Geçmişe dönüp baktığında, hayatında her zaman kaçan erkekler olmuştu. Kaçan kovalanır olayını her seferinde yaşıyordu.

Bir gün var, ertesi gün yoklar. 

Şu anda yaşadığı ilişkisi de geçmiştekilere benziyordu.

Onu sevdiğini… Başkalarına anlatamadıklarını ONA anlattığını biliyordu.

Hatta kulağına dahi gelmişti:

Ailesine bir sevgilisinin olduğundan bahsetmiş. 

Bunu daha önce hiç yapmamıştı. 

Ama işin can sıkıcı tarafı şu:

Her şey daha da güzelleşiyor ve duygusal olarak yakınlaşıyorlar derken, bir anda uzaklaşıyordu. 

Belki 1-2 gün aramıyordu, sormuyordu.

Sonra bir anda telefonu çalıyordu.

Hiç bir şey olmamış gibi, sanki 2 gün konuşmamışlar gibi tekrar konuşmaya çalışıyordu.

Yani anlayacağın, düzenli bir şekilde ilişkinin derinleşmesini isterken, düzensizliğiyle her geçen gün daha da mutsuz oluyor, tereddüte düşüyordu. 

Sabırla değişmesini ve bazı şeylerin farkına varmasını bekliyordu.

Umarım her şey istediği gibi olur…

Kaçan Kovalanır - Dengesiz Erkekler

Yukarıda bahsettiklerim yaşananların sadece küçük bir kısmıydı.

Aslında hikayesini anlattığım kişinin bir avantajı var:

Kendine güvenen bir kadın. 

Olmadığında, "Olmadı." deyip hayatına devam edebilecek bir kadın.

Ama maalesef senaryo bir çok insan için aynı ilerlemiyor.

Karşılarındaki erkekler dengesiz davrandıkça deliriyorlar, tabiri caizse daha da bağımlı hale geliyorlar. Bir çok kadının durumu maalesef bu. 

Tabii bunun bir de diğer açıdan olan bitenleri var. Kaçan kadınlar ve kovalayan erkekler…

Fakat bu bloğun temellerine dayanarak, kaçan erkekler ve kovalayan kadınlar kısmına bakacağız. 

Şimdi cümle içinde "kaçan kovalanır" kelimelerini kullandım kullanmasına.

Ama insanlar bunu gerçekten taktik olarak kullanıyor mu? İşe yarıyor mu? Bu sorulardan da önemlisi şu:

Kaçan Neden Kovalanır?

Halkın dilinde "Kaçan kovalanır" diye bir tabir çıkmış. Varlığını inkar edemem.

Gerçekten bir çok ilişkide görülen bir durum.

Hoşlandığın kişi senden uzaklaştıkça, sen onu daha çok istiyorsun.

Bazı insanlarda bağımlılık haline geliyor.

Seviyorum diyorlar ama sevgiyle, aşkla alakası yok. 

Amir Levine’in en güzel sözlerinden birini seninle paylayım:

Gerçek aşk, evrimsel açıdan bakacak olursak, zihnin huzurlu olmasıdır. - Amir Levine

Gerçek aşk, evrimsel açıdan bakacak olursak, zihnin huzurlu olmasıdır.

Çok güzel değil mi? 

Gerçek aşk, huzur içinde olmaksa eğer, hoşlandığın erkekle bazı şeyleri ayakta tutmak için strese giren onlarca insan neden var? 

Neden bir sevgili uğruna (sevgili olduğu da belli değil), kendini harap eden, üzen kadınlar (hatta erkekler) ortada dolanıyorlar?

Sayıları az da değil. 

Bu yazıda bir çok şeye açıklık getireceğim…

İlişkilere bakış açının değişmesine hazır 🙂

Kovalayan yalnız kalır.

Psikoloji Biliminin En Sevdiğim Kuramı

Mesleki açıdan, psikolojik içerikleri çok sık okurum. Son zamanlarda üstünde durduğum inanılmaz etkileyici bir kuram var.

Bağlanma Kuramı.

Daha önceki yazılarımdan birinde bağlanma kuramından bahsetmiştim. Detaylar için o yazıya gidebilirisin. Öncelikle Vikipedi’nin açıklamasına bakalım:

Bağlanma kuramı, psikolojide bireyin, başka bir kişiden yakınlık bekleme eğilimi ve bu kişi yanında olduğunda bireyin kendisini güvende hissetmesidir. - Vikipedi

Aynı kuram, kaçan kovalanır durumunu %100 netlikle açıklayabilir.

Sadece açıklamak da değil. Çözüm de sunuyor! 

Bağlanma kuramında anlatılan 3 farklı tip var: Güvenli Tip (Secure), Korkulu Tip (Anxious) ve Kaçınmacı Tip (Avoidant). Bir de çok rastlanmayan, korkulu ve kaçınmacının karışımı olan tip var. Ama şimdilik ondan bahsetmeyeceğim.

