“Artık eskisi gibi değil Alkan…” dedi.

“Değişen ne oldu?” diye Psikolog tavrımla gözlerine bakarak cevap verdim.

“Bundan daha bir kaç ay önce, beni görmek için elinden geleni yapardı. İş çıkışı yolu uzun olsa bile arabaya atlar, beni görmeye gelirdi. Buluşamıyorsa bile 5 dakika boşluk bulur, beni arardı. Şimdi hiçbirini yapmıyor. Çok değişti.” dedi hüzünlü bir ses tonuyla…

“Sen ne olmasını istiyorsun?” diye bir soru yönelttim ama cevabını az çok tahmin edebiliyordum.

“Eskisi gibi olsun… Benimle ilgilensin. Çok ilgisiz oldu!” dedi.

İşte tam olarak beklediğim cevap buydu!

Hikayeyi kısaca anlatmama rağmen, sen de muhtemelen aynı cevabı tahmin etmiştin. Zor değil.

İnsan, ilişkinin ilk zamanlarında yaşanılan o güzel anıları ve duyguları tekrar yaşamak ister.

Hatta tekrar demeyelim, ömrünün sonuna kadar öyle gitsin ister.

İnsan, ilişkinin ilk zamanlarında yaşanılan o güzel anıları ve duyguları tekrar yaşamak ister.

Sabah saatlerinde uyandığında, onu yanında görmek ister. Ona doğru uzanıp, yanağına küçük ve aşk dolu bir öpücük kondurduğunda, gözlerinin hafifçe açıldığını izlemek ister…

Gözleri yavaşça açılırken, yüzünün bir tebessüm hali aldığını görmek ister. Bu tebessüm aynı zamanda mutluluk saçar…

Huzur verir…

Aşk verir…

Sonra ağzından dökülen bir cümle: “Günaydın Sevgilim.” der. Bu cümlenin sadece “Günaydın” anlamını taşımadığını bilir. “Günaydın Sevgilim.” derken, “Seni Seviyorum.” dediğini de kalbinin en derinlerinde hissedersin…

Ah keşke karşındaki adam değişmese de, ömrünün sonuna kadar böyle güzel sabahlara uyanabilseniz, dimi?

Şimdi biraz gerçekçi düşünecek olursak, her sabah yukarıdaki senaryoyu yaşayınca bir yerden sonra anlamı kalmayabilir. Bunu istemezsin eminim ki.

Ama istediğin şeyi biliyorum: Senaryo farklı olsa bile, yaşadığın duygular HER SABAH aynı olsun.

Bu daha gerçekçi ve güzel geliyor, öyle değil mi?

Erkekler Neden Değişir?

İşte en büyük sorulardan bir tanesi budur. Hatta soru olmasından ziyade, en büyük korkulardan bir tanesidir.

Güzel bir ilişkiye başlıyorsun…

İnanılmaz güzel bir birliktelik yaşıyorsunuz (belki daha önce hiç olmadığı kadar güzel). Fakat zaman geçiyor, karşındaki adam hiç beklenmedik şekilde değişiyor.

Haber alamadığın için merak edip arka arkaya 2 kere aradın diye, “Hiç anlayışın yok. Çok bencilsin!” diyerek seni suçluyor.

Çok kibar bir adamken, ağza alınmayacak küfürler etmeye başladığını görüyorsun. Belki direkt sana değil ama ağzından o cümleleri duymak sana korkunç geliyor.

Ya da başka bir şey…

Ama hiç tahmin etmediğin bir adama dönüşüyor.

Daha önce benzer bir durumu yaşamış mıydın?

Eğer yaşadıysan, hayatının bu durumdan ne kadar etkilenebileceğini tahmin edebiliyorsundur. Bu durumu sadece üzülerek yaşamıyorsun.

  • İş yerinde performasın ve moralin düşüyor.
  • Ailene karşı belki sorumsuzlaşmaya başlıyorsun. İlgi göstermiyorsun.
  • Sosyal hayatına ara veriyorsun. Arkadaşlarını eskisi gibi görmüyorsun.
  • Yediklerin ve içtiklerin sağlıksız şeyler oluyor.

İlişkinde kafana taktığın problemler, hayatının neredeyse bütün alanlarını olumsuz etkiliyor.

