Daha önce kendine yakıştıramadığın bir davranışta bulundun mu?

Aradan zaman geçtikten sonra “O ben miydin?” dediğin oldu mu?

Seni bilmiyorum…

Benim oldu. Ne zaman olduğunun önemi yok ama insan düşününce yaptıklarına inanamıyor. Özellikle de yıllardır benimsemeye çalıştığın yaşam felsefelerinin tamamen dışında bir davranışta bulununca.

Geçtiğimiz günlerde bir kişilik testi yapmıştım. İnternette bir sürü test var, biliyorum. Fakat benim katıldığım test Pozitif Psikolojinin kavramlarıyla oluşturulmuş, profesyonel bir testi… (merak ediyorsan buraya tıklayabilirsin)

Testin sonunda karakterimin en güçlü ilk 5 özelliğini verdi. Sırasıyla:

  1. Adalet, Doğruluk
  2. Duygusal Zeka
  3. Affedicilik
  4. Öğrenme Aşkı
  5. Şükran, Minnettarlık

Kısaca söylemek gerekirse hayatını değerlerine göre yaşamaya başladığında, mutluluğun inanılmaz seviyelerde yükselecek. Kendine güvenin artaracak. Daha “tam” bir insan olacaksın.

Bunlar hayatında yeteri kadar olmadığında kendini mutsuz ve eksik hissedebilirsin.

Şimdi şunu düşünmeli:

Bu değerlerinin “zıttı” bir davranışta bulununca neler oluyor biliyor musun?

Kendini berbat hissediyorsun. Vicdan azabı duyuyorsun. Hatta kendinden utanıyorsun.

Bu blogda sana ve diğer insanlara ne kadar hitap etsem de, kendi özel hayatımdan çok paylaşım yapıyorum. Şimdi anlatacaklarım benim için zor olacak. Zor olmasının sebebi belki Alkan’ın alışılmadık tarafını gösterecek olmam.

He şükürler olsun ki içim şu anda daha rahat. Rahat olduğu için bu kelimeleri yazabiliyorum (daha bir kaç saat öncesinde kadar yüzümdeki ifadeyi görmek istemezdin).

Neden rahatladığımı daha sonra anlatacağım.

Şimdilik sadece 24 saatte yaşanmış bir olayı seninle paylaşmak istiyorum.

Aslında anlatmaktan çekiniyorum. Ama yine de anlatabildiğim kadarını yazmaya çalışacağım…

Erkeğin Kadına Yapabileceği En Büyük Haksızlık (ve Saygısızlık)

Başlıktan da tahmin edebileceğin gibi… İtiraf ediyorum: Çok değerli bir insana saygısızlık ettim.

Değerli demişken…

Ben şuna inanırım: “Birine değer vermek için o kişiyi tanımana gerek yok.”

İnsanlara yüzeysel değil de, daha derin bir açıdan baktığında, değersiz olan hiç kimsenin olmadığını anlayacaksın. Hiç konuşmadığın ve sokakta geçerken gördüğün biri bile senin için değerli olabilir.

En azından benim için öyle…

Neden böyle diyorum biliyor musun? Heh sadece “gözlerinle bakınca” diğerleri gibi normal bir insan görüyorsun. Ama onun hayatını kafanda canlandırmaya başladığında işler değişiyor.

Çocukluğunda ailesiyle tekrar tekrar yaptığı aktiviteyi hayal edince…

İlk ayrılık hikayesini düşününce…

Verdiği ciddi bir kararla sevdiği insanlardan uzaklaştığını düşününce…

Ya da başka senaryolar.

Tabii bu senaryoları şimdilik uyduruyorum ama demek istediğimi anlamak için bir dahaki sefer dışarı çıktığında ve hiç tanımadığın birini gördüğünde kendine şu soruları şu:

“Acaba nasıl bir hayat yaşamıştır?”

“Çocukluğunda yapmaktan mutluluk duyduğu şey neydi?”

“Hayatındaki önemli değerli ne olabilir?”

Bu soruların çeşitleri arttırılabilir. Ama sadece birinci soruyu dahi sorsan, düşüncelerin bambaşka yerlere gidecek. O kişiye farklı bakmaya başlayacaksın.

