Gerçeği söylüyorum…

Hazır mısın?

“Doğru Erkeği Bulmak” diyorum ama işin aslı, birinin doğru olup olmadığını anlamak için o kişiyle vakit geçirmek gerekiyor.

Bazen uzun süre sonra anlarsın.

Bazen kısa sürede anlaşılır.

Ben, birlikte olduğum kadının doğru insan olduğunu anlamam için neredeyse 1 seneye ihtiyaç duydum. Açıkçası, bu bir senede daha çok onun emeği vardı.

Benim de biraz aptallığım 🙂

Yazıya biraz negatif başladım ama durumu açıklamak istiyorum.

Bugüne kadar bir kaç kişiyle tanıştın. Her şey güzel giderken adamın gerçek yüzünü gördün ve beklenmedik şekilde bitti.

Bu senaryoyu sadece 1 defa yaşamadın.

Defalarca deneyimledin.

Hatta her seferinde, daha berbat bir adamı bulmakta ustalaştın. Öyle değil mi?

Şimdi…

Bu yazıda öğreneceklerin, doğru erkekle tanışma ihtimalini arttırmana yardımcı olacak. Yani sadece “ilk” tanışma aşamasından bahsedeceğim.

Yani ilk dakikalardan…

Bu bloğa bakınca, genel olarak ilişki sürecinin içinde olan kişiler için içerikler ürettiğimi fark ettim.

Ama sıfırdan başlayıp da doğru adımları atmak isteyen insanlar için bir şey yazmadığımı görüyorum.

Bugün bu eksiği dolduruyoruz!

Hazır mısın?

Başlıyoruz 😉

Doğru Erkekle Tanışmadan Önce Ne Yapman Gerekiyor?

Girişimci dünyasında Pineline kelimesi vardır.

Pipeline, potansiyel müşteri sayısını anlatıyor. Pipeline’in ne kadar dolu olursa, müşteri kazanma ihtimalin de böylelikle artar.

İster inan ister inanma…

Doğru erkeği bulmadan önce senin pipeline’ın dolu olmalı!

Etrafında sadece bir tane kriterlerine uygun olduğunu düşündüğün adam varsa, o kişinin 2 ay sonra uygun olmadığını anladığında ne yapacaksın?

Haydaaaa… Tekrar başa dön.

Aslında kötü olan bu değil.

Kötü olan, o “potansiyel” kişiyi bulduktan sonra insanlar bütün odağını oraya veriyorlar. Kısa sürede haddinden fazla emek veriyorlar.

Geleceğe yatırım yapıyorlar.

Bütün bu yatırımdan sonra ilişki biterse, nasıl bittiğinin bir önemi kalmaz. Kendini berbat hissedeceksin.

Bu kadar basit.

“Benim yaşadığım seninkinden kötü.” demeye de gerek yok.

Biliyorum, bu Pipeline yaklaşımına “Doğru değil.” diyenler olacak. Şöyle söyleyeyim:

Bir kişiyle bir kaç ay boyunca tanışıp görüştükten sonra artık ilişkiye başlayabileceğini anladın… Ufak tefek problemler olsa da bunların çözülebileceğini görüyorsun.

Büyük problemler değil yani…

İlişki sürecinde zaman zaman tartışmalar yaşıyorsunuz ama genel olarak her şey pozitif.

(NOT: Amerika’da yapılan araştırmalardan biri, sağlıklı ilişkilerde şöyle bir dengenin olduğu söylüyor: 1 negatif olaydan sonra 5 pozitif olay yaşanıyormuş. Ortalamadan bahsediyor tabii ki. Dolayısıyla 1-5 denklemini her zaman aklında tutmanı öneririm.)

Sen bu süreçte hala Pipeline’ını açık tutarsan, yanlışı sadece burada yaparsın. Bir yerden sonra (özellikle 1-5 olayının varlığını fark ettikten sonra), %100 karar vermek lazım.

Diğer bütün opsiyonlar artık yok!