“Aşkın değiştiğini bilmiyorum. İnsanlar değişir. Durumlar değişir.” – Nicholas Sparks

Değiştiğini Düşündüğüm Kadın… Yanılmışım

Az önce Nicholas Sparks’ın sözünü seninle paylaştım. Birazdan anlatacağım hikayede, bu cümleye hem katıldığımı, hem de katılmadığımı göstereceğim.

Öyle ki, yazının sonunda, değişen erkeklere çok farklı bir açıdan bakıyor olacaksın.

“Alkan, artık olmayacak. Yapamayacağım.”

Yukarıdaki cümleyi telefonuma bakınca gördüm. Aceleyle ekranın kilit kodunu girip, WhatsApp uygulamasının üstüne dokundum.

Uygulamanın açılmasını beklediğim o yarım saniyede, vücudumdaki kan akışının değişmeye başladığını hissediyordum.

Kalp atışlarım hızlanmıştı. Terlemeye başlamıştım.

Mesaj açıldığında iki paragraflık bir yazı gördüm… Kelimeleri tam anlamıyla okumadan, o anın adrenaliyle hemen cevap vermeye çalıştım.

Apaçık bir ayrılık mesajıydı.

Yalan olmasın… Bunun geleceğini biliyordum.

Fakat geldiğinde duygusal olarak bu tepkileri vereceğimi hiç tahmin etmiyordum.

15 dakika boyunca mesajlaştık. Telefonda konuşmayı istemiştim ama o bunu istememişti.

Mesajla bitirmek istedi.

Yüz yüze görme şansım zaten yoktu çünkü o anda bambaşka bir ülkedeydim.

Ayrılığı bu şekilde hiç beklemiyordum.

Benim için bir sürpriz olmuştu çünkü onun bu şekilde davranacağını hiç tahmin etmezdim. Geçirdiğimiz onca zamandan sonra, düşüncelerinin benimkine benzediğini biliyordum.

Konu ayrılık olsa bile bunu adabıyla yapacağını düşünmüştüm.

Gözlerimin içine bakarak yapabileceğine inanıyordum.

Hadi o anda başka bir yerde olma durumumdan dolayı bu imkansızdı.

Ama en azından telefonla arayarak, o cümleleri bana söyleyebilirdi. Yazarak ayrılmanın, korkaklar için olduğunu düşünürüm.

Aslında bu ayrılık konuşması gerçekleşmeden 1 ay öncesine kadar ilişkimiz kötüye gidiyordu.

Ondan beklemediğim sebeplerde dolayı kavga ediyorduk.

Hiç beklemediğim durumlara takılıyor, beni suçluyordu.

Çözmeye çalışınca, yapamayacağım ve hayatıma aykırı olan isteklerle geliyordu.

İşin ilginç tarafı, ben yurtdışına çıkmadan önce bambaşka bir insandı. Yurtdışında olduğum 1,5 ay içerisinde tamamen değişmişti.

Davranışlarının hiçbirini beklemiyordum. Onu bu şekilde tanımamıştım.

Değişmişti.

İnsanlar İlişkide Zamanla Değişir mi?

Eminim ki yaşadıklarımın benzerini bir çok insan yaşamıştır.

Sen de dahil.

Hadi gel seninle yaşananlarını yorumlayalım… Daha doğrusu ben yorumlayalım, sen de beni takıp. Bakalım söyleyeceklerime nasıl tepki vereceksin…

Birazdan okuyacakların, değişen erkeklere (ya da insanlara) karşı bakış açını tamamen değiştirecektir. Eskisi gibi yorumlamayacağından emin olabilirsin.

Başlıyoruz! 

“Bir Kişi Bir Dünya” Bakış Açısını İçselleştir:

İlk önce anlatmak istediğim konu “1K1D” anlayışı… Üzerinde birazcık düşününce ne anlama gelebileceğini az çok tahmin edebilirsin.

Hayatındaki herhangi bir kişiyi düşün… En yakın arkadaşın olabilir.

Hayatındaki en yakın insanlardan biri olduğu için, neredeyse her şeyini biliyorsun. Erkek arkadaşıyla yaşadığı problemler…

Sağlık sorunları…

En sevdiği yemeği… Neredeyse her şeyi!

İnsanlar, başka bir insanı çok iyi tanıdıklarını düşünürken aslında büyük hata yapıyorlar.

O kişiyle hayatının yarısını geçirmiş olabilirsin. Belki daha fazlasını…

Ama şunu unutuyorsun ki, onun yaşadığı ve öğrendiği BAMBAŞKA bir Dünya var.