Kaçan kovalanır durumu da, Korkulu ve Kaçınmacı tiplerin arasında geçen bir senaryodur. 

Bu teoriyle alakalı bir kaç bilgi sunmak istiyorum:

  • Toplumun %50’si bu iki tipten oluştuğu için bu kadar sık görüyoruz. Diğer %50’si ise Güvenli bağlanma tipine sahip olan insanlardan oluşuyor.
  • Bağlanma tipleri, çocukluk yıllarından itibaren gelişir. Çocuğun annesiyle olan ilişkisiyle alakalıdır. İhtiyacı olduğunda yanında oluyor mu? Yoksa çocuk ihtiyaç duyduğu zamanlarda yalnız mı kalıyor?
  • Herhangi bir bağlanma tipine sahipsen, değişmeyeceksin diye bir şey yok. İnsan zamanla değişebilir. Aslında ilişkiler açısında bakacak olursa doğrusu şu:

Doğru partner, insanın değişmesine ve mutlu olmasına sebep olur.

Doğru partner, insanın değişmesine ve mutlu olmasına sebep olur.

Ya da en başında dediğimiz gibi, huzurlu olmasını sağlar.

Birini kovalıyormuş, yoruluyormuş ya da kaçıyormuşsun gibi hissettirmez.

Son bir bilgi daha sunmam gerekiyor:

Enteresan bir şekilde, korkulu ve kaçınmacı tipler birbirini ilişkilerde daha çok çekiyorlar.

Örnek Video İncelemesi:

Aşağıdaki videoda, kendi analizlerime göre Korkulu ve Kaçınmacı iki tipin tartışmasını izleyeceksin.

Yabancı bir program değil. Ülkemizin en popüler kanallarından birinde izlenilen Kısmetse Olur programı.

(NOT: Açık konuşayım. Mesleki açıdan bana inanılmaz yarar sağlıyor. Toplumda yaşanılan bir çok olaya, o program içinde denk gelebiliyorum. Bu yüzden boş zamanım olduğunda Kısmetse Olur izlerim.)

Videonun izlerken şunlara dikkat etmeni istiyorum:

  • Tuğçe dokunmak isterken, Akın bunu yapmıyor. Dolayısıyla bu durum Tuğçe’yi mutlaka daha da üzecektir. İstemese de daha sonraki zamanlarda buna takılacaktır. Dokunmak istemesinin sebebi de, duygusal açıdan rahatlamaktır.
  • Akın’ı sadece bu videoyla ele alırsak kesin konuşmak mümkün değil. Ama bir kaç videoyu daha izleyince, tartışma anlarında vücudunu başka yerlere çevirdiğini gördüm. Çözüm bulmaya çalışır gibi göründüğü yerlerde bile, durumu iyice körüklüyor. Bu bir nevi kaçındığını gösteriyor.

 

Tuğçe’nin Korkulu bağlanma tipine sahip olduğunu açıkça söyleyebilirim. Akın için en başında Güvenli bağlanma tipi olduğunu düşünmüştüm. Öyle olmadığını da savunmuyorum.

Ama diğer videolara da bakınca, Kaçınmacı tip olması yüksek bir ihtimal.

Evet... İşin ilginç tarafı, bu ikisinin yaşadığı ilişkiyi BİR ÇOK insan yaşıyor. Danışanlarımdan yoğunlukla duyduğum hikayeler genelde bu yönde.

İki kişinin sürekli git geller yaşadığı, huzursuz oldukları ilişkiler…

Peki neden bu iki insan tipi birbirini sürekli çekiyorlar?

Bunu da sağolsun yine Psikoloji biliminden öğrenebiliriz:

Küresel Çekim Teorisi:

Asıl ismi Gravitational Pull. Ama Türkçe’ye Çekimsel Çekim diye çevirmek istemediğimden dolayı küresel kelimesini ekledim.

Paula Pietromonaco ve Katherine Carnelley’in ortak yürüttükleri bir çalışmada, korkulu bağlanma tipine sahip olan kadınlar, çoğunlukla kaçınmacı erkeklerle ilişki yaşadıklarını ortaya çıkarmışlar.

İlgi bekleyen insanlar, ilgi göstermeyen insanların peşinden gidiyor.

Yani ilgi bekleyen insanlar, ilgi göstermeyen insanların peşinden gidiyor. Derin bir bağ istemeyen kişiler de, bağ için can atan kişilere ilgi duyuyorlar. Peki ama neden?

Araştırmacılarımız, iki bağlanma tipinin de birbirini tamamladığını düşünüyor. Tamamlamak derken, inançlarını tamamladığını düşünüyorlar.

