!

Bakışları…

Sözleri…

Davranışı…

Seninle ilgilenişi…

Aklına gelebilecek her işaret, senden etkilendiğine yönelik. Fakat tarif edemediğin bir şey daha var. Onun ne olduğunu tam olarak bilmiyorsun.

Ona karşılık verdiğini ve etkilendiğini elinden geldiğince gösteriyorsun. Artık bir kadın nasıl gösterebilirse, her şekilde iletiyorsun. Senden hoşlandığından emin olduğun halde ciddi bir adım atmıyor.

Öyle değil mi?

İşte o adımı atmaması seni arada bırakıyor. En kötüsü bu!

Arada kalmak…

Emin olamamak…

Seni anlıyorum. İnsan her gün birinden etkilenmiyor. Sana uygun olabilecek kişilerin sayısı da sınırlı. Sonuçta hayatın boyunca seni gerçekten etkileyen erkeklerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemiştir.

Aslında etkilemek kelimesini kullanmayayım. Sana uygun olduğunu düşündüğün adamlardan bahsediyorum.

Yanılıyor muyum? Kesinlikle yanılmıyorum.

Neler yaşadığını, ne hissettiğini, ne düşündüğünü neredeyse senin kadar biliyorum. Aslında bu kadar emin olmamam gerekir ama ne yapayım?

(Bazen kendime fazlasıyla güvenebiliyorum. Kötü tarafları olduğu halde.)

Bak şimdi dikkatini ver… Bu blogdaki bütün yazıları elimden geldiğince “sonuç aldıracak” şekilde yazıyorum. Birazdan okuyacağın cümlelerim de aynı şekilde olacak!

Başlığı zaten okudun.

Konuyu az çok tahmin edebilirsin. Evet… Bir erkeği kendine nasıl aşık edebileceğinden bahsedeceğim. Daha doğrusu şöyle:

Bir erkeğin nasıl aşık olabileceğini anlatacağım.

Hiçbir insanı iradesi dışında kontrol edemeyiz. Bu konuda bana katılıyorsun, öyle değil mi? Yani aşık edecek bir büyü falan arıyorsan, burası onun yeri değil.

(Emin ol bu konuda büyü arayan insanlar da var. İradesi dışında insanları kontrol edebileceği inancındalar. Saçma.)

Kontrol edemeyeceğimiz için sana uygulayabileceğin teorilerden ve tekniklerden bahsedeceğim. Doğru uyguladığın taktirde hoşlandığın bir adamın dikkatini çekebilirsin. Sabırlı olursan, aşık bile olur 😍

Muhtemelen beni tanımayan insanlar “Sen de kimsin?” diyecek. Sitenin “Nereye Geldin?” kısmında her şeyi açıklıyorum. Ama kısaca söylemek gerekirse, hayatımın önemli bir bölümünde sadece erkeklere eğitimler verdim. Özellikle de kadınlarla ilişkilerini geliştirmeleri konusunda eğitimler…

Evet… Orada gördüğün turuncu Tshirt’lü adam benim.

Binlerce erkekle konuşmuş birinden ne bekleyebilirsin ki? (Bunu gülerek yazıyorum) Eveeet… Kişisel gözlemlerimden yola çıkarak bu cümlelerimi yazıyorum. Erkeklerin neye nasıl tepki verdiklerini, nasıl aşık olabileceklerini seninle de paylaşacağım.

Bu yazıda okuyacaklarını normalde ücretli eğitimlerimde anlatıyorum.

Kötüye kullanmak isteyen insanlardan çekindiğin için…

Ama sana güveniyorum 🙂

Hoşuna gideceğinden eminim. Bu yüzden lütfen not alarak okumanı istiyorum. Şimdiden söyleyeyim…

Kağıt ve kalemin hazır mı?

Hemen başlıyoruz 😉

Vazgeçilmez Kadının Çekici Zihniyeti

Yazının birinci bölümde doğru zihniyetin bazı parçalarından bahsedeceğim. Hepsini burada anlatmam mümkün değil.