  • Çocukluğunda yaşadıkları…
  • İlk aşık olduğu çocuğun ona yaşattıkları…
  • Annesinin 25 sene önce ona bağırdığı bir an…

Bunların hepsi bambaşka bir dünya eder.

Bambaşka bir anlayış eder.

Bambaşka öğretiler eder.

Bir insanı ne kadar tanıyorsak tanıyalım, dünyasını hiçbir zaman tam anlamıyla bilemeyiz.

Çocukların varsa, onların bile dünyasını %100 bilemezsin.

(Bazı anneler buna karşı çıkabilir. Tamamen tanıdıklarını düşünebilirler. Kendine sor… Annene ya da en yakın büyüğüne, hiç söylemediğin ve tahmin edemeyeceği bir yaramazlığın yok mu hayatında? Benim var.)

Sadece tek dünya üzerinde milyarlarca insan olduğumuzu düşünürüz.

Ama her insanın yaşadığı başka bir dünya var.

Dolayısıyla hayatına uyarlaman gereken yaşam anlayışlarından bir tanesi, bir kişiyi %100 tanımanın imkansız olduğudur.

Ya da en azından böyle bir beklentiye girmemelisin.

İnsanlar bu beklentiyle yola çıktıkları için, sevdikleri kişinin yaptığı aykırı bir davranışa büyük tepkiler gösterebiliyor.

Ne olursa olsun, o ayrı bir dünya.

Daha kendi yaşadığımız sokağın başındaki binanın neye benzediğini bilmezken, Fortaleza’da bir sokakta duvara hangi resmin boyandığını nasıl bilebiliriz?

Beklentilerini Gerçekçi Tutmalısın:

Hepimiz güzel başlayan ilişkinin, sürekli aynı duygularla ilerlemesini arzularız. Belki mantıklı bir şekilde bunu düşünmezsin. Hatta düşündüğünde saçma gelir.

Fakat eminim ki hepimiz bunu arzuluyoruz.

İstiyoruz.

Sonra sevdiğimiz bir insan beklenmedik bir davranışta bulununca, dünyamız yıkılıyor. Üzülüyoruz.

Halbuki karşılaştığın o değişim durumu, Dünya’nın en normal şeyidir.

“İnsanlar değişmez” gelmiş geçmiş en büyük zırvalıktır.

Herkes değişir.

Hayatta ilerlemek için değişmek zorundasın.

Ama işin rahatsız edici tarafı ne biliyor musun? Özellikle aşk mevzusunda kullandığımız “Değişim” kelimesi, korkunç bir şey olarak algılanıyor.

Problemler işte burada başlıyor! Değişim kötü bir şey değil ki.

İnsan hayatındaki en normal süreçtir.

Terri Orbuch, Ph.D, kitabında şu cümleyi söylüyor:

“Hayatına yeni bir şey eklediğinde (ki değişim dediğimiz olay aslında eklemektir), ilişkine romantizmi ve tutkuyu da ekleyebilirsin.” – Terri Orbuch

Değişimi yeni şeyler eklemek olarak görürsen, ilişkini nasıl renklendirebileceğini de keşfedebilirsin.

Değişimi yeni şeyler eklemek olarak görürsen, ilişkini nasıl renklendirebileceğini de keşfedebilirsin.

Bunun dışında gördüğüm en yanlış beklentilerden biri de, karşındaki erkeğin ilişkinin en başında olduğu gibi davranacağını düşünmektir.

İkimiz de biliyoruz ki, cicim ayları geçtikten sonra işler yavaş yavaş değişiyor (Hem kadın için, hem de erkek için. Tek bir cinsiyete bağlamamak gerek).

Yukarıdaki cümleyi okurken negatif bir durum gibi algılamış olabilirsin (ki okuyanların %99’u cicim aylarından sonra değişmeyi kötü bir durum olarak algılayacaktır).

Hayır.

Cicim aylarından sonra adamın değişmesi kesinlikle kötü değildir. Bu ne anlama geliyor biliyor musun?

Artık onu GERÇEKTEN tanıma şansına sahipsin. (tekrar oku)

Daha öncesinde bu şansa sahip değildin çünkü duyguların ve hormonların tabiri caizse engelliyordu.

Şimdiyse kendine olan hakimiyetin arttı ve net görmeye başladın. O da aynı sürece girdiyse, seni gerçekten tanımaya başlayacaktır.

Artık bundan sonra ömür boyu sana uygun olup olmadığını tartabilirsin.