İşin aslı, birlikte olduğun adamdan daha yakışıklı, daha zeki, daha başarılı adamlar her zaman olacak.

Fakat o ihtimalleri düşünerek bir ilişki yürütülmez. Bu yüzden 1-5 dengesini yakalığında, %100 kararını vermen gerekiyor.

Bu sürece girdikten sonra Pineline olayını unutabilirsin.

Ama bu yaklaşıma karşı çıkan insanlar, eminim ki ikinci haftada “Bu adam hayatımın adamı.” diyen insanlar.

Bu kadar erken karar verilmez. Aklından çıkarma.

Dolayısıyla birinci kuralımız, biriyle %100 karar vermeden önce Pipeline’ı dolu tutmak gerekiyor. Şimdi bu Pipeline’ı uygun “potansiyel” adamlarla nasıl dolduracağımızı öğrenelim.

(ÖNEMLİ: Bu söylediklerim, sadece spesifik bir kadına uygun. Şehir ortamında yaşıyorsan söylediklerimi dikkate alabilirsin. Küçük yerlerde bunlar geçerli değil.)

Hayatına Uygun “Potansiyel” Sevgiliyi Çekmenin TEK Yöntemi

Problem, çevrende uygun adamların olmaması değil.

Problem… Fırsatları değerlendirmemen!

Problem… Fırsat yaratmak için bir emek vermemen!

İnsanlar ne yapıyor biliyor musun?

Bekliyorlar.

Erkekler için bu geçerli değil. Ama kadınlar toplumsal şartlanmadan mıdır nedir, çaba göstermeyip genelde erkeğin adım atmasını bekliyor (ilk aşamalar için).

Bunun kötü olduğunu söylemiyorum.

Sistem bu şekilde kurulmuş, anlıyorum. Ama şunu düşünsene… Her seferinde birinin sana gelip ilk adımı atmasındansa, kontrolün sende olması, işleri ne derece değiştirir?

İnanılmaz derecelerde!

Öyle saçma adamlarla uğraşmana gerek kalmaz.

Standartlarına uygun potansiyel birine denk geldiğinde, o kişiyi Pipeline’ına ekleyebilirsin. Bir iki kere sohbet ettikten sonra da devam edip etmeyeceğin konusunda karar verebilirsin.

UYARI: Bütün kontrolün sende olması gerektiğini savunmuyorum. Sadece Stephen Covey’in söylediği gibi, Proaktif olman gerektiğinden bahsediyorum. Bunu kim için söylüyorum?

Rahatlık alanına takılı kalmış, her şeyin ayağına gelmesini bekleyen kadınlar için… “Uygun erkek yok, Alkan.” bahanesinin arkasına sığınan kadınlar için…

(Böyle erkeklerin olmadığına mı inanıyorsun? Bu yazıyı oku ve bak bakalım, var mı yok mu… Okumak için buraya tıkla.)

Kural şu: HER DAİM SOSYAL OL.

Sosyal olmak bir ruh halidir. Aramızda çekingen ve utangaç okuyucular da var… Sürekli girişken ve dışa dönük insanları bir kenarı koyuyorum.

Eğer utangaç ve çekingen olduğunu düşünüyorsan, sosyal olmanın bir ruh hali olduğunu bilmeni istiyorum.

Nasıl bazen mutluysan

Bazen kötü hissediyorsan…

Bazen düşünceliysen…

Bazen sosyal olabilirsin 🙂

Bak, sana acayip bir hikayeden bahsedeyim de gerçeği gör.

Utangaç Adamın 10 Dakika İçerisinde Bütün Ortamı Tanıma Hikayesi

“Selam! Ben Alkan.”

“Üzerindeki inanılmaz yakışmış.”

“Saçlar yakıyor.”

“Senin adın ne?”

Ben de özünde içine kapanık bir insan olduğumu söylemiş miydim?

Ama yıllar içerisinde duygularımı ve düşüncelerimi kolay bir şekilde değiştirmeyi öğrendim.

İçine kapanıklığın bir bahane olduğunu öğrendim.