Bu yüzden benim de kişisel deneyimlerden gördüğüm en etkili olan parçaları seninle paylaşacağım. En başında söyleyeyim…

Bunlar olmazsa, öğreneceğin yöntemlerin hiçbiri işe yarayamayacak.

Bu kadar emin konuşuyorum.

He şunu da söyleyeyim: Doğru zihniyeti geliştirmek zaman alacak. Sen bir an önce aşık olsun istiyorsun, biliyorum.

Birazdan “Arete” kelimesini öğreneceksin. Orada anlatacaklarım bu süreci hızlandıracak. Şimdiden söyleyeyim de sonra “Aman Alkan, çok uzatıyorsun bu işi.” deme.

Uzatmam.

Merak etme 😉

İlk bölümünde iki teoriden bahsedeceğim. Yani benimsemen gereken iki zihniyet var. Hayatını bu iki zihniyet ile yaşadığında, erkeğinin gözünde vazgeçilmez bir kadın olacaksın.

Tabii anlatabileceğim çok fazla teori var. Hepsi hayatında daha mutlu olman için birbirinden değerli bilgiler.

Fakat bu yazıda her şeyden bahsedemem. Bu yüzden şimdilik iki tanesini anlatıyorum.

İlkiyle hemen devam edelim.

Arete: Potansiyelin ile Gerçek Arasındaki Fark

Konuyu açıklamadan önce kendi felsefemle alakalı bir kaç cümle yazmak istiyorum. Ben şuna inanırım: Hızlı çözümler, geçici sonuç getirir.

Dolayısıyla tek bir cümleyle, tek bir davranışla ya da başka bir şeyle karşındaki erkeği aşık etmeyi planlıyorsan, o aşk kısa sürecek.

Tek gecelik ilişki gibi düşün.

İki taraf birbirinden etkilenir. Tansiyon çok hızlı yükselir. Yaşanacaklar yaşanır. Ertesi sabah birbirinden kaçmak için garip yollara başvurulur (her zaman olmasa da genelde senaryo budur).

Bu yüzden ömür boyu sonuç getirecek teorilerden bahsediyorum!

Bir erkeğin sana ömür boyu aşık olması için ne olması gerekiyor biliyor musun?

Söylüyorum.

VAZGEÇİLMEZ BİR KADIN OLMAN GEREKİYOR.

Yani hayatından o kadar memnun ve mutlu olmalısın ki, o adam senden vazgeçemezsin. Seninleyken yaşadığı mutluluğu başkasıyla yaşayamasın.

Ben böyle konuşunca bazı kadınlar diyor ki “Hep biz mi yapmak zorundayız? Biraz da erkekler kendilerini geliştirsin.”. Haklılar da. Ama şunu unutma: Sen kendini geliştiriyorsan, kendini geliştirmeyen adamlar zaten hayatına giremeyecekler.

Evet, emin ol ki hayatlarını mükemmel şekilde yaşayan erkekler de var. Mükemmel yaşamak derken sadece maddi anlamda söylemiyorum.

Kendilerini geliştirmiş adamlardan bahsediyorum.

Bunlardan sayısızca var.

Ama her neyse, konu bu değil.

Arete nedir biliyor musun?

Eski yunanlılardan gelen bir kelime. Mükemmellik olarak çevirebiliriz. Yanlış anlama, mükemmeliyetçilikle alakası yok.

Kısaca anlatmak gerekirse şöyle: Gerçek potansiyelinle şu anda yaşadığın hayatın arasındaki farkı kapatmayı anlatır.

Herkesin bir potansiyeli var.

Ama bir çok insan o potansiyelin dışında hayatlar yaşıyor. Dolayısıyla gerçek ile potansiyelin arasındaki farkı kapatırsan, Arete’de yaşamış olursun.