Karşısınıza çıkacak ufak problemleri çözmeye başlayabilirsiniz.

Ya da işin içinden çıkamayacak problemler varsa, ona göre kararlar almaya başlayabilirsin.

Değişimin İlginç Tablosu:

Araştırma yaparken, aşağıdaki enteresan tabloyu keşfettim. Tablo İngilizce’dir ama bazı bölümlerini seninle paylaşayacağım.

Kısacası anlatmak gerekirse:

Cicim aylarından önce ve sonrasında karşındaki adamı nasıl algılayabileceğini gösteriyor.

Benim hoşuma gitti. Senin de seveceğini biliyorum:

  • Cicim Ayı: “Bana dikkat eden biri.
    • Sonrası: “Kendi başıma bir şey yapmama izin vermiyor.
  • Cicim Ayı: “Çok zeki ve entellektüel bir adam.
    • Sonrası: “Çok küçümsüyor ve üstten bakıyor.
  • Cicim Ayı: “Çok dikkatli ve düzenli bir adam.
    • Sonrası: “Çok saplantılı ve zorlayıcı.

Nasıl ama? 🙂

İlginç ve bir o kadar da gerçek. Öyle değil mi?

Değişim Onunla Alakalı Değildir

ilgisiz erkek

Bütün bu yazdıklarıma bakınca sonuç nereye çıkıyor?

Değişim karşındaki adamla alakalı değildir. Değişimin iyiliği ve ya kötülüğü tamamen senin bakış açınla ve kararlarınla alakalıdır!

Değişimin iyiliği veya kötülüğü tamamen senin bakış açınla ve kararlarınla alakalıdır!

Hayatında çoğunda olduğu gibi, karşındaki erkeğin değişimi de yine senin elindedir.

Değişim, onu tanımaya başladığın anlamına geliyor.

Dolayısıyla seni rahatsız eden bir değişimle karşılaştığında kendine sorman tek soru şu:

“Bu durumla başa çıkabilir miyim? Nasıl? Çıkamıyorsam eğer en doğru ilerleyiş nasıl olmalı?” Hadi bir soru değil, üç soru oldu 🙂

Son olarak söylemek istediğim iki şey daha var. İlişkini berbat edecek iki durumdan bahsedeceğim.

Bunlar yine kendi inanç sisteminle alakalıdır.

Şimdilik sadece farkında olmanı istiyorum.

  • Her Şey Mükemmel Olacak Beklentisine Girme Sakın: İlişkinin devamı, başındaki gibi olmayacaktır. Bunu kabul etmen gerekir. İlk günkü gibi ilerleyeceğini beklersen, kendini zor bir duruma sokarsın.
  • Kendini Suçlamaktan Vazgeçmelisin: Yaygın olan durumlardan bir tanesi de, ilişkideki huzursuzluk yüzünden kişinin kendisini suçlamasıdır. Suçlamakla hiçbir yere ulaşamazsın. Bunu unutma ve kendini suçlamaktan vazgeç. Belki de sadece karşındaki insanın gerçek karakterini görüyorsun.
Değişim, onu tanımaya başladığın anlamına geliyor.

Buraya kadar okuduysan, seni öncelikle tebrik etmek istiyorum. Hayatını güzelleştirmek için elinden geleni yaptığıdan eminim (kendine değer vermeyen biri buralara kadar okumazdı).

Ben de aynı senin gibi hayatımı güzelleştirmek için her gün emek veriyorum.

Saatlerimi ayırıp senin için bu yazıyı yazmam da hayatımı güzelleştirme sürecimin bir parçasıdır.

Bu yüzden senden tek ricam, aşağıdaki yorum kısmında yorumunu bıraktıktan sonra, tanıdığın bütün kadın arkadaşlarınla bu yazıyı paylaşmandır 🙂

Bunu benim için yaparsın, öyle değil mi?

Sana mutlu günler diliyorum Güçlü Kadın!

Aşk Akademi


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi’nin Kurucusu

Aynı zamanda “Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam” diye de bilinir.

    32 replies to "İlgisiz Erkek Rehberi: Başta İyiyken Neden Sonra Değişirler?"

