Son zamanlarda yaptığım birebir görüşmelerimde, bir çok kadının benzer bir çile çektiğini fark ettim:

Değerlerini bilmeyen erkeklerle birlikte oluyorlar.

Ya da farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse: Kendilerini DEĞERSİZ hissettiren erkekleri tercih ediyorlar.

Bak şimdi…

Az önce laptopumun tuşlarına basarken rastgele bir şey fark ettim. Hiç planda yokken, bir kelime yazdım: TERCİH ETMEK.

Tercih etmek tam yerinde oldu. Neden biliyor musun?

Sanırım biliyorsun 😉 Ama ben yine de söyleyeyim: Evet doğru tahmin ettin.

O erkekleri sen tercih ediyorsun.

Bunun detayına birazdan gireceğim. Ama aklım dağılmadan anlatmak istediklerimi seninle paylaşayım.

Serseri Erkekler: Jerk’ten Serseriye Tercüme Edilmiş Erkek Modeli

(Farklı başlıklar ve terimler bulmakta üstüme yoktur haha.)

Bu yazı içim araştırmalarımı yaparken, yabancı kaynaklara göz attım. Çok konuşulan erkek modellerinden birine verilen isim “Jerk” ismidir.

Belki duymuşsundur.

İlk önce Merriam Webster sözlüğünün Jerk kelimesini nasıl açıkladığına bakalım:

“Jerk: Rahatsız edici derecede ahmak ve salak kişi.” – Merriam Webster Sözlüğü

Adamlar kelimeyi bu şekilde açıklamışlar. Tabii bu kadar yüzeysel bakınca, olayın pek bir anlamı yok.

Bu durumu ilişki dinamiklerine bağlamam gerekiyor, farkındayım.

Ama ilişkilere değinmeden önce, gel şuna Türkçe bir isim verelim:

Serseri Erkek (şimdilik böyle diyorum. Daha yaratıcı bir isim verebilirsen yorumlarda lütfen belirt).

Serseri Erkek modelinin ilişkide nasıl davrandığını konuşmak istiyorum. Aslında bakarsan bugüne kadar yazdığım bir çok yazıda, bu modeldeki erkeklerden bahsetmiştim.

Fakat bugünkü yazıda bahsedeceğim modeli spesifik bir durumdan yola çıkarak açıklayacağım.

Bugüne kadar aşağıdaki duyguları sana çok sık yaşatan bir adamla karşılaştın mı?

  • Sana kendini değersiz hissettirdi.
  • Önemsenmiyormuşsun hissine kapılıyordun.
  • Sanki sadece o sana ulaşmak istediğinde konuşuyordunuz.
  • Her an hayatından çıkacakmış hissini yaşıyordun.
  • Yanyana olduğunuzda her şey rüya gibi geliyordu ama uzaklaştığınızda cehennemi yaşıyordun.

Daha sayabileceğim çok duygu/durum var. Ama yukarıdakiler şimdilik yeterli. Bu yüzden tekrar soruyorum:

Hayatındaki erkekler sana bu duyguları yaşattı mı?

Hem de sadece anlık değil. Düzenli ve istikrarlı bir şekilde…

O halde tebrik ederim!

Serseri Erkek modellerinin nasıl ve kim olduklarını biliyorsun.

İşin garip tarafı şu:

BAZI KADINLAR SADECE BU TİP ERKEKLERİ HAYATLARINA ÇEKİYORLAR.

Peki ama neden?

Bu sorunun cevabını merak ettiğini biliyorum. Sabırlı ol… Bir kaç paragraf sonra cevabını kendi gözlerinle okuyacaksın.

Fakat her şeyden önce, sana Serseri Alkan’dan bahsetmek istiyorum (kirli çamaşırlarımı dökme zamanı…).

Serseri Alkan’ın Kirli Hikayeleri: “Değerini Bilemedin be Alkan’ım”

Başlığı çok dramatik yazdığımın farkındayım. Belki hikayenin kendisi de dramatik…

Ama ciddi ciddi nereye kadar dimi?

Peki… Bundan bir süre önce, değerini bilemediğim bir kadın olmuştu… İsmini burada vermeyeceğim.