İçine kapanık olmak demek, bir ortama girdiğinde o ortamın en dikkat çekici insanı olamayacağın anlamına gelmiyor.

Ben biraz çılgın bir adam olduğum için, yıllar boyunca sosyal deneyler yaptım (kendimi geliştirmek amaçlı).

Örnek olarak, gece kulübüne girip 10 dakika içinde ortamın yarısıyla tanışmış olmaktan tut da…

Üniversite zamanında staj yapmak istediğim iş yerine, 2 dakikada kabul edilmeye kadar…

Ya da girişi 50 Euro olan bir etkinliğe, kapıdakilerle iletişim kurarak ücretsiz girmeye kadar…

İçine kapanık olmam demek… Yalnızlığımı sevdiğim anlamına gelir. Oturup saatlerce kimseyle konuşmadan, yapmak istediklerimi yaparken eğlenmek anlamına gelir.

Bunu hiçbir zaman bahane olarak kullanma.

Herhangi bir şeye “Olmaz” demek, başlı başına bahanedir. “İstemiyorum.” demeni anlarım. Ama “Olmaz. Olmuyor.” diyen insan, bahaneden başka bir şey kullanmıyor.

Benden söylemesi.

İçine kapanık olmak demek, bir ortama girdiğinde o ortamın en dikkat çekici insanı olamayacağın anlamına gelmiyor.

Sosyal Ruh Halini Nasıl Yaratacaksın?

Bunun üzerinde çok durmayacağım çünkü çözümü basit. Bu konuda başarılı olacak insanların tek farklı, rahatlık alanından çıkmaları.

Rahatlık Alanın -> Gerçek Hayat

Tahmin ediyorum ki işin bu kısmını okuyan insanların %80’i hiçbir eylemde bulunmayacak. Sonra “Olmuyor Alkan” tadında bir mail gönderecekler.

Maalesef gerçek bu.

Sosyal ruh halini, gün içerisinde az riskli iletişim girişimlerinde bulunarak hızlıca oluşturabilirsin.

Herhangi bir şeye “Olmaz” demek, başlı başına bahanedir. “İstemiyorum.” demeni anlarım. Ama “Olmaz. Olmuyor.” diyen insan, bahaneden başka bir şey kullanmıyor.

Hatta bundan birkaç hafta önce koçluk programımdaki bir danışanıma bu görevi vermiştim.

Örnek vereceğim ve ne yapman gerektiğini daha iyi anlayacaksın:

Sabah uyanıyorsun…

Hazırlandıktan sonra belki iş yerine gitmek için dışarı çıkıyorsun…

Çıkar çıkmaz kapıda rastladığın komşuya büyük bir gülümseme ve enerjiyle “Günaydın!” diyorsun…

Sonra yoluna devam ediyorsun ve taksiye biniyorsun…

Takside TELEFONUNA BAKMAK YERİNE, şoförün gözlerine bakarak “Günaydın! X’e gideceğim... “ dedikten sonra “Bugün hava inanılmaz güzel.” diyorsun.

Cevap gelirse, sohbet ediyorsun. Gelmezse de hemen telefonuna sarılmıyorsun! Yolculuğun tadını çıkarıyorsun…

Taksiden inerken “Hayırlı işler.” cümlesini alışkanlık ve nezaket diye söylemiyorsun! Gerçekten uzun bir gün geçireceğini bilerek ona hayırlı işler diliyorsun.

Kısaca söylemek gerekirse gün içerisinde devamlı yeni sohbetler geliştirmek için fırsatlar yaratıyorsun.

Az riskli cümlelerde bulunarak.

Örnek olarak kahve almak için Starbucks sırasında beklerken, yanında kim olursa olsun “Bunlardan hangisini daha güzel? Ben kararsız kaldım.” diyorsun.

Kim bilir, belki yanında duran hoş adam, hayatına müthiş bir güzellik katacak 😉

Ama sen o cümleyi söylemeden, bunu hiçbir zaman bilmeyeceksin.