    • eda

      Güzel bir yazı … İlginç olan şu ki yaşadığım şeylere parelel konular oluyor genelde Yazdıklarınız .suan tamda bu yüzden hüzünlüydüm. En azından hayatınızdaki kişi yazılı da olsa bitirmiş sessizce gitmemis bu bile iyi bişey

      • Alkan Öztürk

        Maalesef bazen beklemediğimiz derecelerde hayal kırıklığına uğrayabiliyoruz Eda. Yorumun için teşekkür ederim 🙂

    • Evrim

      4. aydan sonra deyim yerindeyse bir canavara dönüştü. Sürekli öfke nöbetleri. Herşeye müdahale ve direktifler. Aklın yolu bir diyip, tıpkı onun gibi düşünmediğim için yargılamalar… Çok yanlış bir ilişkide olduğumu anladım. Sevgi hiç yoktu bir kere. En son yolda elinin tersi ile beni ittirince, yeter diye bağırdım. bu düpedüz şiddetti. 1,5 ay görüşmedik. Ve sonunda bitirdim. bitirdik ( hadi ona da kıyak geçeyim biraz ).
      Güzeldi ama bir okadar korkunç. Yine kendimi çöpe atmıştım. Böyle sevgi olmazmış ki… şimdi öfkeliyim. biraz kendime. neden göremedin diyorum. Neden görmeyi seçmedin.. çok şükür atlattım… çok şükür.

      • Alkan Öztürk

        Çok şükür Evrim. İşte kiminle karşılaşacağımızı bilemiyoruz. Güzel zamanları doya doya yaşamak lazım. Bu senaryoların da beklentisine girip, korkmamak gerek. İyi ki çok geç olmadan atlatmışsın 🙂

    • Sinem

      Sevgili Alkan Tam da yazdıklarına benzer tespitlerim oldu kendi hayatımda. İlişkilerimi sorgularken bir insanda en fazla uç olan ve onu çekici bulmama neden olan şeyin zaman içinde ayrılmayı tercih etmeme neden olan gerekçelerle aynı kökten geldiğini hayretle fark etmişimdir. Aslında ilişkilerde tüm mesele kendimizi ve karşımızdakini iyi ve kötüsüyle olduğu gibi kabul edip edemediğimiz herhalde. Bir evlilik yeminininde bu cümle mutlaka yer almalı diye düşünüyorum. Sence?

      • Alkan Öztürk

        Sadece evlilik yeminiyle olacak bir şey değil. İki kişi bir araya geldiğinde, bu “zihniyet”le başlamalı ve YAŞAMALI. Sadece söz verip imza atmak yeterli değil 🙂

    • Başak

      Çok güzel ve farkındalık arttıran bir yazı olmuş, teşekkürler. Dedikleri gibi ‘değişmeyen tek şey değişimin kendisidir’ Sanırım karşı taraftan farklı beklentiler içinde oluyoruz ve beklediğimiz şeylerle karşılaşmadığımızda da ya da bizim istediğimiz gibi davranmadığında da ‘çok değişti’ diyoruz. Acaba biz değişmiyor muyuz? Yani karşımızdakine ilk günlerde davrandığımız gibi mi davranıyoruz zaman geçtikçe?Sevgiler…

      • Alkan Öztürk

        Tabii ki “Değişti.” diyen insan da değişmiş olabilir. Her şey mümkün. Yazdıklarını okuyunca, “değişti” yorumunun neredeyse hiçbir anlam taşımadığını düşündüm… Bilemedim.

    • Nigara

      Çok güzel bir yazı olmuş. Faydalı bilgiler paylaştığın için teşekkürler.

    • Özlem

      Evet gerçekten aynı söylediğin gibi tüm ilişkiler ve haklısın beklentiyi abartmamak lazım aksi düş kırıklığı ve gözyaşı oluyor

      • Alkan Öztürk

        Aynen öyle Özlem. Beklenti olmadığı gibi, kötüyü düşünüp korkak da davranmamak lazım. Bu da bir çeşit “kötünün geleceği” beklentisidir. Bu da farklı bir bakış açısı 😉

    • AYŞE EBRU ÜRGÜPLÜ

      Bence harika bir yazı olmuş ellerine sağlık:) Çok güzel anlatmışsın kesinlikle bu bilgiler çok işime yarayacak ve arkadaşlarımla da paylaşacağımdan emin olabilirsin:) Hayatta her şey bakış açımıza bağlı diye düşünüyorum, bilmiyorum sen ne dersin? Teşekkürler ve kolay gelsin..

      • Alkan Öztürk

        Bir çok şey öyle, evet. Tabii kontrolünde olmayan şeyler de var. Ama yine de kontrolünde olmayanları, bakış açına göre rahatlatabilirsin. Dediklerine katılıyorum 😉 Paylaşımlarını bekliyorum Ayşe.