Bu benim son bir kaç senedir benimseye çalıştığım bir bakış açısı.

Böyle yaşayınca saygı duymayacağın bir insan olamaz. Dünyada tanınmış en kötü kişilere bile böyle yaklaşınca, empati yapıyorsun. Anlamaya başlıyorsun.

Her neyse…

Bir dahaki sefere deneyebilirsin. Sadece içimden geldiği için paylaşmak istedim.

Evet.

Peki bir kadına yapılabilecek en büyük haksızlık (saygısızlık) nedir?

Çok cevabı olabilir. Ama benim kendi yorumum şu: Umursamamak.

Erkekler çoğu zaman yüzeysel yaklaşabilir.

“Hatun çok iyi ya.. Bu akşam yatağa atsam ne güzel olur.” diyebiliyorlar. Sevişmek güzel bir şey. Ama tamamen hayvani bir şekilde karşındaki insanın duygularının ve ruhunun olduğunu düşünmeden yaklaşmak, çok büyük bir hakaret.

Bak bir itirafta bulunacağım…

Hayatımın bir döneminde ben de kadınlara böyle yaklaşmıştım. “Oha, nasıl olur Alkan?” diyenler olacaktır. Güzel bir şey olmadığı için nefret edenler de olacaktır.

Bazı akımların ve etkenlerin akışına sürüklenerek böyle bir hayat yaşadım diyelim. Evet.

Şunu da biliyorum: Şu anda bu kelimeleri yazabilmemi sağlayan bir süreçti. Memnun değilim. Ama şükrediyorum.

Erkekler kadınlara bu şekilde yaklaşınca aslında ruhunu ve duygularını umursamadıklarını gösteriyorlar. Bu da bana soracak olursan bir kadına yapılabilecek en büyük saygısızlık (şunu açıklamaya yer kalmayacak ama karşısındaki kadından önce kendine yaptığı bir saygısızlık).

Sadece seks için umursamamaktan bahsetmiyorum. Umursamamazlığın bir sürü kılıfı ve senaryosu var. Ben de bunların karışımından birini yaşadım.

Aaah ah.

Geçtiğimiz günlerde böyle bir durumun içine kapıldım.

Ne olduğunu anladığımda artık bazı şeyler yaşanmıştı. Bir kadının kalbi kırılmıştı.

İnanır mısın?

Bütün değerlerime karşı bir davranışta bulunmuştum.

Hikayenin detaylarına kesinlikle girmeyeceğim. Ama aptalca kullandığım bir “Evet.” kelimesinin nelere sebep olduğu bir kaç sonra anlayabilmiştim.

Alkan olmayan bir Alkan vardı karşısında…

Erkekler için Zor Olan Bir Konuşma

Daha önce bu blogda kırılganlıktan bahsetmiştim. Erkeklerin duygularını paylaşmaktan ve kırılganlık göstermekten çekindiklerini (hatta zorlandıklarını) anlatmıştım.

Şükürler olsun ki yaşadığım deneyimler bunun ne kadar önemli bir özellik olduğunu bana gösterdi.

Olaylar yaşandıktan bir kaç saat sonra içimdeki sıkıntının güçlendiğini hissettim.

Vicdan azabı diyebilirsin…

Üzüntü diyebilirsin…

Pişmanlık diyebilirsin…

Bunların karışımı duygular yaşıyordum.

Yüz yüzeyken kendimi ne kadar ifade etmeye çalışsam da beceremedim (hatta sıçtım batırdım).

En sevmediğim şeylerden biri insanların kırılması… Daha doğrusu benim birini üzmem.

Durumu o kişiyle konuşmadığım müddetçe saatlerce, günlerce hatta aylarca vicdan azabı çekebiliyorum.

Halbuki yapılması gereken tek şey, rahatsız edici 10 dakikalık bir konuşma yapmak. Öyle değil mi?

“Her iletişim probleminin arkasında yapmaktan kaçtığın, terletici 10 dakikalık bir konuşma vardır.” – Gay Hendricks.