Bunu bir yaşam tarzı haline getirmen gerekiyor.

Ekstra bir kaç kuraldan bahsedeyim:

  • İnsanların bulunduğu ortamlarda telefona bakmak yok.
  • Dışarıda olduğun müddetçe hayatından kulaklık denilen aleti sileceksin.
  • Kısaca seni sosyal olmaktan uzaklaştıracak her şeyden kurtulacaksın.

Yalnız kalmak istiyorsan, eve gittiğinde yalnız kalırsın.

Dışarıda değil. Özellikle sana uyacak potansiyel eşi “hala” arıyorsan.

Sosyal Ruh Halinde Olmanın Avantajı Nedir?

Bak, bu soruya cevap vermemiz gerekiyor. Neden dışarıda olduğun zamanlarda sosyal olmalısın ki?

Söylüyorum:

Sana uyan adamla karşılaştığında, karşısında garip garip durmamak için…

Ya da salonun diğer tarafında duruyorsa, bütün gün sadece uzaktan bakmamak için…

Proaktif olup, hayatını dilediğin gibi şekillendirebilmek için!

İnsan, nasibini de kısmetini de kendi yaratır. Ben buna inanıyorum.

Hayatını bu kurallarla yaşarsan, sadece sana uygun adamı bulmayacaksın.

Aynı zamanda kariyerinde istediğin konumlara yükseleceksin.

İş yerin varsa, en büyük müşterilerle çalışmaya başlayacaksın.

(NOT: Bunları yazarken bir yandan kendime de not düşüyorum. Biliyorum, insanın rahatlık alanı her zaman daha tatlıdır. Risk almazsın. Birilerinin seni rezil etme ihtimali yoktur. Ama gerçek şu ki: Rahatlık alanındaysan eğer, SADECE şu anda yaşadıklarını yaşamaya devam edersin. NOKTA.)

Peki Yaşam Tarzına Uygun Erkekleri Nasıl Bulacaksın?

Amacımız hayatına ne olacağı belli olmayan bir adam almak değil.

Gerçekten standartlarına ve hayatına uygun bir adamla birlikte olmak istiyorsun.

Öyle değil mi?

Bu yüzden kriterlerine uygun erkekleri nasıl bulacaksın?

Kriter demişken… Her şeyden önce standartlarını ve sınırlarını bilen bir kadın olmalısın. Eğer istemediğin şeylerin yapılmasına izin veriyorsan, büyük bir hata yapıyorsun.

Bu konuda netliğe sahip değilsen şu yazıyı okumanı öneririm: Sağlıklı İlişkinin Sırrı

ÖNEMLİ: Lütfen bu konuyu öyle küçük görme. Belki de mutlu olmanı engelleyecek tek sebep, standartların ve sınırların konusunda netliğe sahip olmaman. Üzerine basa basa söylüyorum. Her şeyden önce bu konunun üzerinde durman gerekiyor.

Standart ve sınır konularını hallettik mi?

Harika!

İşte bunları bildikten sonra, tanıştığın potansiyel bir eş adayını hızlıca eleyebilme şansın var.

Mesela “Kitap okumayan adamla kesinlikle yapamam.” diyorsan, sohbet içerisinde “En son hangi kitabı okudun?” diye bir soru yöneltmen, bütün her şeyi açıklar.

Bunu öğrenmek için 4 hafta boyunca duygusal yatırım yapmana gerek yok.

Anladın mı?

Ayrıca standartlarını bildikten sonra, sana uygun erkeklerin bulunabileceği ortamlarda daha çok vakit geçirebilirsin.

Mesela atıyorum sporcu bir kadınsın. Vücuduna ve sağlığına inanılmaz derecelerde dikkat ediyorsun.

O halde spor konusunda verilen seminerlere ya da etkinliklere daha çok katılabilirsin. Neden? Çünkü sadece bedenine ve sağlığına önem veren erkekler o etkinliğe katılacak.

Nereye varmak istediğimi anlıyor musun?