Ama itiraf etmeliyim ki hala zaman zaman aklıma geliyor.

Zamanında pencere açıkken, çok hafife almıştım. İşin biraz da eğlencesindeydim.

Ciddi bir ilişkim olmasını istemiyordum.

Sadece görüşelim… Takılalım… Eğlenelim…

Öyle de yaptık.

Onun da benden ciddiyet anlamında bir talebi yoktu. En azından sözel bir talebi hiç olmadı (Duygularını ve hislerini bu anlamda bilemiyorum).

Ben de bunun rahatlığıyla hiçbir zaman zorlamadım.

Düzenli olmasa da sık sık yüz yüze görüşüyorduk. Her buluşmamız o kadar eğlenceliydi ki…

Onun yanında kendimi tamamen rahat hissediyordum.

İçimden geldiği gibi davranıyordum. Sanki ne yapsam yapayım, her şey hoşuna gidiyordu.

Sonra bir gün kopma noktası geldik.

Benim yaptığım aptalca bir hareketten sonra, bir daha görüşmek istemedi.

Ama bu görüşmek istememesi sadece mantıklı bir karardı. Duygularına soracak olursan, durum bambaşkaydı. “Bunu nereden biliyorsun Alkan” dersen eğer 1,5 sene sonra telefonda konuştuğumuzda bana anlattı.

Neyse…

Benimle görüşmek istememe kararını bana söylediğinde, çok da üstünde durmamıştım. Yani ısrarcı olmadım.

Herkesin kararlarına saygı duymaya çalışan bir insanım. Ayrılık kararları da buna dahildir.

Ama zaman geçti… Her geçen gün nasıl bir insanı kaybettiğimi daha da net anladım.

Bazen pişman olduğumu hissediyorum açıkçası.

Ama tren çoktan kalktı ve uzaklaştı…

Kendime itiraf etmesi çok zor olan bir şeyi seninle bu blogta yine paylaşacağım. O da şu:

Yukarıdaki senaryoyu belki defalarca yaşadım.

Şimdi açık konuşmak gerekirse, anlaşabileceğin insanlar her zaman karşına çıkmıyor.

Ya da inanılmaz bir çekim hissettiğin insanlar…

Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim. Ne kadar çok insanla tanışırsan, böyle insanları bulma ihtimalin o kadar artar.

Ben de hayatım boyunca bir çok kadınla tanıştım. Bu yüzden çok yüksek derecelerde yakınlık hissettiğim kadınlar oldu.

Ama 10 parmağımı geçmediğinden de emin olabilirsin.

İşin kötü tarafı, neredeyse hiçbirinin değerini bilemedim (itiraf etmesi zor ama bunu söylemek zorundaydım).

Neden böyle olduğunu bana soracak olursan, kişisel cevabım şu olurdu:

  • Olgun değildim.
  • Farkında değildim.
  • “Daha iyisi olabilir.” yanılgısını yaşıyordum.

Ya da kısacası, zamanı değildi…

Eveeet.

En son söylediğim aklında kalsın. Aslında bu kişisel hikayemi seninle paylaşmamın sebebi, Serseri Erkek modelinin bu senaryoya nasıl tepki verdiğini görmendi.

Her şeyin ayrıntısına girebilirdim. Ama kısaca özetlemek gerekirse:

Bir erkek sana en başta anlattığım duyguları yaşatıyorsa, muhtemelen ciddi bir ilişki yaşamak için zamanı gelmemiştir.

Bir erkek sana o duyguları yaşatıyorsa, muhtemelen ciddi bir ilişki yaşamak için zamanı gelmemiştir.
  • Ya gözü dışarıda…
  • 
Ya doyuma ulaşmamış…
  • Ya da söylediğim gibi zamanı gelmemiş.

Değerini Bilmeyen Adamları Hayatına Neden Çekiyorsun?

Serseri erkek modelinden bahsettim.

Sana yaşattıkları duyguları da konuştuk.

Hatta kendi hayatımdan bir “serseri erkek” kesitini seninle paylaştım.

