Hoşgörülüsün…

Açıksın…

Paylaşımlısın…

İyi niyetlisin…

Bunlar güzel özellikler öyle değil mi?

En azından bugüne kadar bir çok uzmanın televizyonda ve sosyal medyada söyledikleri bu yönde. Bunu ikimiz de biliyoruz.

Hiçbir şey saklamamak ve %100 açık olmak gerekir.

Yoksa hiç doğmayacak problemleri ortaya çıkarırsın.

Güya.

Sadece uzmanlar mı? Eminim ki bir çok insanın yakınlarından aldığı tavsiyeler de bu yöndedir.

Ah ah… Bazen gerçekten üzülüyorum.

İlişkiler ve aşk üzerine o kadar yanlış bilgi dolanıyor ki ortalıkta, inanamazsın.

Sonra insanlar neden boşanıyor… Neden yalnızlar… Neden problemli ilişkiler yaşıyorlar…

Ama onların da niyetleri kötü değil. Bunu da söyleyeyim.

Herkes kendi deneyimlerinden yola çıkarak tavsiye veriyor. Fena bir şey değil aslında.

Ama sadece 1 ilişki deneyiminden öğrendiklerini anlatıyorsa, ortada büyük bir sorun var!

Herkesin deneyimi aynı olamaz.

Neyse neyse…

Lafı çok uzatmayacağım.

Açık ve paylaşımcı olmanın nasıl yanlış anlaşıldığından bahsedeceğim. Sonra da “Gizem” olayına değineceğim.

Çok Paylaşımcı Olmak Ne Kadar Kötü?

Her şeyden önce bu soruya cevap vermem gerektiğini düşünüyorum. Deminden beri çok paylaşımcı olmaya biraz saydırır gibi oldum.

Şu konuya açıklık getireyim:

Paylaşımcı olmak kötü değildir. Paylaşacaksın. Ama her şeyini bilmek zorunda değil!

Paylaşacaksın. Ama her şeyini bilmek zorunda değil!

Ne oluyor biliyor musun?

Gözlemlediğim kadarıyla insanlar karşılarındaki kişiye güven vermek için, kendilerini tamamen açıyorlar. Her şeyi anlatıyorlar.

Güzel olmasına güzel de, olay sohbet edip birbirini tanımaktan çıkıyor.

Tamamen “Bana güvensin.” amacıyla insanlar paylaşmaya başlıyorlar. “Tamamen açığım. Bak hiçbir şey saklamıyorum. Bana güven.” demek için paylaşım yapıyorlar.

Bana soracak olursan, bu kandırmaktan başka bir şey değil.

Bu şekilde kendini anlatan insanlar, sadece ve sadece kandırıyor. Niyetleri iyidir mutlaka. Böyle yaklaşmıyorlardır.

Ama kandırmıyorlar demek de mümkün mü?

İki kişi birbirlerini konuştuğunda, tanışmak ve yakınlaşmak için anlatırlar.

Anlatmalılar.

Başka bir amaç ya da hedef için değil.

Sonuç olarak çok paylaşımcı olmak kötü değil. Kötülüğü, senin amacına göre değişir.

Sonra ne oluyor biliyor musun? Devam edelim…

Çok Paylaşımcı Kadının Muhtemel Sonu

Başlıktaki muhtemel kelimesine dikkat çekmek istiyorum. Böyle dememin sebebi, sonuçların farkılık gösterebilme ihtimalidir.

Yani her şey birazdan okuyacağın cümleler gibi geçmeyebilir.

Ama büyük olasılıkla böyle geçecektir.

Maalesef.

Her neyse… Bir önceki bölümde anlattığım gibi kadın kendini erkeğe anlatmaya başladığında, zamanla iki kişi arasında güven oluşacak.

Hani en başında "Bana güvensin." diye kendini anlatıyordu ya.

Vallahi de istediği oldu.

Erkek kadınına güvenmeye başladı. İlişkileri gün geçtikçe daha da oturdu.

Birbirlerine o kadar güven veriyorlardı ki, adam telefonda konuşurken "Bugün neler yaptın hayatım?" demeye fırsat kalmadan bizim kız gününü anlatmaya başlıyor.

O gün içerisinde neler yaptığını detayına kadar anlatıyor.

Böyle bir güven olamaz, harika! (Not: Biraz abartmış gibi durabilirim ama gerçekler buna yakın. İkimiz de biliyoruz.)