Böyle yerlerde potansiyel insanlarla tanıştın mı, hemen ilk hoş adamın doğru adam olacağına inanıyorsan, kendini kandırıyorsun.

Verdiğim yöntemleri kullanarak, bu karmaşa arasında doğru erkeği bulma sürecini hızlandıracaksın.

Söz veriyorum.

Belki tanıştıklarının çoğu standartlarına uymayacak (büyük ihtimalle). Fakat bunu anlamanın tek yolu, sosyal ruh halinde olup o kişilerle iletişim kurmak.

Doğru Erkeği Bulmanın 6 Adımlık Süreci:

  1. Standartlarını %100 bil.
  2. Sosyal olmayı yaşam tarzı haline getir.
  3. Standartlarına uygun kişilerin bulunduğu ortamlara ve etkinliklere katıl.
  4. Proaktif ol.
  5. İletişim yeteneğinle standartlarına uygun, doğru soruları sor.
  6. Uymayanları ele.

Bu 6 adımlık yol haritasını takip eden HER İNSAN (kadın ve ya erkek), kendisine en uygun eş adayını kısa bir süre içerisinde bulacak.

Kendine sor:

Bu yolu %100 karar vererek takip ettiğinde, “O” adamı bulacağına inanıyor musun?

Bugüne kadar istediğin ama bir türlü olmayan ilişkiyi yaşayacağına ne kadar ihtimal veriyorsun?

Dürüst ol.

Yorumlarını aşağıda benimle paylaş.

Özellikle şu soruyu merak ediyorum: En son ne zaman yeni biriyle tanıştın? Ya da şu anda görüştüğün biri varsa, onunla nasıl tanıştınız?

Hadi bakalım! Bekliyorum 😉

(NOT: Bazıları yazmadan ben yazayım. “Neden hep biz bir şeyler yapmak zorundayız?” diyen insanlar olacak. Ya da bu yazıyı okuduktan sonra ilk tepkisi böyle olacak.

Hayatında bir şey istiyorsan, emek vereceksin kardeşim. “Neden ben yapıyorum?” diyerek hiçbir şeyi başaramazsın.

Bu neye benziyor biliyor musun? Kilo vermek için televizyonda satılan o titreşimli aleti almaya… Ya da sadece zayıflatıcı bir hap almaya benziyor!

“Neden ben spor yapıp terleyeyim ki? O alet ya da hap kilolarımı versin.” demenin bir anlamı var mı?

Yani böyle yorumlar gelmeden, ben cevabımı vermiş olayım. Sevgilerimle.)

(“Kaçan Kovalanır” e-kitapçığını okudun mu? Erkeklerin neden bir anda ortadan kaybolduğunu anlatıyorum. Hala okumadıysan aşağıdaki butona tıkla. Ayrıca mail abonesi olanlara ekstra içerik gönderiyorum. Kaçırmak istemiyorsan butona tıkla.)

E-Kitapçığı İstiyorum!

Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu. Hayatının her alanında mutlu olmak istiyor musun? ;) O halde beni Instagram üzerinden takip et: @alkanztrk

    26 replies to "Doğru Erkeği Bulmanın Sırrı: Yanlış Kişiye Yatırım Yapmamak için Nasıl Başlamalısın?"

    • sessizgemi

      İlk cümlende gerçekten gözlerim doldu .Sana değer veren bir insanın kıymetini anlamana cook sevindim . aydınlanmış erkeklerin çoğalması dileğiyle :)))

      • Alkan Öztürk

        Teşekkür ederim 🙂 Bunun için zamana ve deneyime ihtiyaç oluyor.

    • NAZAN

      Yazdiklarin mukemmel ve çok mantikli Alkan. Ozellikle standartlarini belirlemek ve sosyal olmak konulari cok onemli yani rahatlik alanindan cikmak. Yoksa insan rehavete kapiliyor, yalniz ve aksini iddia etse de icten ice mutsuz, bosa zamanini geciriyor. Ben kendi ozel durumumdan dolayi cogu zaman depresyindayim ama iyi hissettigim zamanlarda kesinlikle dediklerini uygulamaliyim. Doyurucu ve mutlu iliskiler dolayisiyla doyurucu ve mutlu bir hayat surmek isteyen herkese tavsiye ederim. Sevgilerimle.