Ama hiçbiri bu adamları hayatına neden çektiğini açıklamıyor. Şimdi bunu seninle paylaşmanın zamanı geldi!

Öyle büyütmeye gerek yok.

Şu ana kadar yazdığım senaryoları hayatında bir ya da birden fazla yaşamışsan, sebebi aslında belli.

Sen.

Bunu suçlama gibi algılama sakın. Tamamen biyolojinin suçudur aslında 😉

Demek istediğimi açıklamak için sana yapılan bir deneyden bahsedeyim. Amerika’da yapılan bir araştırmada, Ovulasyon döneminde olan kadınların (yani doğurganlığın en yüksek olduğu dönemde), özgüvenli ve karizmatik adamları daha çok tercih ettiklerini gözlemlemişler.

Bunu online arkadaşlık sitelerinde tıkladıkları erkek profillerine göre gözlemlemişler. Daha normal görünen erkekler, bu dönemde her zaman ikinci sırada kalmış (hatta hiç bakılmamışlar bile).

Özgüvenli ve karizmatik diyorum ama bu adamlar aynı zamanda bağlanma fobisi olan, finansal durumları sabit olmayan ve güvenilmez erkeklerdir.

Yani doğurganlığın yüksek olduğu dönemlerde, bu tip adamların tercih edildiği görülmüştür.

İlginç mi?

Bence değil.

Böyle adamların çekici gelmesinin bir sebebi var: Belirsizlik ve gizem.

Ama gel gör ki, bu adamlarla bir kaç kere buluşup eğlenmek güzelken, uzun dönemli ilişkilere hiç uygun değiller.

Bu adamlarla bir kaç kere buluşup eğlenmek güzelken, uzun dönemli ilişkilere hiç uygun değiller.

Yani kısacası yanlış tercih.

Dediğim gibi… Zamanı gelmemiş.

Bu adamları ister istemez tercih ediyorsun. Çekici geliyorlar çünkü…

Başta iyiler… Heyecan veriyorlar. Ama bu adamla ilişki kafasına girersen, yukarıda bahsettiğim bütün negatif durumları “büyük ihtimalle” yaşarsın.

Bu kadar basit.

Sonra ne kadar ahmak bir adam olduğunu anladı ve gitti.
Sonu mu?
Hayır, başlangıcı.

Başka ilginç bir tespitimden bahsetmek istiyorum: Bunu danışmanlık seanslarımda DEFALARCA duydum.

Bazı adamlar o kadar dürüst ki, en başında “Bana güvenme. Ben seni üzerim.” diyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum.

Bu cümleyi duymalarına rağmen, o adamı elde etmeye çalışan o kadar çok kadın var ki…

Ama bunda yine kadının suçun yok.

Biyoloji…

Gizem…

Bilinmezlik…

Heyecanlı geliyor, dimi? 😉

Yine bu konuyla alakalı araştırma yaparken, internette çok enteresan bir cümle buldum. Paylaşıyorum:

“Benimle alakalı bir sorunun olması, nasıl benim sorunum olabilir, açıklar mısın?” – Dan Pearce

Her senaryo için geçerli olmasa da yukarıda bahsettiğim senaryoda, erkeklerin bu cümleyi söyleme ihtimalleri büyük.

Belki bazılarını kızdırabilir ama bir yerde de hak veriyorum. Özellikle gidişatın çok kötü olabileceğini en başında belirten erkeklere…

Hadi bu tip adamları hayatına neden çektiğini az çok anladık.

Şimdi odaklanmamız gereken durum, bunları hayatından nasıl uzaklaştıracaksın?

Serseri Erkeklerden Kurtulup, Huzur Verecek Adamı Nasıl Bulacaksın?

Her zamanki gibi bu süreçi kolay ve hızlı anlatmaya çalışacağım. İkimiz de biliyoruz ki aşk meşk olayları o kadar da basit değil.

Ben yıllardır olayın bilimsel tarafında araştırmalar yapsam dahil, anlatması zor oluyor.

Hmm… Ama merak etme. En sevdiğin ve en yakışıklı psikoloğun olmak kolay değil, biliyorum 😉 Bu yüzden sana adım adım bir süreç sunacağım.