Yani "Tam bir şeyler rayına gidecekken, hep bir karışıklık çıkıyor. Adamlar ortadan kayboluyor. Bu erkekler neden böyle? Neden akılları sadece tek bir yerde?" diyen ve buna inanan kadın, bu teorisini kanıtlayacak erkekleri hayatına çekiyor.

Erkeklere karşı algısının öyle olmasından dolayı, O ŞEKİLDE adamları hayatına çekiyor!

İsimden de anlaşılacağın gibi, Küresel Çekim işte!

Bu yüzden aynı hüsran dolu aşk hikayeleri, dönüp dolaşıp tekrar yaşanıyor.

Aaah ah…

Kaçan kovalanır olayı da tam olarak bu noktada yaşanıyor.

Korkulu bağlanma tipinde insanlar, kaçanı kovalıyor. Aynı senaryo bir kaç kere daha tekrar edince, bu taktiği kendileri kullanmaya çalışıyorlar.

Ama hooop… Orada dur!

Ne genetiğini, ne biyolojini, ne de duygularını kolay kolay manipüle edemezsin! İlgiye ihtiyacın varsa, ilgiye ihtiyacın vardır.

Ne genetiğini, ne biyolojini, ne de duygularını kolay kolay manipüle edemezsin!

Bunu teknik olarak bir müddet kullanırsın. Ha, başarılı da olursun!

Ama ilişki başlandığında ve gerçek isteklerin/ihtiyaçların ortaya çıktığında, işler tersine döner. Asıl bundan sonra terk edilmek, daha da koyacaktır.

Emin ol.

Bu Tuzağa Düşmemek için Ne Yapmalı?

Sana önerim şu:

Seni ilk etapta HEYECANLANDIRMAYAN erkeklere şans ver.

Kaçan kovalanır senaryosunu çok sık yaşıyorsan (ya da hoşlandığın erkekler dengesiz davranıyorsa), muhtemelen bu mücadele durumunu aşkla karıştırıyorsun.

İlk etapta seni heyecanlandırmayan bir erkekle karşılaştığında, ondan hoşlanmadığını, etkilenmediğini düşünüyor olabilirsin.

Ama işin ilginç tarafı, bu mücadele durumunu sana yaşatmayan erkekler, Güvenli bağlanma tipinde olan erkeklerdir.

Maalesef o heyecanı ve mücadeleyi yaşamadığın için, aşık olmadığını düşünüyorsun. Seni etkilemediğini düşünüyorsun.

O heyecanı ve mücadeleyi yaşamadığın için aşık olmadığını düşünüyorsun.

Yapılan onca araştırmaysa bunun tam tersini kanıtlıyor.

Seni asıl mutlu edecek erkek, sana bu dengesizliği yaşatmayacak erkektir. Dengesizliği yaşatmayan erkeklerden de büyük ihtimalle ilk etapta etkilenmeyeceksin.

Söylediğim gibi: Başka yolların da olduğundan emin olabilir. Senin için bütün yolları keşfetmek istiyorsan, danışmanlık programına başvurmanı öneririm. BURAYA TIKLAYARAK danışmanlık sayfasına gidebilirsin. Oradaki butona tıklayıp formu doldurduktan sonra ekibim sana ulaşacaktır. Bu hafta itibariyle programa 1 kişi daha katılabilir. Sen de aşk hayatında olumlu bir değişim yaratmak istiyorsan, programa katıl 🙂

Bu yüzden öyle bir adama şans vermeni öneririm.

Zamanla huzurlu olmanın nasıl olduğunu anlayacaksın.

Ne demiştim en başında? Amir Levine’nin sözünü tekrar ederek bu yazıyı sonlandırayım:

Gerçek aşk, evrimsel açıdan bakacak olursak, zihnin huzurlu olmasıdır. - Amir Levine

Seni rahatsız eden, tereddütte bırakan adamla değil...

Huzurlu hissettiren adamla birlikte olmanı dilerim.

Bu yazıyı en sevdiklerinle paylaş! Senin dışında başkalarının da farkındalık yaşamasını istiyorsan, sayfada gördüğün sosyal medya butonlarına tıkla 🙂 Okuduğun için teşekkür ederim!

Aşk Akademi


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi’nin Kurucusu

Aynı zamanda “Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam” diye de bilinir.

    71 replies to "Kaçan Kovalanır: Aşka Bakış Açın Değişebilir!"