      • Alkan Öztürk

        Yazdıklarıma katılmana sevindim Nazan 🙂 Artık bundan sonra harekete geçme zamanı, öyle değil mi?

    • NAZAN

      Bu arada soruna cevap vereyim: En son 2 ay kadar once yeni biriyle tanistim ve onun yanlis kisi oldugunu bugun anladim. Simdi her seye bastan baslayacagim ve tavsiyelerine uymayi dusunuyorum. En basta standartlarimi belirlemek, ne istedigime ne istemedigime karar vermek konularini karara baglamaliyim. Sonra daha sosyal olup rahatlik alanimdan cikmaliyim. Yazida belirttigim her bilgi cok degerli. Dikkate alinmasi gerekli. Tesekkurler..

      • Alkan Öztürk

        Aynen öyle! Bak artık ne yapman gerektiğini biliyorsun. Bundan sonrası sadece eylem 🙂 Eyleme geçenlerde başarılı olur, unutma.

    • Dorian

      1 hafta önce tanıştım ve onun benim için doğru bir insan olduğunu hissettim.

    • Şeyda

      Yazdıklarını okuduktan sonra hep yanlış kişilerle tanışmamı,onlarla sosyal medya üzerinden tanışmama bağladım.Sosyal birisiyim ama bugüne kadar çok nadir sosyal medya haricinde kişilerle tanıştım.En son 6 ay önce sosyal medyada birisiyle tanıştım. Sonucunda herşeyin çok iyi gittiğini düşünürken terk edildim.Sosyal medya dışında birileriyle tanışmaya yoğunlaşmam lazım.Yazı için teşekkür ediyorum.

      • Alkan Öztürk

        Odaklanmak değil. Bundan sonra KESİNLİKLE böyle denemelisin. Anlaştık?

    • vesile

      evet şu an hayatımda net olarak biri yok fakat olma yolunda olduğunu düşündüğüm biri var baya zamandır tanıdığım fakat yeni ilgi alanımıza çekim alanımıza girdik birbirimizin şuan gözlem yaparken aynen sizin orada yazdıklarınıza yakın tam olmasa da uygulamaya başlamıştım ama burada yazılanları da hemen uygulamaya geçeçeğim

      • Alkan Öztürk

        Bir an önce eyleme dök 🙂 Hadi bakalım inşallah bu sefer doğru ilerleyeceksin.

    • Özz

      Yazdıklarını çok doğru ve öantıklı buluyorum. Ve çoğunu yaşayarak örneklemiş biriyim hayatımda fakat bunu bilinçli şekilde yapmadım şimdiye dek. Bundan sonraki adımlarımı daha bilinçli ve kontrollü olarak atmayı düşünüyorum. 2 adayla yaklaşık 2 aydır görüşüyorum şuan ve onları tanımaya çalışıyorum.Önceden birinden hoşlanınca hemen sevgili olurdum ama şimdi önce tanıyıp sonra duygusal bağ kurmanın daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Teşekkür ederim,Önerilerinizi dikkatle takip ediyorum

      • Alkan Öztürk

        Bu yolu izlemen güzel 🙂 Maalesef senin öğrendiğini insanlar yıllar geçtikten sonra öğreniyor.

    • Şule

      Teşekkürler Alkan. Ben de her zaman “ama ortalarda düzgün adam yok ki, değil ilişki yaşamak tanışmak için bile kimse karşıma çıkmıyor” diyenlerdendim. Özellikle 40 yaş üstü bu işler daha zor tabii. Şu an bir ilişkim var, iş vasıtasıyla tanıştık, ilişkimiz devam ediyor. Yine de emek konusunda sana katılıyorum, herşeyi hazır beklememek ve bu doğrultuda girişimde bulunmak gerek.