Sonra zaman geçiyor. Bizim kız şikayetçi olmaya başlıyor.

"Neredeyse hiçbir şey anlatmıyor. Sanki benden bir şeyler saklıyor. Bugün neler yaptığımı sormuyor bile." demeye başlıyor.

İşte olay burada kopuyor.

Bizim kız kendini o kadar açmış, paylaşmış ki, adam ilişkide ilgisiz gibi durmaya başlamış.

Nereye geleceğimi çok iyi biliyorsun.

Hata adamda değil.

HATA SENDE.

Hata, kendini haddinden fazla paylaşmış olmanda.

Daha önceki yazılarımdan bir tanesinde, heyecanın tükenmesinden bahsetmiştim. Aynı yere çıkıyoruz!

Karşındaki erkekle o kadar BİR oluyorsun ki, ne merak edecek bir şey kalıyor, ne de gizem.

Onunla o kadar BİR oluyorsun ki, ne merak edecek bir şey kalıyor, ne de gizem.

Kendini Zorla Okutan Kitap OLMA!

"Bu kitap çok ilginç. Bir sonraki sayfada ne olacağını çok merak ediyorum." - Neil Shusterman

Neil Beyfendinin bahsettiği kitap gibi olmak gerekir.

Kendini kapatmayacaksın.

Oyunlarla gizemli olmaya çalışmayacaksın.

Sayfaların okunmaya ve araştırılmaya açık olacak.

Okudukça merak edecek, daha fazla okumak isteyecek.

Sen kendini zorla okutmayacaksın. O merak ettikçe okumak isteyecek.

İnsan ilginç bulmadığı kitabı okumak ister mi?

Ya da şöyle düşün…

Enteresan bir örnek olacak ama… Üniversite zamanlarını hatırla. Profesörün "Oku." diye verdiği o sıkıcı makaleyi zorla okumak zorunda kaldığın oldu mu?

Kesin olmuştur.

O makale, sen merak etmeye HAZIR olmadan kendini sana zorla okutmuştur.

Ama bir de en sevdiğin kitabı düşün…

Bir sonraki sayfayı merak ettiğin için okuduğun kitaptan bahsediyorum.

Tadı daha farklı değil miydi?

Şunu aşk hayatında bir kural olarak edinebilirsin:

O sana sormadığı müddetçe anlatma.

Bir Aşk Kuralı: O, sana sormadığı müddetçe anlatma.

Bu hataya sakın düşme. Bir kere başlar sonra devamı gelir. Sonra bir bakmışsın, sen her şeyi anlatmışsın. Onun hakkında bildiğin neredeyse hiçbir şey yok.

 

Alkan’ın Sinsi Konuşturma Yöntemi

Şimdi açıklamakta pek rahat olmadığım bir durumu anlatacağım.

Kirli çamaşırlarımı dökeceğim anlayacağın.

Benim geçmişimi az çok biliyorsan, erkeklere kadınlarla ilişkilerini geliştirmek için verdiğim eğitimleri de biliyorsundur (hatta Youtube kanalım hala duruyor).

Benim kendi uyguladığım, sonra taktik olarak eğitimlerde anlattığım bir yöntem vardı.

Ben buldum demiyorum.

Yüz yıllardır bilinen iletişim tekniğinden bahsediyorum.

Açık uçlu soru sormak!

Randevularımda o kadar çok kullanıyordum ki, karşımdaki kadınların hayatları hakkında neredeyse her şeyi öğreniyordum. Ama onların bana sormaya zamanları bile olmuyordu.

Uzun bir randevunun ardından "Hep ben konuştum. Biraz da sen anlat." cümlesini çok duymuşumdur.

Kötü, sinsi, bad boy Alkan.

Bu hikaye seni belki gıcık etmiştir. Ya da ders çıkarmış olabilirsin.

Kesinlikle buluşmalarında kullanmanı öneririm. Anlatan taraf daha çok güvenir!

İnsan psikolojisi bu şekilde işler. Dolayısıyla karşındaki erkeğin sana güvenmesini istiyorsan, her şeyini anlatma.

Onun anlatmasını sağla.

Sana güvenmesini istiyorsan, her şeyini anlatma. Onun anlatmasını sağla.

Açık Uçlu Soru Örneği:

"Spor yapmayı sever misin?" (Evet ve ya hayır şeklinde cevap verilebileceği için kapalı uçlu sorudur.)