    • Afra

      Harika bir yazı olmuş ellerine düşüncene sağlık

      • Alkan Öztürk

        Rica ederim Afra 🙂 Beğenmene çok sevindim. Yorumun için teşekkürler

    • Sonay

      Çok güzel bi yazı olmuş tam olarak su an benim yaşadıklarımı anlatıyor emeğinize saglik;)

      • Alkan Öztürk

        Beğenmene sevindim Sonay 🙂

    • Necibe

      Muhteşem bir yazı olmuş. Çok açıklayıcı…. Tebrikler…

      • Alkan Öztürk

        Ne demek. Önemli olan senin hayatına bir şey katmam 🙂

    • Miray Selva

      Farklı açılardan bakılmış iyi bir yazı olmuş aslında ama bana biraz olumsuz geldi ama bunu daha önceden beni heyecanlandırmayın birine şans verip sonucunda aramızda bir etkileşim olmamasına yoruyorum 🙂 ama kesinlikle şans hakeden kişilere verilmeli heyecanlanmak yada heyecanlanmamak sadece sonuçta hissedeceğin duygulara ulaşmanın süresini değiştirecek yani kimseyi denemeden bilemezsin düşüncene sağlık

      • Alkan Öztürk

        Aynen öyle Miray 🙂 Sonunda dediğin doğru olan. Bahsettiğim insanlar, en başında heyecanlandırmıyor. Ama tanımaya başladıktan sonra ilişkinizden inanılmaz tatmin olduğunu hissedeceksin. İhtiyaçlarını sana verebildiğini göreceksin 🙂 Bu yüzden şans vermek gerekir.

    • ŞÜKRAN

      Zamanlama muhteşemmm :)) yazılarınızı ilgiyle ve merakla takip ediyorum çok teşekkürler …

      • Alkan Öztürk

        Ne demek Şükran 🙂 Bu kadar beğenmene inan çok sevindim! Önemli olan ama hayatına dokunması 🙂

    • Naz

      Ewt gerçekten hakverilesi bi yazi olmuş. Emeginize sağlık.

      • Alkan Öztürk

        Teşekkür ederim Naz 🙂 Bir şeyler katabildiysem sana, ne mutlu bana

    • Berna05

      Doğru bu söylenen elememiz gerektiğini anlatıyor mutluluk için vazgeçmek gerekiyorsa gecicez.Savunmaya geçti öyle olmadığını unutmadığını, beni düşündüğünü dile getirdi tabi inanmıyoruz bu sadece reflex savunma réflexi. Sosyal medya da takip ettiği kişileri görüyoruz yeni insanlar commentler dönüyor, o size vakti olmadığını söylerken. Bunu bilimsel olarak da okumuş oldum teşekkürler.
      Ben açık açık söyledim tasvirini yaptım kendisine bişeyler koptu o gün bugündür.

      • Alkan Öztürk

        Zaten ihtiyaçlarını, düşüncelerini, kalbinde olanları açık açık söylediğinde (sinirlenmeden), bu tip erkeklerde bir şeyler uyanır. Ama maalesef çoğu zaman, şans geçmiş oluyor. Düşüncelerini benimle paylaştığın için teşekkür ederim Berna 🙂

    • Banu

      Yüreğine ve kalemine sağlık Sevgili Alkan, harika bir yazı ve bir rehber olmuş. Bende uymayannteknbir taraf var o da; hem sevgilim hem de ben huzuru birbirimizde bulduğumuzu sık sık tekrarlıyoruz. Ben onu kaçıran şeyin de bu olduğunu düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi ✌ Bir kadında huzur bulmak bu adama bağlanma korkusu yaşatıyor Bizlerdeyse maalesef tam tersi Sevgiler,

      • Alkan Öztürk

        Sık sık huzurlu olduğunuzu belirtmeniz çok iyi bence. Ancak “söylemektense”, huzurlu olduğunuz anları yaşamanız daha rahatlıcı olabilir (onun için). Bir denemeye değer 🙂

    • Yeşim Kapçak

      Teşekkürler Alkan, ellerine emeğine yüreğine sağlık çok aydınlatıcı olmuş

      • Alkan Öztürk

        Beğenmene sevindim Yeşim 🙂

    • Nigara

      Çok güzel bir yazı olmuş. Eğitici. Ellerine sağlık, Teşekkürler!

      • Alkan Öztürk

        Yorumun için çok teşekkür ederim 🙂

    • Dilek

      Ben katılmıyorum ben beni hiç heycanlandırmayan birine aylarca peşimden koştuktan sonra şans verdim ve onu sevdim sonradan 2 yıl sonra ayrıldı benden 🙂 şimdi tekrar bir şans istiyor benden bence ölsün bu tarz adamlar bundan sonra benden alabilecekleri tek şey nefret

      • Alkan Öztürk

        İki yıl sonra ayrılmışsanız, bunun önce sebebine bakmak lazım. Aslında sebebi ya da problem ne olursa olsun, ayrılık kelimesini hemen ağza almamak lazım. Özellikle bu kadar uzun bir ilişkide, eğer ayrılık düşünülüyorsa biri tarafından, bana göre en az bir kaç ay tartmak ve düşünmek lazım..