En basit haliyle anlattım. Şimdi diyeceksin ki “Alkan, iyi güzel hayallerim var. Bunlar için çalışıyorum. Ama onlara ulaşmaya daha çok var. Nasıl olacak bu iş?”.

İşte işin güzel tarafı burada.

Beş sene sonra planladıklarını bugün yaşamak zorunda değilsin.

Anbean gerçek potansiyelini yaşayabilirsin. Kendine sadece şu soruyu sor:

“Gerçek potansiyelini yaşayan SEN, şu anda ne yapardı?”

İşte bu kadar!

Başka hiçbir şey yapmana gerek yok 🙂 Oh be ne kadar rahat değil mi?


Örnek veriyorum:

Bu sabah uyandığımda, enerjim baya düşüktü. Yataktan kalkmak istemedim.

Bir kaç metre ötede olan telefonuma uzandım.

Direkt Instagram ve diğer bildirimlere bakmaya başladım. Eh sonra aklıma ne geldi dersin?

“Potansiyelini yaşayan Alkan, güne böyle mi başlardı?” diye bir ses…

Artık bunlar bir alışkanlık olduğu için iç sesim sağolsun genelde yanımda 🙂

Sonra hemen arkasından “Arete… Şu anda gerçek potansiyelini yaşamak için ne yapabilirsin?” sorusunu kendime sordum.

Cevabım belliydi: Meditasyon.

Evet. Normalde her sabah uyandığımda, yatağı toplarım. Bir bardak su içerim. Hemen arkasından oturur meditasyon yaparım. Bu sabah ritüelimin bir parçası...

Bu ritüelin dışında bir davranışta bulunduğum için iç sesim beni direkt uyardı.


Örneği okudun.

Bu soruyu kendine HER AN sorabilirisin.

Hatta şu anda bile sorabilirsin! Sana bir egzersiz olsun. Dene…

(Belki şu anda yapman gereken daha önemli bir şey varken, geçiştirmek ve zaman öldürmek için bu yazıyı okuyorsun. Seni bilmem ama önemli işleri ertelemek için bu blogda dolanan çok insan var. Adamı işte böyle yakalarım.)

İşte vazgeçilmez kadın olmak bu kadar basit.

Hayatını en iyi şekilde yaşamak, anı en iyi şekilde yaşamaktan başlar.

Dolayısıyla buna odaklı bir hayat sürdürdüğünde, diğer bir çok insandan daha mutlu bir hayat yaşayacaksın. Bunun sözünü ve garantisini veriyorum!

Benimsemen gereken birinci zihniyeti anlattım. Şimdi ikincisinden bahsedeceğim. Aslında ikincisi, birincisiyle direkt bağlantılı bir anlayış. Bu yüzden bir numarayı oturtmakla başlaman gerekir.

Mutluluk Arayan Kadın vs. Mutluluk Paylaşan Kadın

Şu “vs.” kalıbını genelde karşılaştırmalarda kullanırlar. Özellikle dövüş oyunlarında çok sık görmüşümdür (evet, bazen hala oynuyorum).

Başlığı bir dövüş oyunuymuş gibi karşı karşıya getirirsen, Mutluluk Paylaşan Kadın %99.9 galip gelecek.

Nedenini açıklamadan önce bu iki terimi anlatayım.

Yine Aşk Akademi’nin e-kurslarından biri “Ömür Boyu Seninle Olmak İstesin”... Bu e-kursun içinde geçen bir teoridir.

  • Mutluluk Arayan Kadın: Hayatının daha da güzelleşeceğini düşündüğü için bir sevgili arayışındadır. Kendine başına yalnız hisseder. Mutsuzdur. Bir eşe ihtiyacı olduğu için genelde yanlış seçimler yapar çünkü karşısına çıkan bir erkeği tartmadan hayatına alır. Sonunda genelde pişman olur.
  • Mutluluk Paylaşan Kadın: Zaten inanılmaz mutlu bir kadındır. Hayatını sonuna kadar yaşar. Mutluluğunu katlamak ve hatta başkasıyla paylaşmak için sevgili arayışına girer. Sınırlarına önem verdiği için her erkeği hayatına almaz. İhlal eden ve mutsuzluk veren erkeklere dikkat eder. Tartar ve ona göre karar verir. Kendisi gibi hayatından mutlu olan ve o mutluluğu paylaşan erkekleri çeker.