Evet, Gay Hendricks’in bu cümlesi hayatımı etkilemiştir.

İçimde hissettiğim o rahatsızlığın sebebi, yapmadığım 10 dakikalık bir konuşmaydı.

Ne yaptım biliyor musun?

Aradım.

Yüz yüze konuşma şansım olsaydı onu yapacaktım. Ama aradım.

Her şeyi açık açık söyledim. Davranışımın sebebini… Amacımı… Düşüncelerimi… Kafasında kalan soruları.

Özür dilemekti amacım…

Kötü hatırlanmamaktı…

Kırılmış bir kalp bırakmamaktı…

Kelimeleri bulmakta ne kadar zorlandıysam da şükürler olsun ki o 10 dakikalık konuşmayı yaptık. Şimdi nasıl hissediyorum?

Çok daha iyi 🙂

Bu yazıda olanları anlatmak gerçekten zordu. Diğer yazılara göre kısa ve daha özel, farkındasın. Ama seninle paylaşmadan uyuyamazdım.

Hatalarını hata olarak bırakıyor musun? Yoksa çözmek için adım atıyor musun?

Sana sormak istediğim şey şu:

Kaçtığın ve yapmak istemediğin 10 dakikalık bir konuşma var mı?

Belki biriyle netleştirmen gereken bir iletişim problemi olabilir. Yanlış anlaşıldığını düşündüğün bir olay. Her neyse…

Yapmadığın bir konuşma var mı?

Varsa eğer kendini toparlamanı ve bu konuşmayı yapmanı isterim. Emin ol hayatında çok daha güzel konuma geleceksin.

İnsanız… Hata yapıyoruz. Hata yapmamak anormal olan. Ama hatalarını hata olarak bırakıyor musun? Yoksa problemleri çözmek için adımlar atıyor musun?

Bak işte önemli olan bu! Şükürler olsun ki ben bir adım attım. Sıra sende 🙂

Yorumlarını ve fikirlerini lütfen yorum kısmında benimle paylaşmanı rica ediyorum. Biliyorsun fikirlerin benim için önemli. Sevgilerimle!


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu Aynı zamanda "Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam" diye de bilinir.

    37 replies to "Hayatında Kötü Anılmak İstemiyorsan Bu Davranışı Yapma!"

    • Nevin

      Ne mutlu size ve sizin gibi hisseden erkeklere diyecektim ki durdum! !!!!
      Yok öyle insan, herkeste bir kibir umursamazlik ..
      Ben yoruldum böyle düşünen insan aramaktan. ..

      • Alkan Öztürk

        Belki de olmayan bir şey arıyorsundur? Madem ki bugüne kadar bulamadın, “olmama ihtimalini” neden düşünmüyorsun?

        Belki de beklentilerini değiştirmen gerekiyor. Ki öz eleştiri yapmak lazım: Sen bugüne kadar kibirle hiç mi hareket etmedin? Yanlış anlama eleştirmiyorum 🙂 Söylemek istediğim basit: Belki de beklentin gerçek dışı bir beklentidir. Bunları törpülemek gerek. Yoksa hayal kırıklıklarıyla dolu bir hayat yaşayabilirsin. Yorumun için teşekkür ederim 🙂

    • Fatma yayan

      Evet Alkan aynı senin dediğin gibi bana da arkadaşım öyle davranıyor ama ben konuşuyorum kendimi ifade ediyorum arada yazıyorum şu an senin yazılarımı birlikte ilişkimiz daha iyi En azından istediğim seviyeye gelmese de daha iyi o dediğin 10 dakikalık konuşmayı ben Konuşarak değil yazarak yapıyorum konuşamıyorum çünkü onu gördüğüm zaman elim ayağıma dolanıyor kalbim çok hızlı atıyor vs vs yazı için teşekkürler Bu arada

      • Alkan Öztürk

        Yorumun için teşekkür ederim Fatma. 10 dakikalık konuşmayı keşke yüz yüze yapsan. Ya da en azından konuşarak. Yazarak iletişim kurarsan yanlış anlaşılmaya çok müsait hale gelirsin. Bu yüzden konuşmak çok önemli.