      • Alkan Öztürk

        Umarım bu yaşadığın ilişki, en güzel şekilde ilerler 🙂 Dengeyi unutma. Zaman zaman ilişkiye uzaktan objektif gözle bak ki… Nereye gittiğini göresin.

    • Noname

      9 aylık ilişkim ortak çevremiz sayesinde başlamıştı çok çabuk sevgili olduk birbirimizi bir ilişkiye başladıktan sonra tanıdık çoğu zaman her şey yolunda gidiyordu ama son dönemde fazlasıyla yıprandık bunun nedeni bana saygısızlık yapmasına izin vermemdi tabi bunu geç farkettim başta ufak saygısızlıklar giderek çok ağır seviyelere ulaştı ve kaybetme korkumdan olsa gerek asla kırıldığımı bana bu şekilde davranmaması gerektiğini ona söylemedim o da nasılsa bişey demeyip affediyorum diye haddini aştı bir kaç gündür yine yaptığı saygısızlıktan dolayı konuşmuyoruz önümde iki yol var ya net bir şekilde ilişkiyi bitirmek ya da artık sınırlarımı onunla paylaşmak onu uyarmak benzer hataları tekrarlayıp tekrarlamayacağına bakmak ve ondan sonra ilişkiye devam etme konusunda bir karara varmak ama bu iki seçenekten hangisini seçeceğimi bilmiyorum

      • Alkan Öztürk

        İkinci seçenek.

        Bir anda her şeyi atıp bitirmenin bir anlamı yok. İlişki kurtarılabilir. Bir ilişkinin kötü gitmesinin tek sebebi, taraflardan birinin açık sözlü olmamasıdır. Bu kadar. Dertini anlat, konuş. Sonuca göre vereceğin kararlar değişir.

    • emine kayacan

      dediğiniz gibi seçilen taraf değil seçen taraf olmak yeterince bana mantıklı gelip çevremin yadırgadığı bir durum ama ben bu durumdan gayet memnunum bilinçsiz de olsa bu taktiği uygulamışım şuan gayet de mutluyum sınırlarıyla seçim yapmış biri olaraktan .. 😉

      • Alkan Öztürk

        Burada belirtmediğim bir şey daha var: Standartların var ama onlara uygun birini “bir türlü” bulamıyorsan, standartlarında problem olabilir. Ya da beklentini çok yüksek tutuyorsun 🙂

        Bana bunu hatırlattım. Burada da belirtmiş olayım. Bu yolda olduğun için seni de tebrik ederim Emine 😉

    • Ayşenur

      Yazdıkların gerçekten çok mantıklı. Bende de hep şu durum oluyor biriyle konuşmaya başlarken her şey iyi ancak görüştükten sonra hepsi geri kaçıyor 🙂 Doğru olmadıkları için sanırım 🙂

      • Alkan Öztürk

        O da olabilir. Başka sebepler de olabilir 🙂 Sonuçta hepsinin “görüştükten” sonra kaçmasının bir sebebi olmalı. Birinin doğru olup olmadığını anlamak için zamana ihtiyaç var, bunu unutma.

    • Meral

      🙂 sanirim en büyük sorunum asosyal olusum 🙂 ve tabiki herseye asiri odaklanirim 🙂 bunlari cozersem iliskimde sorun yasamam sanirim 🙂

      • Alkan Öztürk

        Dışarı çıkmazsan olmaz 🙂 Yani aslında uygun erkek bulamıyorum diyenler için sorun, uygun erkek bulamamak değil… Dışarı çıkmamak 🙂

    • Cerok

      Çok doğru noktalara değinmişsiniz gerçekten yazılarınızı keyifle okuyorum ve hatalarimi fark edip duzeltmeye calisiyorum çok teşekkür ederim bu emek çok kıymetli benim icin 🙂

      • Alkan Öztürk

        Ceren kesinlikle keyif amaçlı okuma (biliyorum, güzel yazıyorum 😛 ). Burada yazdıklarımı uygulaman çok önemli. Şu ana kadar neleri uyguladın?

Leave a Reply

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.