        Öyle anlık bir sinirle alınmış bir kararsa, devamında da yaşanması bence büyük bir ihtimal 🙂 Ama esas soru: Kalbin gerçekten ne istiyor?

        • Dilek

          Bilmiyorum çok tartışan bir çift değildik ve son güne kadar da dibimden ayrılmadı ve sebebi iş yoğunluğu babasının hastalığı vb.saçma sapan nedenler ha ayrılmak istemedi zaman istedi bende tüm zamanların onun olabileceğini söyleyip bitirdim bence biten bir ilişkiye şans vermemek lazım seven insan ayrılamaz ben buna inanıyorum belli ki bana olan sevgisi bitti ve uzaklaşmak istedi şimdi hata yaptığını düşünmesi için çok geç çünkü ben onu sevmeyi bıraktım kadın sevmekten vazgeçince geri dönüşü olmuyor malesef

          • Alkan Öztürk

            Kesin kararın buysa, yapacak hiçbir şey yok. Dediğine katılıyorum. Seven insan ayrılmamalı. Durumunu sana ayrılmadan önce izah etseydi, kötü hissettiğini ve bir müddet yalnız kalmak istediğini, ne yapardın?

            • Dilek

              Yine aynı cevabı verirdim biz niye yalnız kalmak istemiyoruz zor durumlarda destek olmak istiyoruz gerçek şu ki artık seçenek çok bir etrafına bakmak istedi ve beni de onu bekler vaziyette bulacağını sandı 🙂 malesef o işler öyle olmuyor benim gibi babası tarafından terkedilen kadınlara bunlar zerre dokunmaz ayrıldığımız an sildim kafamdan babamı silmişim ben yahu çok zor değil yani bunu hesaba katmadı şuan onu sevmediğime inanamıyor mahvolduğunu görmek bile bana itici geldi keşke yokolsan dedim nefret bile edemedim sanırım birini gerçekten umursamamak en acı verici şey ben ikinci şanslara inanmam biz kadınlar için öle birşey yok ayrıldıktan 1 sene sonra geri dönmek istemek bana göre zavallılık ha 1 ay sonra dönseydi de aynı şekilde istemezdim ama diğer hemcinslerim için belki bu süre yeterlidir ben erkekleri gözümüzde büyütmeyelim ve onlar nasıl dönüp gidiyorsa bizde gidelim diyorum bir sürü yazı şöyle yaparsan seni sever böle yapmazsan sevmez kim bunlar yahu ne özelikleri var çok istiyorlarsa onlar benim peşimden koşsun ben özelim ve tekim 🙂

            • Alkan Öztürk

              Güzel 🙂 Son söylediklerin önemli. Değerli olan sensin 🙂 Paylaştıkların için teşekkür ederim Dilek

      • Binnur

        Erkeklere ölüm

        • Alkan Öztürk

          Bu bakış açısıyla hiçbir şey değişmez. Ama ciddi söylemediğini tahmin etmek istiyorum 🙂

    • zaman kızı

      İlk defa okuduklarım beni tıka basa doyurdu Alkan. Teşekkür ederim.

      • Alkan Öztürk

        Bu hissi ilk defa yaşattıysam, daha ne olsun 🙂 Sevindim bu yorumuna

    • Fulya

      Yazdıklarını okurken yaşadıklarımı okuyorum sanki ve doğrusunun ne olduğunu öğreniyorum bunun için ve bana kattığın faydalı bilgilerin için çok teşekkür ediyorum her zaman ki gibi:)

      • Alkan Öztürk

        Ben sana teşekkür ediyorum Fulya 🙂 Zaman ayırıp okuman hatta yorum yapman benim için çok değerli. Umarım ilerde daha güzel etkinliklerde görüşürüz.

    • Serap

      Her zamanki gibi nokta atışı tespitlerin sevgili Alkan çok teşekkür ederim. Seni tanımış olmak son zamanlarda kendim için yaptığım en muhteşem şey hatta mucizesin yaşamıma kattığın her yenilik için sana binlerce kez teşekkür ediyorum

      • Alkan Öztürk

        Bu güzel yorumlarını eksik etmediğin müddetçe, ben sana teşekkür ediyorum Serap 🙂 Valla yorumların kesilirse, küserim ona göre :))

    • Müzeyyen

      Yazi ve önerileriniz için teşekkürler 🙂 ben ömrüm boyunca gerçek bir ilişki yasiyamadigim icin maalesef çok şey söyleyemem ama erkeklere kötü davrandiginda ya da çok onemsemediginde daha değerli olunduğunu gördüm neden böyle davranmamizi bekliyorlar anlamıyorum halbuki ben içi dışı bir olan biriyim rol yapmayi sevmem arkadaslarim beni böyle sevdiğini söylüyor ama iş ilişki kismina gelince farkli oluyor bunu anlayamıyorum 🙁 sizin dediğiniz gibi ilgimi cekmeyen erkekler ilgi gosterirken hoslandigim erkekler ilk basta cok ilgi gosterip sonra kaciyorlar :/

      • Alkan Öztürk

        İşte ilginç olan o. İlgini çekmeyen adamlar, belki de senden hoşlandığını belli ediyor ama üzerine düşmüyorlar. Kendilerine güveniyorlar. Bu yüzden bir çok kadın da o tip adamların farkına varmıyor.