Genel hatlarıyla iki türü böyle anlatabilirim.

Aslında bu açıklamalar da neyin ne olduğunu gayet net bir şekilde ortaya koyuyor.

Olay şu: Mutluluk Arayan Kadın modelinden, Mutluluk Paylaşan Kadın modeline geçiş yapmalısın. Şimdi senin durumunu direkt bilemem.

Sen kendini daha iyi tanıyorsun.

İşin hangi tarafında olduğunu daha iyi biliyorsun. Mutluluk Paylaşan Kadın modeline nasıl geçiş yapacağını (ya da zaten böyleysen, bunu nasıl güçlendireceğini) sana anlatayım.

Çok basit.

Yine Arete kelimesiyle bağlantılı… Sadece şu sorulara cevap ver:

1. Hayatında Yapmadığın ama İçten İçe Yapman Gerektiğini Bildiğin Ne Var?

“Ne var” yerine “neler var” da diyebilirdim. Ama sen şimdilik sadece tek bir şeye odaklan.

Cevap verirken aşk dışında diğer alanlara odaklanmanı rica ediyorum.

Bu aşamada verdiğin cevap, ikinci soru için çok önemli.

2. Seçtiğin Konuda Sadece %5 İlerlemek için Bugün Ne Yapabilirsin?

%5 teorisini Nathaniel Branden’ın kitabı “The Six Pillars of Self Esteem”dan aldım. Kendime olan güvenimi geliştiren kitaplardan biridir.

Türkçe çevirisi var mı bilmiyorum ama kesinlikle öneririm.

Hmm…

İlk soruya verdiğin cevabı alıyorsun… Bugün sadece %5 kadar o alanda ilerlemek için ne yapabileceğini kendine soruyorsun.

Eh sonunda yapıyorsun 🙂

Sadece %5 kadar ilerlemek HER İNSANIN atabileceği bir adım. Kafamızda bazı şeyler büyütmektense, böyle küçük küçük ilerlemeliyiz.

Ne demiş atalarımız: “Damlaya damlaya göl olur.”

Evet!

Nathaniel Branden’in dediği de tam olarak bu! Verdiğim 2 soruluk tekniği dilediğin zaman yapabilirsin.

Okumaya devam etmeden önce bu egzersizi yapmanı istiyorum.

Hadi bakalım! Bekliyorum.


Hayatında %5, %5 ilerlediğinde her geçen gün mutluluğun artacak. Bunun da yine sözünü veriyorum :)) (Çok söz verdim ama kendimden emin olmasam yapmam. Biliyorsun.)

Böylelikle “Mutluluk Paylaşan Kadın” modelini kendi içinde güçlendireceksin.

Devam Etmeden Önce…

Yazının en başında söylediğim gibi… Bir erkeği kendine aşık etmek istiyorsan, en başında doğru zihniyeti geliştirmelisin.

Ona muhtaç olduğun için aşık olsun diyorsan, yapacağın hiçbir şey işe yaramayacak. Tek gecelik ilişkiden bir farkı olmayacak.

Kısa sürecek yani…

Doğru zihniyeti içselleştirdiğinde, bir şey yapmasan bile erkek için vazgeçilmez bir kadın olursun. İnsanlar muhtaç kişilerden olabildiğince hızlı kaçmak ister.

Bu yüzden verdiğim egzersizleri düzenli şekilde yapıver. Zaten bugünden itibaren başlarsan, sonucunu hemen görürsün. Ciddi diyorum!

Doğru zihniyeti içselleştirdiğinde, erkek için vazgeçilmez bir kadın olursun.