    • Filiz

      Ya aslinda tam beni anlatiyo bu yazi ah alkan nolur ulas bana

      • Alkan Öztürk

        Bana e-post adresimden ulaşabilirsin Filiz. alkan[@]askakademi.com adresine bir mail göndermen yeterli. En uygun zamanda geri dönüş yapacağım 🙂

    • PINAR

      Güzel bir yazı olmuş, Teşekkürler 🙂

    • Filiz

      Yazdığın her yazı kendimi ve karşındakini farklı bir gözle değerlendirmemi sağlıyor. Teşekkürler Alkan

      • Alkan Öztürk

        Buna sevindim Filiz. Umarım bu farkındalıklarla daha güzel günler yaşarsın 🙂 Sevgiler

    • Nilüfer Öz

      Alkancim,
      Yine çok güzel bir yazı olmuş, eline sağlık☺️
      Bu yazdıklarını çok yıllar (çok geç demeyeceğim çünkü herşeyin bir zamanı var;) sonra öğrenmiş biri olarak söyleyebileceğim tek şey, mutluluğun anahtarının “beklentisiz” olmak olduğudur.
      Değişime direnmek yerine bundan keyif alabiliriz
      İyi ki varsın

      • Alkan Öztürk

        Kesinlikle öyle 🙂 beklentisiz olmak çok önemli. Her şey için bu geçerli. Ama önemli olan şey, beklentisizliğin üşengeçliğe itmemesidir. Bu da dikkat edilmesi gereken ayrı bir konu. Yorumun için teşekkür ederim Nilüfer 😉

    • Nilgün Asa

      Güzel yazı olmuş kesinlikle teşekkürler emeklerine

      • Alkan Öztürk

        Okuyup yorum yaptığın için ben teşekkür ederim Nilgün. Paylaşımlarını bekliyorum 🙂 Sevgiler

    • Sercan

      Daha bütün yazılarını okumadım ama şimdiden çok faydalı ve başarılı buldum,okumaya devam edeceğim.
      Bence sadece kadınlara özgü olmaması gerek,kadınlar kadar erkeklerinde okuyup kendilerini daha iyi tanımaları ve ilişkilerinde daha dikkatli olmaları lazım. Bu anlattığınız davranışları çoğu erkek farkında olmadan yapıyolar. Yazılarınızı okusalar bence davranışlarında daha dikkatli olurlar… Paylaşılması faydalı yazılarınız var, başarılarınızın devamını diliyorum 🙂

      • Alkan Öztürk

        O halde çevrendeki erkeklerle paylaşırsın umarım 🙂 Yorumun için teşekkür ederim.

    • funda

      Alkan yazı cok guzel yuregine emegine sağlık bize bu farkindaliklari yaşattığın için sifir beklenti sonsuz mutluluk artik yaşam felsefem teşekkürler…

      • Alkan Öztürk

        Buna sevindim Funda 🙂 Geri bildirimlerini burada paylaşırsın. Sevgiler

    • ASLI

      Çok güzel bir yazı.Evet herkes yaşıyor bu durumu bende fazlasıyla yaşadım.Başlamayı biliyoruz ama bitirmeye gelince hep farklı yollar denenir ve ayrılmayı söylemeyi bir türlü öğrenemedik.Değişim konusunda farklı düşünüyordum,insanlar değişmez diye düşüncem vardı farkındalık kazandırdınız teşekkürler.

      • Alkan Öztürk

        Farkındalık kazanmana sevindim Aslı 🙂 Bundan sonra daha bilinçli yaklaşma dileğiyle.

    • Serap

      Çok güzel bir yazı olmuş sevgili Alkan bu durumu bende yaşadım elbette her kadın gibi seninle de konuşmuştuk zaten ve her kadın gibi karşı tarafın ilgisizliğinden kendimi sorumlu tuttum hep nedense ama şimdi benimle ilgili olmadığını görebiliyorum. Yazilarinla ve paylasimlarinla yasamıma tuttuğun ışık için minnettarim sana çok teşekkür ederim.. Gerçekten yaşadıklarıma bakış açımı değiştirdin umarım bir gün sana güzel bir ilişkinin haberini vereceğim 🙂 Sevgiler

      • Alkan Öztürk

        Olacak olacak 🙂 eminim! Önemli olan öğrendiklerini hayatına yerleştir. Sevgiler

Leave a Reply

Your email address will not be published.