1. Hayatında Tekrar Eden Modeli Bul:

Modelden kastım şu: Seni en başında çeken adamların ortak özelliklerini bulacaksın.

Daha doğrusu, sana kendini değersiz hissettiren (bugün ve geçmişteki) adamların ortak özelliklerini keşfedeceğiz.

Örnek verelim:

  • Yanındayken ilgili, uzaktayken ilgisiz davranıyor olabilirler.
  • Bir kaç gün yazmayıp, sonraki günde hiçbir olmamış gibi ilgili ve sevgi dolu yaklaşıyor olabilirler.

Üzerinde düşün. Hemen aklına gelmeyebilir.

Bir kaç gün ara ara düşünmeni öneririm. Minimum 6-7 ortak özelliklerini keşfettikten sonra ikinci adıma geçebilirsin.

2. İdeal İlişkinde Nelerin Olması Gerektiğini Belirle:

Başlık kendini açıklıyor aslında… Seni huzurlu, mutlu kılacak bir ilişkide nelerin olmasını gerektiğini belirlemen gerekiyor.

Bu özellikler her insan için değişiklik gösterebilir.

Benim sana tavsiyem “Huzurlu olalım. Mutlu olalım. Benimle ilgilensin.” gibi genel durumlardan UZAK DURMAN. Bunları yazmamanı öneririm çünkü hiçbirinin net karşılığı yok. Onların yerine:

  • Gün içerisinde görüşmesek de, en azından 1 kere arayıp nasıl olduğumu merak etsin.
  • Gelecekte ne olacağını bilemeyiz. Ama yine de “yarın gidecekmiş” hissini vermesin. Bunu düşündürtmesin.

Anlatabiliyor muyum? Spesifik olmalısın. Aksi halde “Mutlu olalım.” isteği hiçbir işine yaramayacaktır. Bunlardan da minimum 10 madde çıkarmanı öneririm.

3. İki EKSİ Bir:

İlginç başlık oldu ama demek istediğim basit:

Bundan sonra karşılaştığın adamlarda birinci adımda yazdığın, istemediğin özelliklere dikkat edeceksen.

Bunlardan herhangi birini yaşarsan negatif bir işaret olacaktır. Yani SENİN İÇİN UYGUN OLMAYAN bir adam kategorisine yerleştirebilirsin.

Hmm… DUR.

Hemen yerleştir demiyorum.

Karşındaki adamı tanırken, aynı zaman ikinci adımda yazdıklarına da bakacaksın.

Birinci adımda yazdıkların mı, yoksa ikinci adımda yazdıkların mı daha ağır basıyor?

4. Seçimlerine Uygun Erkeklere Şans Ver:

Son adımda yapman gereken artık belli. İlk önce etrafına bakmalısın. Yazdığın şartlara göre potansiyel sevgili adayları etrafında var mı?

İşte o adamların hepsine artık şans verme zamanı!

Arkadaş olarak gördüklerin de dahil.

Emin olabilirsin ki süreci takip ettiğinde, yaptığın seçimler çok daha doğru olacaktır. Değerini bilmeyen adamları hayatından uzak tutacaksın.

Ama yine duygularına ve biyolojine engel olman kolay değil. İşte bu noktada benden ve ekibimden birebir destek almanı isterim.

Bahsettiğim olay, sonu olmayan bir döngü gibi olabilir. Hayatının sonuna kadar yanlış adamları tercih etme ihtimalin büyük. Bu yüzden destek alman çok önemli.

 

Eğer konuyla alakalı açıklamamı istediğin sorular varsa, yorum kısmında benimle paylaşabilirsin. Aklında soru kalmasını istemem.

Aşağıdaki yorumlar kısmına gidip, yorumunu hemen bırakmanı öneririm.

Buralara kadar yazdıklarımı okuduğun için teşekkür ederim 😉

Aşk Akademi


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi’nin Kurucusu

Aynı zamanda “Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam” diye de bilinir.