"Ne kadar sıklıkla spor yaparsın?" (Evet ve ya hayır diye cevap verilemeyeceği için açık uçlu sorudur.)

(NOT: Aşk Akademi’de iletişim teknikleri ile alakalı bir çok bilgi vardır. Kayıtlar şu anda kapalıdır ama zaman zaman açılıyor. Bir sonraki açılışı kaçırmamak için email abonesi olmalısın. Abone değilsen, buraya tıkla. E-kitabı indirerek abone olabilirsin.)

Gizemli Olmanın En Akıllı Yolu: Lider Kadın

Başlıkta her şeyi anlatmak istemedim. Ama işin sırrı "lider" kelimesinde…

Ne demek istiyorum?

Lider bir insan zaten gizemlidir!

Ancak burada liderlik, başkalarına liderlik yapmayla alakalı değildir. Hayatının lideri olmaktan bahsediyorum.

Gün içerisinde yapmak istediğin önemli işlerinle uğraşıyorsan…

Hayatında ulaşmak için çabaladığın hedeflerin varsa…

Her gün tutkuların üzerinde çalışıyorsan…

Kısacası hayatına liderlik edip, her gün gelişiyorsan, gizemli olmamak gibi durumun olamaz.

Hayatına liderlik ediyorsan, gizemli olmamak gibi durumun olamaz.

Karşındaki erkek gün içerisinde ne yaptığını merak edecektir.

Sana gerçekten değer veriyorsa, ne yaptığını, nasıl yaptığını soracaktır.

Eh sen de bundan sonra anlatmaya başlarsın. Bir de ona sorarsın… Güzel bir sohbetiniz olur 🙂

Aman ha… O sormadan her şeyini dökülme.

Belki de bu yazı içerisinde verebileceğim tek taktik budur. Gerisi tamamen inanç sisteminle alakalı.

Hayatını nasıl yaşadığınla alakalıdır.

Hayatının lideri olmakla alakalıdır.

"Yaşayabileceğimiz en güzel deneyim, gizemdir. Sanatın ve bilimin kaynağı budur." - Albert Einstein

Umarım gizem konusuna bakış açımı iyi anlatabilmişimdir. Öyle internette bulacağın gereksiz "gizemli olma taktiklerinden" bahsetmek istemedim.

Olayın kökenini anlamadıkça, hiçbir strateji ve taktiğin işe yaramayacağına inanırım.

Bu yüzden gizem kavramını Alkan’ın bakış açısıyla anlatmaya çalıştım. Umarım beğenmişsindir.

Buralara kadar okuduysan, senden istediğim bir şey var.

Açık ve paylaşımcı olduğun için kaybettiğin oldu mu? Hikayelerini yorum kısmında benimle paylaş 🙂

Aşk Akademi


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi’nin Kurucusu

Aynı zamanda “Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam” diye de bilinir.

    26 replies to "Gizemli Olmanın Sırları: Kadını Çekici Yapan Özelliği Taşıyor musun?"

    • Gülbin

      Tamamen beni anlatmissiniz bu yazınızda Alkan bey. Yıllardır, dürüst olacağım, açık ve net olacağım diye kendimi parçalayıp durdum. İlk önce, evliliğim süresince yaptım bu hatayı. “Hata “olduğunu ise, ancak yıllar sonra, evin içinde etkisiz bir elemana dönüştüğum de farkettim. Değişmeye karar verdiğimde ise, karşı taraf o kadar alışmış ki benim uysal halime, kaldıramadı bunu. Ayrıldık. Akıllandım mi? Hayır. Dağa sonra hayatıma giren kişilere de aynı şekilde davranmaya devam ettim maalesef. Açık, net ve dibine kadar dürüst. Ve hep doğru yaptığımı sandığım için, o kişileri neden kaybettiğimi bir türlü anlayamadım. Daha ilk tanışmada, düşünebiliyor musunuz, şöyle derdim: “Benim her şeyim ortada. Açık ve netim. Kimseden gizlm saklim yoktur.” Bu her tanışmada hep böyle oldu ve sonuç hep hüsran. Hatalı davrandığını farketmem baya zaman aldı ve bu sürede çok yıkımlar yaşadım çok büyük acılar çektim ve bütün erkeklerin “aynı ” olduğunü düşünmeye başladım. Nihayet bir gün bir bayan arkadaşım bana bu konuda yaptığım yanlışı farkettirdi. Biraz dikkatli olmaya başladım. Sonra, psikologum aynı şeyleri tekrar etti. Duygusal iletişim ve stratejik iletişim. Aradaki farkı nihayet kavradim 🙂 Çok duygusal ve paylaşımcı biriyim bu gerçek. Ama artık daha dikkatli ve stratejik olmaya çalışıyorum. Bu konularda, yazdıklarınızdan da çok fazla istifade ediyorum. Yıllarca bu sekilde yaklaşmayı doğru iletişim olarak kabul eden biri için, bir anda değişmek oldukça zor. Ama artık doğru yolu biliyorum ve karsimdaki sormadan hiç bir şeyi anlatmıyorum. Anlatırken de mümkün olduğu kadar, detaylara inmeden kısa cümlelerle cevap verip sadece merakını gideriyorum. Lider kadın, tespitiniz harika 🙂 Diğer yazılarınızı da merakla okuyacağım. Paylaşımlarınız için çok teşekkürler:) çok seviliyorsunuz 😉