        Sonra gidip yanlış adamı seçiyorlar. İşler ciddileşince de adam ortadan kayboluyor 🙂

    • Julide

      Alkan çok güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler. Sen harikasın 🙂

      • Alkan Öztürk

        Teşekkür ederim Julide 🙂 Harika olan sensin

    • szn

      Kendime geldim sevgili Alkan yüreğine sağlık

      • Alkan Öztürk

        Bunu duyduğuma çok sevindim. Daha büyük mutluluklar diliyorum 🙂

    • Didem

      Emeginizesaglik cokguzel bir yazi..fakat yazmadan edemiycem..boyle bir ikigün kaybolup sonradan hicbisey olmamis gibi davranan bir erkekmodeli taniyor ve sabrediyorum..o yazana kadar yazmiycam diyorum ama buseferde kaybetme yada unutulma korkusu basgosteriyor..anlayamiyorum biz neyiz.birvarbiryok..biarkds gibi bisevgili….ben baglanan modelim kesin..neyapmaliyim..açikca konusmalimiii ..kovalanmak icin kacmalimiiii…yakovalamazsaaa …teskkurler

      • Alkan Öztürk

        Yapacağın şeyi tek kelime ile söyleyeyim: DEVAM ETMEK.

        Belli ki hoşlandığın kişi, sana ihtiyacın olan ilgiyi ve değeri göstermiyor. Bu durumda seviyorum demek sadece kendini kandırmaktır. “Ya başkası olmazsa?” gibi bir korku tamamen saçmalık. Dünyada seni kat ve kat mutlu edebilecek binlerce erkek dolanırken, maalesef ilgi göstermeyene bakılıyor. Bunun sebebi de yazıda söylediğim gibi ilk etapta heyecanlandırması.

        Sonrasında yüzünü görüyorsun işte. Önerim şu: İlk tanışmada heyecanlandırmayan erkekleri de değerlendir. Daha mutlu olacağının garantisini veririm.

    • Tülin Canbuldu

      Ahh canim ahh bu yazıyı 10/13 yıl önce okusaydım yada Şimdiki aklımla bu yazıyı onaylanma halim 10 yıl önce karşıma çıksaydı çok şey başka türlü ilerlerdi. Enkaz altında kalan onca yıllar ömürlük dertler yaşamadım. Dikkate alın Gençler.Kaleminize sağlık Teşekkür ederim

      • Alkan Öztürk

        Bu yorumunu okuduğum bir yandan sevindim çünkü hayatına dokunduğumu gördüm. Ama bir yandan da inan içim acıdı. Üzüldüm Tülin 🙁 keşke daha önce başka kaynaklar olsaydı da insanlara anlatılsaydı.

    • berrin

      Merak ettim şimdi,bu kaçınmacı tip kimde takılı kalıyor o halde, güvenli tipte mi?

      • Alkan Öztürk

        Her ikisi de olabilir. Ama güvenli tipin yanında daha rahat olacaktır 🙂

    • mujde aytekin

      İlk defa bugune kadar ne yadadigimi ve nedenini bukadar net idrak ettim, ve bu yazi sayesinde. Tesekkurler Alkan. Keske bu idrak noktasina seneler once varabilseydim. Bazen bazi seyler icin okadar cok gec kalinmis oluyorki, telafisi olmayan hasarlar olusmus oluyor…

      • Alkan Öztürk

        Hasarın telafisine bakmamak gerekir. Hasar sonrası neler öğrendiğin ve ne kadar güçlendiğin bana göre önemli olandır 🙂 Bu güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. Farkındalık kazanmana çok sevindim.

    • tanser ünlü

      düşüncelerinize sağlık çok güzel bir yazıydı tam 12 den etkileyen tesbitleriniz için teşekkür ederim

      • Alkan Öztürk

        Yorumun için ben sana teşekkür ediyorum Tanser 🙂

    • sabiha

      Heyecanlandıran ya da heyecanlandırmayan, nerde bu erkekler? Yaşın 30u aştıysa bekar, düzgün bir erkek bulmak neredeyse imkansız. Hepsi kapılmış oluyor zaten

      • Alkan Öztürk

        Sırf bu inancından dolayı o erkekleri hayatı çekiyor olma ihtimalin ne kadar? Bekar insanlar çok. 30’unu geçmiş ve bekar olan erkek arkadaşlarımın sayısı da fazla. Ben kendi hayatımda görebiliyorum. Sen neden göremiyorsun?