    29 replies to "Değerini Bilmeyen Adamları Hayatına Neden Çekiyorsun? (Çözümüyle Birlikte)"

    • Mutlu parlar

      İlişkilerimde sürekli terkediliyorum

      • Alkan Öztürk

        Merhabalar, bununla alakalı şimdilik bir şey söyleyemem. Ama sebebini keşfetmek için benimle konuşmak istersen, danışmanlık programına her zaman başvurabilirsin 🙂 Yorumun için ayrıca teşekkür ederim

    • Başak

      Çok güzel bir konu ve yazı olmuş teşekkürler. Bana göre bu tür erkekleri tercih eden kadınlarda biraz da ‘ben onu değiştiririm’ düşüncesi etkili oluyor. Ama ne yazık ki kimse kimseyi değiştiremez, zaman kaybından başka birşey olmuyor. Sevgiler…

      • Alkan Öztürk

        Dediğin doğru. Bir çok kadında “Değiştiririm.” düşüncesi oluyor. Belki bu düşünce bile heyecanlı geliyor olabilir. Ama değiştirip de mutlu olan hiçbir insan görmedim açıkçası.

    • Müzeyyen

      Harika bir yazi tesekkurler !! 🙂 hemen hemen çoğu kadinin yasadiklarini anlatmissin. Kendi adima yaptiğim yanlislari hatirlatip önlem almam konusunda uyardiğin için teşekkür ederim :* 🙂

      • Alkan Öztürk

        Süpersin Müzeyyen 🙂 Uzun zamandır yorumlarını görmüyordum. Hatalarını görmene ve önlemini almana çok sevindim. Umarım daha iyi günler seninle olacak 🙂

    • ezgi

      Deger bilmeyen erkek formulunu oyle guzel aciklamissiniz ki. Her kadinin hayatinda kendisine cektigi en az 1 erkek vardir boyle. Aralarda da kendisini cok sevdigini gosterdigi halde hatta kisilik yapilari bile uydugunu gore gore harcadigi erkekler. Bazen diyorum onlarin ahini mi aliyorum. Benim icin zamanlamanin uymadigi zamanlarda oyle guzel adamlar cikiyor ki karsima ama bir kulp buluyorum ve olmuyor. Her neyse asil sorunum su ki su andaki iliskimde de beni gercekten sevebilir gozuyle baktigim biriyle beraber oldugumu dusunurken aileler tanismis ve beraber cokca vakit gecirirken birdenbire ben ciddi evlilik konularini actikca bahane bulmaya calistigini dusundugum biriyle berabermisim gibi hissediyorum. Yani iliski icinde de bu serseri erkek moduna donebiliyor ya da ben mi döndurdum acaba emin de degilim. Ama kafam cok karisik en basta kendisi evlilik hakkinda dusuncelerimi merak ederken ve ciddi bi duruma suruklerken ben evlilik hakkinda ciddi dusundugumu soyleyip konuyu actigimda mali sebepler, eski iliski mevzulari, sosyal medyada aktif olmam nedeniyle guvenememe konularini neden acar ki bir erkek?

      • Alkan Öztürk

        Hadi mali sebepler bir yere kadar anlaşılır. İnsan kendini finansal anlamda güvende hissetmediğinde, evlilik gibi ciddi bir konuya rahat yaklaşamaz. Özellikle ailesinden destek almayan erkekler için bu geçerli.

        Ama eski ilişki mevzusu, sosyal medya falan… Bunların pek bir anlamı yok. En başında da bu şekilde başladın sonuçta. Şimdi problem olması, bana bahaneymiş gibi geldi. Ama tabii ki yine de bilinmiyor.

        Destek almanı öneririm Ezgi. Sevgiler 🙂

    • Arzu

      Heyhat bu sonuçlarla sık karşılaşan biriyim, yazdığınız gibi bu tarz erkekleri mıknatıs gibi çekiyorum ve bir ilişkiyi üzüle üzüle yaşamaya çalışıyorum ve gerçekten çok yoruldum. Ancak kaybetme korkusunu ben yaşadığım için hiç yaşamadığım icin, reddediyor,hayır diyemiyorum,böyle bir kısır döngü içerisindeyim..:(

      • Alkan Öztürk

        Bu döngünün sonu zor geliyor Arzu. En azından çevremde olup bitenleri ben gözlemediğimde, bu sonuca varıyorum. Yani kısacası döngünü sonu yok.