Sadece bugün kurallara göre yaşa, akşamında gel bloğun yorum kısmına yorumunu yap. Bak bakalım hayatında nasıl bir değişim olmuş 😉

Erkeğin Sana Bağımlı Kılan Formül

Ah… Kendimle gurur duyuyorum. Acayip başlıklar koymakta üstüme yok :))

Şaka şaka… Acayip macayip değil! Anlatacağım formül, her erkeği sana bağımlı yapabilir. Bağımlı olacağı için de senden başkasını istemeyecek.

Bu da sana aşık olacağı anlamına gelir.

Formülden ziyade izleyeceğin bir yol haritası... Tekrar tekrar yapabilirsin. Açıklıyorum!

  1. Seni Korumasına İzin Ver (Fırsat Yarat)
  2. Yaptığında, Onu Cinsel Onay ile Ödüllendir.

Bu kadar basit!

1 ve 2’yi defalarca tekrar ettirebilirsin. Adım gibi eminim… Buna bağımlı olmayacak erkek yok (ben dahil).

(En baştan söyleyeyim: İki adımı da açıklayacağım ama detaylarıyla burada paylaşamam. Eğer istek olursa, bununla alakalı kısa bir video eğitimi çekmeyi planlıyorum.)

Birinci Adım: Seni Korumasına İzin Ver

Erkekler içgüdüsel olarak etrafındakileri korumak isterler. Özellikle değer verdikleri insanları. Ya da kadınını…

Tehlikelere karşı ellerinden gelen her şeyi yapabilirler.

Erkeklerin korumacılığını sen de az çok biliyorsun. Öyle detaylı anlatmaya gerek yok. İçgüdüsel bir davranış işte!

Şimdi bu koruma iç güdüsünü sadece tehlikeye karşı düşünme...

Ellerin doludur. Taşıdığın her neyse, ağır geliyordur. Ondan “yardım etmesi” için rica edersin.

Bu durumda seni "korumak" için yardım edecek. Elindeki o ağır çantayı alacak. Bundan kaçarı yok çünkü adam böyle kodlanmış.

Aynı zamanda sana yardım ettiği için eril enerjisini daha da güçlü hissediyor. Bir kadına yardım etmek ve kadının mutlu olduğunu görmek her erkeği daha güçlü hissettirir.

Kadına yardım etmek ve mutlu olduğunu görmek her erkeği daha güçlü hissettirir.

Bunu Çöken İlişkini Kurtar e-kursunda da anlatıyorum.

Hangi kadının yanında kendini daha çok *erkek* hissederse, o kadının yanında kalır. (TEKRAR TEKRAR OKU)

Öyle genelleme yaptım ama bu kaçınılmaz bir durum. Aldatmaların bir kısmı da bu sebepten dolayı yaşanıyor. Bazen erkekler eşlerinin yanında erkek görevi göremiyorlar. Kadın, bir çok problemi hallediyor.

Erkeğine bir şey bırakmıyor.

Bu durum adamın doğasına aykırı! Eril enerjisini hissetmeli ki hayatta olduğunu bilsin. Yaşadığını bilsin. Her şeyi kadın yaparsa, ilişkide kadın-erkek enerjilerinin dengesi değişir.

Bana bu konuda katıldığını umuyorum.

Bu yüzden soğuk havada sana ceketini uzatırsa, “Aman o üşümesin.” diye ona iyilik edeyim derken, adamı kaçırırsın. Benden söylemesi. Bırak üşüsün…

Seni soğuktan koruduğunu gördüğünde, günün sonunda kendini çok daha mutlu edecek.

İkinci Adım: Onu Cinsel Onay İle Ödüllendir

Bir çok kadının zorlandığı aşama bu olabilir. Erkeği eril enerjisiyle buluşturmanın ikinci adımı...

Bu konuya detaylarıyla girmeyeceğim. Sadece bir kaç örnekten bahsetmek istiyorum.

Geçtiğimiz haftalarda dışarıda bir arkadaşımı beklerken, çok güzel bir kadın gördüm.