        • Fatma yayan

          Haklısın konuşmayı denicem inş
          Ama çok özgüveni olan biriyim işim gereği iletişim becerim çok iyi sıra sevdiğim insana gelince afallıyorum sanırım tepki görmekten kaybetmekten korkuyorum..

          • Alkan Öztürk

            Evet. O korku olunca istediğin kadar güçlü ol iletişim konusunda. Bir şeyleri berbat etme korkusu, becerilerine de engel oluyor. Bu yüzden en başında endişeleri rahatlatabilmek gerek. Bunu Çöken İlişkini Kurtar ekursunda anlatıyorum.

    • Damla

      Var ve o konuşmayı asla yapamam 🙂

      • Alkan Öztürk

        O halde o konuşmayı yapmamanın gerginliğiyle yaşamayı tercih ediyorsun? Bu da bir tercih meselesi 🙂

    • evrim

      Selam
      Ne yaptın Alkan. Dikkatin nerelere kaydı da umursamadın güzelim kızı. Dikkat neden kayar bir erkekte ? 🙂 yeni topik konuları bak 🙂 şaka şaka. Yazdın zaten hep ..

      Zaman zaman bende yaşıyorum bunu. Umursamadığımı fark bile etmiyorum sonunda. Fakat bir ilişkide herşeyi her an düşünemeyebiliyoruz. Benim sorunum, inanç kodlarımda yatıyor. Bir ilişkide terletici konuşmalar çok ise, o ilişki iyi bir ilişki değildir inanç kodum var. Bundan dolayı da hep bundan kaçmışımdır. İlginç değilmi… Bu yazı bana yine güzel farkındalıklar öğretti.

      • Alkan Öztürk

        Yeni farkındalıklar yaşamana sevindim Evrim 🙂 Hikayeyi detaylı anlatmadım doğal olarak öyle tahmin edildiği kadar kötü bir şey değildi. Benim bir drama katıyorum diyelim. Kalp kırmak zaten en büyük kötülük bana göre.

        Bazen insan umursamıyor, doğru diyorsun. Bu yüzden ilişkide devamlı “iletişim” kurmak önemli. İletişimden kastım da rutin muhabbetler değil. Yapıcı konuşmalar yapmak gerekiyor ki karşındaki insanın sana tutumunu ve isteklerini anlayabilesin.

        Stephen Covey şunu der: “Seek First to Understand, Then to be Understood”

    • Didem

      Çok zor gelse de o 10 dklik konuşmayı zamaninda yapmak ilerideki kötü sonuçlara engel olabilir. Haklısınız.

      • Alkan Öztürk

        Kesinlikle. Biriktiğini düşünsene… Sonra nasıl çözeceksiniz? Bu yüzden rahatsızlığı hissettiğinde konuşulması gerek 🙂 Yorumun için teşekkür ederim.

        • Melto

          O 10 dakikalık konuşmayı yapması gereken ben değil karşımdakiydi ben içimdekileri söyledim . O da karsimda umursamaz davranmaya Devanagari edince sonra bi de msg atip icimdekileri soyledim o da cevap verme zahmetine bile katlanmadi yanlis insanmis heralde En azindan Ben kendimi ifade etttim .

          • Alkan Öztürk

            Eh dediğim bir şey de bu zaten! Sen kontrolünde olanı sadece yapabilirsin. O halde ağzını kullanıp konuşmak.

            Kontrol edemeyeceklerin ise onun konuşması. İletişim kurmuyorsa zaten problemli bir ilişkide olduğuna işarettir.

    • Ziyaretçi

      İletişim kuramayan insanla hata bile yapmayalım diyorum çünkü kendini rahatlacak 10 dklik konuşma yapma şansın bile yok!

      • Alkan Öztürk

        Bazı erkekler kaçıyor. Haklısın. Eğer ki hiçbir iletişim kuramadığını görüyorsan, açık konuşayım: Bu ilişkinin bir anlamı da yok. İlişki denemez yani.

        İletişim olmadığı herhangi bir ilişkiye (iş, aile, arkadaşlık aşk) ilişki denebilir mi? Ben demem.