      • Alkan Öztürk

        BU güzel yorumun için teşekkür ederim Gülbin. İnsan bu tip deneyimler kazandıktan sonra ancak anlıyor 🙂 Bundan sonra daha iyisini yapma vakti.

    • Evrim

      Uslüp muazzam, anlatım akıcı, içerik dolu dolu. En sevdiğim psikoloğumsun sen.

      Kalemine sağlık. Müthiş farkındalıklar uyandırdın bende. Minnettarım.

      • Alkan Öztürk

        Bu yorumuna çok sevindim Evrim 🙂 İnsanlara farkındalık kazandırmak en büyük hedeflerimden. Bunu başarabildiğime mutluyum 🙂

    • Eda

      Evet oldu . Hep bundan kaybettim ve devam ediyorum farkındayım herseyin ama yapamıyorum olmuyor . Yazdıklarınız tam da ben sanki

      • Alkan Öztürk

        Kesinlikle destek almanı öneririm Eda. Fark etmek birinci aşama. Uygulama kısmında desteğe ihtiyacın olabilir. Yorumun için teşekkür ederim 🙂

    • feray

      oldu tabiki hemde neler oldu ama benim asıl yapmadığım liderlik şimdi onu yapmaya başlıyacağım .demin bir yazı okudum SEVİYORUM DİYEN GİTMEZ diye şu an başımda bu var sen ne dersin bu konuda Alkan?

      • Alkan Öztürk

        Yazıyı bilmem Feray. Ama “Seviyorum diyen gitmez.” cümlesi bile anlamsız geldi. Uygulama kısmında destek istersen haberim olsun. Yorumun için teşekkür ederim 🙂

    • Bilge

      Ben güvene önem verdiğim için aynen böyle anlatıyorum ancak fark ettim son dönemde daha çok bildiğim önemsiz bilgileri araştırdıgim hobileri anlatıyorum sessizlik olmasın diye yani asıl konu günümü gizemli tutuyorum. Zaten merak etmiyeni hemen ayırt ediyorum eliyorum böylelikle. gerçi yeterince deneyimleyemedim hayatımda hepsi elendi 🙂 kimse yok ama gelecek te tanışma safhasında olduğum kişilere daha dikkatli davranıcam. bu yazı tam da aradığım öneriler vermişsiniz teşekkür ederim. Daha çok anlattirma çabam olucak artık bu sorulara açık uçlu sorulara çalışmak da çıkmak lazım :))) . Tekrar teşekkürler yazınız çok öğretici

      • Alkan Öztürk

        Bir şeyler öğrenmen harika 🙂 Yorumun için çok teşekkür ederim Bilge. Bundan sonra açık uçlu soru sorarak, konuşturma zamanı 😉

    • Fatma

      Şahane harika
      En sevdiğim gözleri içimi yakan psikoloğum
      Aslında söylediğiniz okadar doğru ki karşımızdaki insana çok değer verip her şeyi anlatmak bi anda kendimizi değersizleştiriyor oysa gizemli olmak keşfedilmek kadar harika bişey yok

      • Alkan Öztürk

        Kesinlikle öyle. Bırak seni keşfetsin. Keşfetmek istedikçe daha da bağlanacak 🙂 Bu arada iltifatın şahane 😉 Teşekkür ederim

    • Emine güleç

      Çok dopru tespitler teşekkürler. Daha önce okuma imkanım olsaymış keşke.