Giyimiyle, bakışlarıyla, duruşuyla inanılmaz dikkat çekiyordu.

Yani kendini direkt fark ettiriyordu.

Onun da birini beklediğini fark ettim. Her neyse… Bir kaç dakika sonra beklediği kişi geldi. Uzun boylu… Güzel giyimli bir erkek.

Gelir gelmez sarıldılar vesaire…

Sonra kadının şu hareketini gördüm: Adam zaten çok gösterişli giyindiği halde, yürümeden önce durdu. Yakasını düzeltti.

“Böyle çok daha iyisin.” dedi.

O anda benim gözler açıldı zaten. Direkt düşündüğümü söyleyeyim:

“Bu herif bu kadını ömrü boyunca bırakmaz.”

Bak şundan da eminim... O adamın dikkatini çekmeye çalışan sayısız kadın vardır. Ama yanındaki kadından daha değerlisi yoktur. Bunun garantisini veririm.

Üstelik yaptığı şey sadece yakasını düzeltip, o şekilde çok daha etkileyici olduğunu söylemekti. Bu kadar basit ya.

Cinsel onay dediğim şey, erkeğin yaptığı herhangi bir davranıştan sonra etkilendiğini hissettirmen (ya da söylemen).

Bu olay yine erkeğin hissettiği eril enerjiye dayanıyor.

Açık konuşayım: Bunu yapan pek kadın yok. En azından kendi deneyimlerim ve çevreden gördüklerim bunu gösteriyor.

Tekrar tekrar vurguluyorum:

Hangi kadının yanında kendini daha çok *erkek* hissederse, o kadının yanında kalır.

Sana Özel Görevim

Evet…

Benimsemen gereken iki zihniyetten bahsettim. Sonra da iki aşamalı bir yöntem verdim.

Bunları birleştirip uyguladığını hayal etmeni istiyorum.

Bu yazıda öğrendiklerini hayatına uyarladığında ve erkeğine uyguladığında, sence nasıl sonuçlar alacaksın?

Sadece bir kaçını düşün… Bir erkeği kendine aşık etmek dedik ya. Burada okuduklarından daha etkili bir rehberi büyük ihtimalle bulamazsın. Bütün o spiritüel kitaplar bir yana…

Sana elle tutulur yollardan bahsettim. Yapmanı istediğim bir şey var.

Daha önce Nathaniel Branden’in %5 teorisinden bahsetmiştim. Yorum kısmında şunu paylaşmanı rica ediyorum…

Hayatının hangi alanını sadece %5 kadar geliştireceksin? Ne yapacaksın?

Yorum kısmında cevabını benimle paylaş 🙂

Bir de bu erkeği kendine aşık etmek diyorsan, kaçan kovalanır senaryosunu da öğrenmen gerekir. Bir erkeği kendine nasıl aşık edeceğini düşünüyorsan, büyük ihtimalle hoşlandığın adam senden bir şekilde kaçıyor.

İşte bu duruma karşı ne yapacağını öğrenmek için ücretsiz e-kitapçığı indirmeni öneririm.

Hala indirmediysen aşağıdaki butona tıkla 🙂 Direkt Messenger'dan sana göndereceğim.


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu Aynı zamanda "Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam" diye de bilinir.

    22 replies to "Aşkın Sade Rehberi: Bir Erkeği Kendine Nasıl Aşık Edersin?"

    • Gulden

      Haklısın alkan ama benim ilişkilerim farkli duygusal anlamda çok çabuk bağlanıyorum ole olunca mantığı mi kullanamıyorum duygularım devreye giriyo beraberlik istiyo mesela kendimi yakın görsem de kaçıyorum bilmiyorum ya offf nasıl davranicam

      • Alkan Öztürk

        Şu yazıyı okumanı öneririm: http://www.alkanozturk.com/ask-bagimliligi-asik-degil-hasta-olmani-saglayan-illet/

        Eğer çabuk bağlanıyorum diyorsan, destek almak işine yaracak 🙂

        • Gulden

          Okudum ama bunları uygulamaya geçiremiyorum alkan içimde boşluğu yanlış insanlarda olsa dolduramaya çalışıyorum üzülsem de bole oluyo

          • Alkan Öztürk

            Seanslara katılmak ister misin? Kendini hatırlatarak alkan[@]askakademi.com adresine bir mail gönder. Danışmanlık istersen yardımcı olurum. Bu boşluğu da doldurmak için bir plan çizeriz. Mailini bekliyor olacağım.