    • Esra

      Gönül bağı kurduğum insanların derin duygularını hissederim. Yüzüne bakmam yeter karakterini görürüm. En güzeli de kötüyse bile iyiliği seçmesi için mücadele ederim. En büyük silahım da koşulsuz sevgi ve dürüstlüğüm. Görünürde zararlı çıksam da aslında hep ben kazandım, Alkan Bey. Bu açıdan hiç ödün vermedim. Hata da yaptım sen gibi cizgimden çıkıp konular farklı da olsa işleyiş aynı alınan ders kişiye özgü. Seni de taktir ettim alman istenen bir dersi vermişsin, maşallah ve dürüst davranmışsın. Durustlük en guclu silah bakmasını bilene… Sevgilerle.

      • Alkan Öztürk

        “Durustlük en guclu silah bakmasını bilene” kesinlikle öyle! Tuttum bu cümleyi 🙂 Yorumun için teşekkür ederim Esra. Çok değerli bir paylaşım yaptın 🙂 Dürüstlük en güçlü silahtır!

    • cdm

      Peki hatayı yapan karşı taraf ise susmaktan konuşmamaktan dolayı kırgınlık yaşayan kafasının içinde sürekli farklı versiyonlarla aylarca aynı konuşmayı kendi kendine yapan sen isen suçlu hatalı O ise ve hala konuşmak isteyen sen isen ve tüm bunlara rağmen her gördüğünde onu sanki umursamıyor gibi davranıp onun gelmesini bekleyen sen isen? Gelmeyeceğini bildiğin halde belki de

      • Alkan Öztürk

        Çiğdem olayları çok karıştırmışsın. Benim prensiplerimden biri de şudur: Basit bakmak gerek. Bir işin içinden çıkamıyorsan, çok fazla karıştırmışsın demektir.

        Açıklığa kavuşturmak istediklerin var ve sen konuşmuyor musun? Umursamıyor gibi mi davranıyorsun? O halde kendini kandırıyorsun.

        Yapman gereken de basit: Kendini kandırmayı bırakmak. Uygun bir ortam ayarlayıp konuşman gerekenleri açık açık konuşmak. Geriye hiçbir şey bırakmadan açıklığa kavuşturmak. Ancak bu durumda da önem vermen gereken iletişim kuralları var. Öyle bodozlama konuşulmaz. Onlardan maalesef yorumda bahsedemem.

        • cdm

          Ne kadar haklısın, basit bakmak gerek ve iletişim kuralları .. o kadar haklısın ki üzerine düşünüyorum yazdıklarının ve sanırım en yakın zamanda hayata geçireceğim. Teşekkür ederim

          • Alkan Öztürk

            Kesinlikle bir an önce hayata geçir. Burada anlattığım bir çok şeyi rahatlıkla hayatına uyarlayabilirsin. Sevgilerimle 🙂

    • İlkay

      Okuyunca bilemedim ne hissettiğimi.ama aylar sonra o kişi için değilde gene kendi için yapılmış bir hareket belki en başta yapılmalıydı ama bana gene erkeklerin bencilliği geldi

      • Alkan Öztürk

        Erkeklerin olduğu kadar kadınlar da bencilliği var İlkay. Sadece bencilliğin ifade şekli farklı 🙂

    • Cemile

      Çok güzel yazı olmuş yüreğinize sağlık. Ben de senin yaptığın hatayı yaptım. Hatamin farkına vardığımda çok geç oldu. Karşı taraf bana o 10 dakikalık şansı vermedi. Başka şehirde olduğu için yanına da gidemedim. O yüzden o yükle yaşıyorum 2 haftadir.

      • Alkan Öztürk

        2 hafta uzun bir zaman değil. Belki de bazı duyguların durulması gerekiyor. Ben içimdeki yükten dolayı hemen ertesi gün konuşma karar vermiştim. Çok şükür bana o şansı verdi. Yoksa dediğin gibi, vermeme ihtimali de var.

        Benim sana tavsiyem bir kaç gün daha bekleyip tekrar ulaşman.