        İşin enteresan tarafı, bu tip ilişkilerin hiçbir zaman pozitife döndüğünü de görmedim. Olmaz demiyorum ama ben görmedim 🙂 Eğer ki bu konuda destek istersen, ben her zaman yanındayım.

    • Nazan

      Alkan yazını okudum. Öncelikle pişmanlık yaşamana senin adına üzüldüm. Benim kendi adıma böyle bir deneyimim olmadı. Yani değerini bilemedğim, kaybettiğim için pişman olduğum biri olmadı. Çok şükür değerimi bilmeyen, beni değersiz hissettiren bi erkekte olmadı hayatımda. Ama yazdıklarını çok iyi anladım. Kendinden de örnek vererek ciddi bir ilişki yaşamaya hazır olmayan erkeklerden bahsetmişsin. Evet bu tip erkeklerle ciddi, geleceği olan bir ilişki arayışına giren kadınlar üzülebilir. Ama sende yazında diyorsun çoğu ilişkinin başında uyrılarını yapıyorlar. Zaten söylemeseler bile hissedersin hareketlerinden. Diyelim bir kadının karşısında bağlanmak istemeyen veye hazır olmayan bir erkek var ve bunu söyledi veya kadın hissetti ona göre davranmalı kadın. Tabi bu tek taraflı değil bazen kadın da bağlanmak istemeyebilir veya hazır olmayabilir.
      Bir de yazının sonunda demişsin ki etrafınızdaki sevgili potansiyelinde olabilecek insanlara yönelin. Bu doğru olabilir ama bunun için de şart yine de o insanı beğenmen ve karşı cins olarak çekici bulman değil mi sence. Yoksa insanlar bazen kendilerini heyecenlandırmayan,kendileri ile ilgilenen erkek veya kadınları da arkadaş kategorisine alıyor bazen. Şimdi tamam belki senin serseri adını verdiğin bağlanma sorunu olan erkeklerle bi ilşiki yıpratıcı olabilir ama hiç çekim hissetmediğin biriyle bir birliktelik yaşamakta bana pek doğru gelmiyor. İnsan bu ilişkide se mutsuz olur. En iyisi beğendiğin, sana güven veren, ilişkide aradıklarını sana verebileceğini düşündüğün insanlara yönelmen. Gerçi sanırım sende bunu kastetmişsindir.
      İnsanoğlu bu kadın olsun erkek olsun her zaman kendine çekici gelenin peşinden gitmek ister. Sanırım dengeyi bulmak lazım.
      Teşekkür ederim yazın için Alkan. Ben kendi adıma yazılarını ilgiyle takip ediyorum ve ilişkiler ile ilgili düşünmemi ve farkındalık kazanmamı sağlıyorlar. Yararlı bir hizmet yani 🙂 Tekrar teşekkürler. Takipteyim:)…

      • Alkan Öztürk

        Teşekkür ederim Nazan 🙂 Denge gerçekten önemli. Fakat bunu bulmak zaman alıyor. Bu yüzden farkındalık fazlasıyla önemli bir konu.