            • Gulden

              Alkan mailim gitmiyo gönderiyorum ama

            • Alkan Öztürk

              alkan[@]askakademi.com adresi… Parantezleri kaldırarak yazdın mı? 🙂

            • gülden

              alkan mail attım senden cevap bekliyorum inan ki senin yorumlarına fikirlerine ihtiyacım var aslında her işim de çok başarılıyım ama işin içine aşk girdiği zaman mantığım devreden çıkıyo duygularım beni ele geçiriyo lütfen yardım et…

            • Alkan Öztürk

              Mailine cevap verdim mi bilmiyorum. Genelde uzun sorulara cevap vermiyorum 🙂 Kariyerinde iyi bir noktaya geldiysen, aşkta da o noktalara gelebilirsin. İnsanlar kariyerlerine verdikleri önemi, ilişkilerine vermiyorlar.

              Gülden mutlaka eğitimlere ve kurslara katıl. Kariyerinde geliştirdiğin becerileri, insan ilişkilerinde ve aşkta da geliştirebilirsin 🙂

    • ipek

      Mutlu kadin olmak icin enerjimi ulasmak istedigim kariyer hedefim icin kullanicam.bunun icin gun icinde 10 dk bile olsa zaman ayirip makalemi yazicam.

      • Alkan Öztürk

        Süpersin İpek! 10 dakika yazacağım demek yerine şunu dene: Günde yarım saat bilgisayarın başında oturacağım. O anda yazsan da yazmasan da, Word programın açık olacak ve başka hiçbir şeyle ilgilenmeyeceksin. Telefon yok. Başka bir şey yok. İnsanlar yok. Sadece ekran ve sen.

    • sevgi

      Alkan çok haklısın dediklerine yüzde yüz katılıyorum biz arkadaş ve sevgili arasındaydık bir ara konuşmadık sonra tekrar o yazdı arada karşılaşıyoruz heyecanlandığını hissediyorum ama ben yüz vermek istemiyorum yani istediğim gibi davranmıyorum ama tekrar olmak istiyorum sence bu yazıdakiler işime yarar mı

      • Alkan Öztürk

        Onun hayatında olmasını istiyorsan, evet işine yarar. Ama yüz vermeyeyim diyerek uzaklaşmak da olmaz. Geri adım atmanın zamanları var.

        Sen benim dediklerime uy 🙂

    • GAYE

      Burada yazılanlar başta çok yabancı gelebilir sizlere ama ben farkında olmadan bunları denemişim. Bu şekilde önünüze tavsiye edilen güzel bir yazı ile karşınıza çıkınca da doğru yolda olduğunuzu bilmek çok güzel. Paylaşımlarınızı takip ediyorum, bunlar çok yararlı tüyolar. % 5 %5 yapmaya başladığınızda bu durumdan vazgeçemeyeceksiniz ve hayatınızı farkında olmadan istediğiniz düzene sokabileceksiniz. Diğer adımlarda kendiliğinden geliyor zaten. Sadece bir denemeye başlayın! 🙂

      • Alkan Öztürk

        Yazdıklarımı desteklediğin için teşekkürler 🙂 Ayrıca hayatında bunları uygulaman müthiş. Uyguladıktan sonra hayatında değişenleri de burada paylaşabilirsin. Diğer arkadaşlara örnek olsun. Sevgiler Gaye 😉