        • Cemile

          Yükten kurtulmuş olmana sevindim. Gercekten agir bir yuk cunku. Defalarca denedim ulaşmaya bende ama açmıyor telefonumu. Mesajlarimada cevap vermiyor. Dediğin gibi beklemekten başka çarem kalmadı.

    • berna

      çok kısa bi süre önce kırılan taraf olarak benzer bir durum yaşadım.ama karşı taraftaki bi açıklama yapma gereği bile duymadan uzaklaşıp gitti.ben ise söyleyemediklerimden kaynaklı üzüldüm.ama netice şu ki kaybedecek bir şeyim olmadı.:) ama ne olursa olsun açıklık her zaman daha iyidir.ama ne olursa olsun.insanlar dürüst davranma cesaretini gösterebilmeli alkan. işte vicdan dediğimiz şey bunu gerektiriyor.

      • Alkan Öztürk

        Evet Berna, haklısın. Bu konuda söylenecek çok şey var. En başta benim inançlarımdan biri, karma. Yani dönüp dolaşıp seni bulması.

        Bu yüzden kırık kalpler bırakmamalı. Kalp kırınca da toparlayabilmeli ve asla bir daha aynı hatayı yapmamalı.

    • Serap

      Merhaba Alkan paylaşımın için çok teşekkür ederim. Kendi adıma yaşanmışlığım var elbette açıklaması yapılmamış ve neden sorusuyla beni rahatsız eden… Ve tabiki ben de yaptım kalp kırdım istemeyerek ama hemen olmasada o 10 dakikalık konuşmayı yaptım kendimi ifade etmeye çalıştım.. Ne kadar başarılı oldum gerçekten beni anladımı bilmiyorum ama en azindan açıklama fırsatı bulabildiğim için biraz rahatım… Keşke olmasaydı dediğimiz davranışları yapıyoruz ama bunlarda bizim büyümemizi ve olgunlaşmamızı sağlıyor… Her zaman ki gibi muhteşem bir yazıydı yüreğine sağlık en sevdiğim psikoloğum

      • Alkan Öztürk

        Yorumun için çok teşekkür ederim Serap 🙂 O konuşmayı yapma adımın önemli olan. Bir şeyleri toparlamaya çalıştığını göstermen bile değerlidir.

        Dediğin gibi… Hatalar insanı olgulaştırır. Yazıyı beğenmene sevindim 🙂

    • Albine

      Konuşmak istediğimiz her insanla hayattımızda bu tarz durumlar olmuştur. Telafi etmek bir 10 dk bile olsa konuşsakta hep aklıma “sonra” kalır ve bir çok soru doğrur. 1.Acaba kendimi anlata bildin mi? 2.Acaba gerçekten beni anlaya bildi mi? Tarzı yorumlar var ve öyle ki zamanla seni anlayıp anlamadın o yorumların sonunda görüyorsun ve “Boş” oluyor her şey. Yani demem o ki sen her ne kadar kendini 10 dk için ona anlatsanda karşında ki insanı tanıyorsan bir 10 dk yeter ama tanımıyorsan anlat anlat “Beni ilgilendirmiyor” dedi an bitti. 🙂 Bende bu kadar ince düşündüm için bazı sözler kırıcı veya üzücüde olsa olsun. Öyle ki o tecrübelerle büyüyor ve öğreniyoruz. Önemli olan her ne olursa olsun aynı kalabilmek ve hiç değişmemekte. Umarım anlata bildim. 🙂

      • Alkan Öztürk

        “Öyle ki o tecrübelerle büyüyor ve öğreniyoruz.” kesinlikle her şey buraya çıkıyor. Yorumun için teşekkür ederim Albine 🙂

    • Aylin

      Güzel bir yazıydı.Yapılması gerekeni yapmışsınız ve bu size,o kadının gözünde çok değer kazandırmıştır.İnsan olmak böyle işte,yaptığınız hatadan dönebiliyorsanız her zaman kazançlı çıkarsınız.Sevgiler.

      • Alkan Öztürk

        Kesinlikle dediğine katılıyorum Aylin. Böyle durumlarda değerin ve saygın da artıyor 🙂 Keşke herkes bunun farkına varsa. Bu yüzden bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmanı rica ediyorum 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published.