    • şebnem

      Muhteşem bir yazı,bu kadar sade ve net anlatılır…Aradığım tüm soruların cevabını buldum Alkan,sana ne kadar teşekkür etsem az

      • Alkan Öztürk

        Bunu duymak beni sevindirdi Şebnem 🙂 Umarım daha derin farkındalıklar edinirsin zamanla

    • Merve

      Harika.Düşündüğüm sorularin cevabı tam da burda dediğim bir yazı olmuş.Hayran kaldım ve başarılarınızın devamını dielerim.

    • Merve

      Harika.Düşündüğüm sorularin cevabı tam da burda dediğim bir yazı olmuş.Hayran kaldım ve başarılarınızın devamını dilerim.

      • Alkan Öztürk

        Teşekkür ederim Merve 🙂 Beğenmene çok sevindim

    • Merwe

      Bu durumu farkedeli yaklasik bir sene oluyor ve begmedigim benim ilgi alankmda olmayan birine sans verdim arkadas olabilmek adani…elbetteki hayatima aldigin erkeklerle ortak noktask var…ama bu yazidaki gibi sonrasinda gelisen oturan duygulardan olusan dingin bir iliski olustu ve olusmaya da devam ediyor…yaziniza katiliyirum. Farkindaliginiz ve alginizin artarak devam etmesi ve bizlere aktarmaniz dilegiyle…

      • Alkan Öztürk

        Bunu duyduğuma sevindim Merve 🙂 Zamana ve sabıra ihtiyaç var belki de.. Umarım çok daha mutlu olursunuz 🙂

    • Tuğba

      Merhaba…
      Yazılarınız etkileyici . Kendimden bi çok maddeler buldum . Ama şunu göz ardı edemeyeceğim gerçekten kaçan kovalaniyor ve biz insanoğlu da hep kaçanın peşindeyiz , etrafımızda bize hayran olan insanlara da göz ucu ile bile bakmıyoruz, bunu da kanunlaştırdık malesef . Ben kovalamıyorum ama sevdiğim aşık olduğum insan ne gönderiyor ne de tam bende değil , bırakmıyor da , bu konuda oldukça şaşkınım 🙁

      • Alkan Öztürk

        Yorumuna geç cevap veriyorum. Bu konuyu seninle telefon üzerinden konuştuk Tuğba. Dediklerine katılıyorum ama yaşadığın durumun seçtiğin adamla tabii büyük bir ilgisi var.

    • Şerife

      Aynı benim yaşadıklarım sanki. Dogru tespitler. Keşke bende bu yazıyı bir sene önce okuyabilseydim. Aslında benzer çok yazı okudum ama sizin yazınız daha net farkettim. Bende kaybetme korkusuyla çok üstüne gittim kovaladım ona göre hata yaptım ve üstelik varla yok arası olan bir ilişkide aldatıldım. Bende de farkındalık yarattığımız için teşekkürler.

      • Alkan Öztürk

        Bunu duyduğuma sevindim Şerife 🙂 İnsan bunları fark edince ancak, yaptığı hataları yapmamaya başlıyor. Umarım sana da bu süreçte destek olabilirim

    • AUDREY

      Bunun şu an aynısını ben yaşıyorum.Ama bir fark var ; dengesiz ,geri vites erkek değil bir kadın,yani ben.Bu konuyla ilgili bir yazın veya ilerleme yöntemin var mı? Çünkü artık bunu çözmek istiyorum.Bağlanamama,yakınlaşamama sorunlarımı çözmek istiyorum. Aslında muhtemel erkek arkadaşım bana destek vermek için dengesiz davranışlarımı bile kabul ettiğini söylüyor.Ancak ben yine de kendimi veremiyorum, çevre tarafından gelecek yargılar ve gizli yaşama zorunluluğu gibi sorun var, ben öyle görüyorum ve bu beni çok huzursuz ediyor. Henüz başlanmamış bir ilişki olsa da bu düşüncelerden kurtulamıyorum.O yüzden de bir ileri bir geri giden bir süreçteyiz, daha doğrusu ben. O da bundan etkileniyordur, her ne kadar her şeyime evet dese de. Beni böylece kabul eden birine karşı eksik hissediyorum.Bu da beni mutsuz ediyor , ilişkide görünür olmayan benim şu anda. Nasıl bir tavsiyen olurdu? ve geri vites kadın yazın olacak mı? teşekkür ederim.