    • Nazan

      Hem şunu eklemek istiyorum, bir insan kendine güvendikten, kendisini sevip kendiyle barışık olduktan ve dünyada biricik ve tek olduğunu bildikten sonra kimse ona kendini değersiz hissettiremez. Diğer insanların onun hakkındaki fikirlerini önemsemez, çünkü o iç huzuru yakakamıştır. O öyle güzel bir duygudur ki dünya üzerindeki hiç bir insan ona zarar veremez, onun derdi kendiyledir, yarışı kendiyledir. O kendiyle mutludur.Hayatına giren insanlarda ona ancak bu yolculuğunda eşlik eder. Ayrıca kendini seven insan diğer insanlarıda sever, saygı duyar, kimseyle kendini kıyaslamaz. Bilmiyorum belki de güçlü kadın olmaktan önce kendini seven ve kendiyle barışık bir kadın olmak daha önemlidir. İşte o zaman mutluluğu yakalarsın. Bu dünyada amaç mutlu olmak değilmi. İnsan kendi mutlu olduktan sonra başka bir insan gelir hayatına girer ve birlikte daha mutlu olurlar. İnsan mutlu olursa gülümser ve cazibe merkezi olur, bütün insanları kendine çeker. İlla karşı cins anlamında değil bu. İnsan mutlu olursa etrafına bi enerji saçar ve diğer insanları kendine çeker. Ama diyorum ya bu mutluluğun illa bir sebebi olması gerekmez. İçten gelen bir duygudur ve kedinle barışık olup, kendini sevmekle ve olduğu gibi kabul etmekle alakalıdır. O zaman açıkcası bu aşk meşk işlerini de o kadar kafaya takmayacaktır ama aşk gelip onu bulacaktır, emin olabilirsiniz.

    • Gülbin

      Yine harika bir yazı ve muhteşem tespitler 🙂 en “yakışıkli”nin yanına en “muhteşem”ı de ekleyelim bence sevgili psikologum 🙂 yine benim, önceleri çok yaşadığım ve farkına vardığımda da kendi kendime çok kızdığım bir konu. Zamanla şunu fark ettim. Bilmiyorum doğru mu. Güçlü ve özgüveni yüksek kadınlar, bu yönden eksik olan erkekleri çekiyorlar kendilerine. Erkek, hem kadının kendisinden güçlü ve aktif olmasından memnun, hem de kendisini ezik hissettiği için rahatsız. Bu rahatsızlığını bastırmak için de kadına kendini değersiz hissettirmeye başlıyor. Benim yaşadığım ilişkilerde bunu fark ettim. Dediğim gibi. Önceleri bunu farkedemiyor ve gerçekten değersiz olduğumu düşünüyordum. “Peki şimdi fark ediyorum da ne oluyor?” Cok bir şey degismiyor ne yazık ki. Yine aynı tür erkekler çıkıyor karşıma:( benim sorunum, bir türlü orta yolu bulmuş biriyle karşılaşamamak. Ya birkaç görüşmeden sonra kaybolup haftalar sonra ortaya çıkan esrarengiz tipler, ya da günün her dakikası yazan, arayan, telefonu açamadığında ya da mesajına bir kaç dakika geç cevap yazdığında trip atan, ilk tanıştigin gün, facebook şifresini isteyecek kadar işi ileri götüren tuhaf tipler. Bu davranışlarını da, sana değer veriyorum ki bu kadar üzerine düşüyorum diyerek açıklar bu kişiler. Maalesef, düzgün biriyle karşılaşma umudum günden güne azalıyor. Bir sey daha son olarak:Tam bana göre olduğuna inandığım, her yönden uyum sağladığım erkekler ise çok yazık ki evli oluyorlar. Yani, iyi erkekleri, birileri çoktan kapmış 🙁

      • Alkan Öztürk

        Son söylediğin cümle, en büyük yalanlardan biridir. İyi erkeklerin sayısı sonsuz. Sen onları görmek için gözlerini açıyor musun?

        Önemli olan bu 🙂 Ama gözlerini nasıl açacağını burada maalesef söyleyemem. Sevgiler.

    • Semra

      İlginç bir kadın nasıl bu kadar kendini mutsuz eder ki …asıl sorun kendimizi tanımadığınızdan ne istediğimizi bilmediğimizden mi acaba !

      • Alkan Öztürk

        Güzel bir noktaya değinmişsin. Sana katılıyorum. Bir çok insan kendini tanımıyor. Neyin onu mutlu edeceğinin farkında değiller.