    • deniz

      Öncelikle teşekkür ederim böyle değerli paylaşımlarda bulunduğunuz için.. Bir kaç gün önce canım çok sıkkınken tesadüf eseri blogunuza ulaştım. Burada yazılanlar aslında kişisel gelişim açısından harika bilgiler içeriyor. Hayatında biri olsun ya da olmasın burda yazılanlara kulak verenler gerçekten kişisel mutluluğu yakalayabilir. Bu yazınızda sorduğunuz soruyu epey bir düşündüm yapmam gereken ama bir türlü yapamadığım şeyler.. Bir yandan kariyer odaklı düşündüm diğer yandan spor yapmam gerektiğini.. Kariyer anlamında %5lik ilerlemem makalem ile başladı, e sporumuda akşam yapmayı planladım 🙂 galiba mutlu olma yolunda ilk adımımı attım 🙂

      • Alkan Öztürk

        Kesinlikle! Senin adına çok sevindim Deniz 🙂 Küçük adımlar! Sadece %5… Akşam sporunu aksatma 😉

    • Sema

      Alkancım bugün muhteşem yazını okuduktan sonra hemen uygulamaya giriştim :)) öncelikle ben gerçekten kendisiyle mutlu biriyim ..fark ettim ki bunu belli etmem lazım..öyle de yaptim :)) inan enerjim herkese yayıldı tabiki ona da 🙂 aramayan adam aradı hem de kaç kere :)) gülüşmeler neşe ortak dilimiz oldu 🙂 eril enerjiyi kullandım 🙂 onun kendine güvenini gördüm ve en önemlisi bunun nasıl hoşuna gittiğini:) yazın harika bir noktada hayatıma katıldı uyguladım uygulamaya devam edeceğim;) iyi ki varsın:))

      • Alkan Öztürk

        Harika! Direkt geri bildirim almak hoşuma gitti :)) Ee boş tavsiyeler vermiyoruz. Örnek olup hemen uygulamaya geçtiğin için teşekkür ederim Sema

    • Mr

      Alkan merhaba insallah bana cevap yazarsin benim bir sıkıntım var doğrusu napmam gerektigini bilmiyorum.birisi var beni cok seviyor değer veriyor cok iyi bir insan bir kizin hayal ettigi evlenmek isteyecegi biri sadik güvenilir ama ben ona karşı bisey hissedemiyorum ona karsi önyargılı mıyım bilmiyorum en sonunda sevemeyecegimi dusunup onu da mutsuz ediyorum dengesiz davranıyorum icim isinmiyor bir türlü o da benim dengesiz hallerimden bıktı verdigi değerin karsiligini goremeyince artik cabalamaktan karsilik bulamamaktan bıktı canina tak etti bitirdi ilişkiyi.ben kendimi bi yandan hafiflemiş hissediyorum o bitirdigi icin bir yandan da bir daha onun gibi deger veren seven birini bulamam bir daha kimse beni bu kadar sevmez diye korkuyorum bencillik belki de bu biliyorum ama.ya Allah bana seni sevenin kıymetini bilmedin al sana bin beterini gönderiyorum deyip yanlis kisiyi sevip evlenirsem cok korkuyorum

      • Alkan Öztürk

        Biraz sert olacağım: Bu kadar endişeyle mutlu bir ilişki sürdüremezsin. İster karşındaki adam en iyisi olsun isterse en kötüsü. Dolayısıyla yazdıklarında tamamen şunu görüyorum:

        Kendi içindeki problemleri çözmen gerekir. Bununla alakalı MUTLAKA profesyonel destek almalısın. Sana vereceğim en etkili tavsiye budur 🙂

    • Rose

      Ben sizin kursunuzu satın aldım ancak giriş yapamıyorum

      • Alkan Öztürk

        Evet biliyorum 🙂 Dün akşam mailine cevap vermiştim. Eğer ulaşmadıysa spam kutusuna da bakmanı öneririm. Bazen oraya düşebilir

Leave a Reply

Your email address will not be published.