      • Alkan Öztürk

        Geç olsun güç olmasın 🙂 Bundan sonra okuduklarını hayatına geçirme zamanı Emine

    • Burcu

      Bütün yaziyi merakla okudum. Yazdiklarin adamlarla konusmaktan daha surukleyici bence alkan

      • Alkan Öztürk

        Bu aldığım en güzel iltifatlardan biri 🙂 Aman be ne yapacaksın adamı. Biz burada konuşalım :))

    • Hilal

      Evet işte ilişkiyi bitiren asıl sorun bu 5 yıl bir ilişki ve adam senden o kadar emin ki kaç nefes alacağını bile biliyor sen Dürüst sun aciksin ya herseyi en inCe ayrıntılar la anlatıyorsun yaaa sonra soracak bir şey kalmıyor adamda çünkü adam biliyor ahhhh ahhhhh bu hatayı 7 yıl profesyonel koçluk yapan bir kadın olarak yaptım yüreğiniz e sağlık sevgiler

      • Alkan Öztürk

        Ne olduğunun pek bir önemi. Hepimiz insanız ve böyle hatalar yapabiliriz 🙂 Yorumun için teşekkür ederim Hilal

    • Zehra

      Ben hep gizemli kaldım. Işine gelen bıraktı kimisi aşık oldu. Paylasimlarim ya da sırlarımdan ağzım da yanmadi diil. PAYLASIMLARINIZ için binlerce teşekkürler. Seviliyosunuz. 😉

      • Alkan Öztürk

        Yorumun için teşekkür ederim Zehra 🙂 Tamamen gizemli kalmadı da. O da usandırı çünkü 🙂

    • Ayşe Ebru

      Neredeyse her seferinde sorunun bu olduğunu söylesemBen hep anlatırım insanlar bana her zaman güvenir ama o kadar ve yalnızım bil bakalım neden?Dediğin gibi olayın kökenini anlattığın için çok anlaşılır oldu benim için. Bu bir taktik olmaktan çıkıp olması gereken oldu gözümde. Teşekkür ederim emeğine sağlık❤️

      • Alkan Öztürk

        Bunu yaratabildiğime sevindim Ayşe. Problem kökenini de anladıysan her şey tamam. Şimdi diğer yazılarla bilgilerini tazelemen gerekir. Bundan sonrası sadece karşılaştığın erkekleri eleyip, doğrusuyla ilerlemendir 🙂

    • Nil

      Benim ” karsindakine soru sorma o sana anlatmak istedigi kadarini zaten anlatir. Sorularla bogma, yalan soylemek zorunda biraktirma karsindakini ” gibi yanlis bir sttratejim vardi. Olanlar hep bunun eseri 🙂 karsimdakini acmak icin kullandigim yontemde kendimden vermek. Ben anlatirsam o rahatlar ve acilir. İse yaramisligi var lakin cogu zaman elimde patladi 🙂 cunku farkettim ki strateji dogru belki ama kendini anlatma kisminda hata yapiyorum. Bir kac stratejiyle belirlenmis konu anlatsam %100 calisicak bir sistemken agzimi actigim an herseyi dokulmeye basliyorum. Sonuc malumunuz 🙂

      • Alkan Öztürk

        Yorumun için teşekkür ederim Nil 🙂 Evet aynen öyle! Söylediklerimi birebir yaşamışsın. Umarım senin için ders olmuştur 😉

    • Özlem

      Merhaba açıkcası hakkınızda hiçbir şey bilmiyorum tesadüflere inanırmısınız bilmem ben inanırım yanlışlıkla tıkladım linki devam ettim ve bugün mailiniz geldi makaleyi okuduğumda doğru dedim erkek arkadaşıma birçok şeyi farkında olmadan sizin söylediğiniz şekilde anlatırım o ise zorladığımda sanıyorum artık birşeyleri değiştirmek gerekiyor teşekkürler

      • Alkan Öztürk

        Tesadüfler güzeldir 😉 Ya da buralara gelip, bu yazıyı okuman gerekiyormuş. Artık değiştirmek ne demek? Hayatının kontrolünü eline alıyorsun ve seni rahatsız eden her şeyi değiştiriyorsun 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published.