    • Tuğçe Karaçay

      Büyük bir çekim ile başlıyor hersey o an sana hoş gelen her ayrıntısını sonra değiştirmeye çalışıyorsun . İlk zamanlarda belki iki taraf içinde çok iyi gelebilir ama sonra kişi kendine özüne dönmek istiyor. Bende malesef gizem istediğim için böyle adamları buluyorum verdiğiniz yöntem için teşekkürler ama konu o an ki hisler olunca durum karışık bir hal alabiliyor. Yinede aşk yipratici bile olsa dünyanın en güzel hissi umarım daha huzurlu daha sevilen bir ilişkinin içerisinde buluruz kendimizi

      • Alkan Öztürk

        Aşkın yıpratıcı olduğu düşüncesi bana garip gelmeye başlıyor. İnsanlar kendilerini berbat bir ruh haline sokmak için böyle yaklaşıma sahipler sanki. Aşk yıpratıcı olmamalı 🙂

    • Yasemin

      Şu zamana kadar hayatıma giren erkeklerden (aşk&hoşlanma) sadece 1’i hariç hepsi bana bu duyguları yaşattı. O 1 kişi de kendi çabasıyla hayatıma dahil olabildi ama ben onu sevemedim. Ama ilgisi mutlu da etti. Olması gereken kadın modelini bir tek ona yapabildim, sanırım o da bu yüzden beni çekici bulup aşık oldu ve bu kadar çaba gösterdi. Ama yaptığım taktik falan değildi, sadece ben ona ilgi duymadığım için kendim gibi davranabiliyordum. Sanırım birinden hoşlandığımda yaptığım en büyük hata, mantığımı kapatıp duygularımla nefes almak. Düşüncelerimi, tecrübelerimi resetleyip her yeni insana yeni bir sayfa açmak. Veya bu durumun loop’a bağlamasındaki tek sebep 30+ erkeklere denk gelmemiş olmam da olabilir 🙂 Bıkkınlık tavan yaptı artık bende başkalarının egosunu şişirmekten.

      • Alkan Öztürk

        Yorumun için teşekkür ederim. Umarım güzel bir farkındalık kazanmışsındır Yasemin. Sevgiler 🙂

    • Sukriye

      Teşekkür ederim Alkan çok net ve açıklayıcı yazıların .

      • Alkan Öztürk

        Okuduğun için teşekkür ederim. Paylaşmayı eksik etme Şükriye 🙂

    • filiz

      Yazıyı yeni gördüm ay tamda benim sorunumu yazmissin fikirleri deniycem yuz yuze görüşmek sart artikin

    • Nilüfer Öz

      Yine beklentiden oluyor bunlar:)
      Erkek ciddi bir ilişki beklemezken sen ondan dünyanın en muhteşem sevgilisi olmasını beklersen tabii ki üzülürsün.
      Başta sen kendine değer vereceksin, onsuz da mutlu olabileceğini bileceksin ve ondan hiçbir beklentin olmadan duygularını yaşayacaksın.
      Doğru insansa, zaten karşılıklı olarak ilişki gelişir ve güzelleşir.
      Doğru insan değilse de, zamanı geldiğinde ilişki biter ve sen bu ilişkinin de sana kattıklarıyla yoluna devam edersin.
      Diye düşünüyorum, sevgili Alkan;):*

      • Alkan Öztürk

        Güzel bakış açısı 🙂 Fakat şu konuda uyarayım: Doğru insan olduğu halde insanlar yanlış yaklaşımlarla, doğruyu yanlış yapıyorlar. Dolayısıyla kendiliğinden gelişir açıklamasına katılmıyorum.

        Kendini aşk ve ilişki konusunda geliştirmeyen birinin doğru insanı bulma ihtimali düşük 🙂 (bu sadece bugüne kadar aşk konusunda hayal kırıklığına uğramış insanlar için geçerli)

    • Serap

      Alkannnn beni anlatmışsın ama :)) Biliyormusun tam da bu konuyla ilgili sana yazmayı düşünüyordum senin yazmış oldun.Senin dediğin gibi aynı tip adamları ben seciyorum ve diğerleri ilgimi çekmiyor,bu durumu kendi içimde duzeltmem gerektiğini farkettim ve artık neden diye kendime soruyorum bu soruyu umarım çok yakında cevabını da vereceğim… Çok ama çok teşekkür ederim her zamanki gibi duygularıma tercüman olduğun için seviliyorsun

Leave a Reply

Your email address will not be published.