      • Alkan Öztürk

        Evet… Ben bir açıdan bahsettim ama aynısını kadınlar da yaşıyor. Hatta bu bloğu takip eden bir çok kadın bu kategoride. Sana önerebileceğim tek şey, benden danışmanlık alman. Bunun alakalı bir yazı yazsam dahi, çözümü için fayda etmez. Sadece bilgilenmiş olursun.

        • Esra

          Elinize yüreğinize sağlık gerçekden kusursuz bir yazı çok teşekkür ederim

    • Begüm

      Yazılarınız muhteşem yahu! Elinize, emeğinize sağlık, cidden teşekkürler!
      Değindiğiniz noktaların en az yarısının bilincinde olup uygulamaya çalışıyor olsam da, yazınızı okuyarak bir daha üzerinden geçmekle zihnimde daha fazla yer etmiş oldu. Artık sonuna kadar eminim ki, kimseye hak ettiğinden fazla değer verilmemeli, körü körüne bağlanmamalı. Olmuyorsa olmuyordur deyip geriye bakmadan yoluna devam etmeli. Gerektiğinde biraz da gaddar olabilmeli, Dünya’daki tek insan o değil, Dünya’nın sonu da değil diye düşünebilmeli. Sadece onu görmemeli. Çivi çiviyi söker hesabı duygusuza duygusuz olabilmeli. Belki işe yarar da değişir/düzelir, ki genelde de o kaçanlar bir gün geri dönerler. 🙂 Dayanabiliyorsan geri döndüklerinde de bu sefer sen istemeyeceksin. 🙂 Zaten hiç bir ilerleme/geri dönüş yoksa sana duygu beslemek şöyle dursun: umursamıyordur bile. Dolayısıyla ne sana, ne sevgine, ne de ilgine de layık değildir. Kaybedecek olan da sadece o olur. Biraz uzun oldu ama ben de bir şeyler katmak istedim. 🙂 Ablama da bahsedeceğim yazılarınızdan. 🙂 Sevgiler!

      • Alkan Öztürk

        Harikasın Begüm 🙂 Yorumlarının devamını bekliyorum. Benim sana tavsiyem, zaman zaman aynı yazılara geri dönüş yapıp okumandır. İnsan hayatta ilerledikçe, bu tip yazılara farklı açılardan bakabiliyor.

        Yeni şeyler öğrenebiliyor. Bu senin için güzel bir serüven. Aramıza hoş geldin 😉

    • Nazan

      Alkan çok teşekkürler, emeğine sağlık. Tek kelimeyle mükemmel bir yazı, çok açıklayıcı. Dediğim gibi emek verilmiş ve hepsi de çok doğru tespitler. Yazının sonundaki önerin ise çok güzel. Yani hem mükemmel şekilde durumu açıklamışsın yazıda ve yazının sonunda da çözümü sunmuşsun çok doğru ve yerinde bir tavsiyeyle.
      Yazılarını uzun bir süredir takip ediyorum. İlk okuduğumda da beğeniyorum yazılarını ve aydınlanıyorum ama bu yazında olduğu gibi tekrar okuduğumda da belki ilk okuduğumda dikkatimi çekmeyen veya o anki farkındalığımla faydalanamadığım önemli tespitleri farkediyor, yararlanıyorum.
      Kendi adıma şöyle düşünüyorum ve eminim seni takip eden pek çok kadında öyle düşünüyordur ki yazıların çok önemli bi boşluğu dolduruyor. Bu işin eğitimini almış bir profesyonel ve algısı açık, empati yeteneği yüksek biri olarak tecrübelerinden elde ettiğin sonuçları bizle paylaşıyor bi de bunların üstüne insani değerleri yüksek biri olarak müthiş bir iş yapıyorsun. Dediğim gibi seni takip eden pek çok hemcinsimin böyle düşündüğüne eminim. Umarım bu çalışmaların yoğunlaşarak devam eder ve bizimle olmaya, bilgilerini, araştırmalarını bizimle paylaşmaya devam edersin. Senin bu çalışmalarına idealist duygularla yaklaştığının ve insanlara yardımcı olduğunda mutlu olduğunun ve amacının insanların hayatına dokunmak, mutlu olmalarına elinden gelen katkıyı sağlamak olduğunun farkındayım. Umarım bu çalışmaların geniş kitlelere yayılır, seni henüz farketmeyen insanlarda seni farkeder, yazılarından yararlanır. Ayrıca birebir danışmanlık hizmeti verdiğini de biliyorum. O çalışmalarının da insanlara bireysel olarak çok fayda sağladığına eminim.
      Sonuç olarak çalışmalarının ve başarılarının devamını dilerim Alkan. Çok teşekkür ederim sana kendi adıma. Umarım hep hayatlarımızda olmaya devam edersin. En güzel dileklerimle…

Leave a Reply

Your email address will not be published.