Onunla görüşmeyeli sadece bir ay olmuştu.

İş sebebiyle 2 aylığına yurtdışında bulunmam gerekiyordu. İki ayın birinci ayını doldurmadan, hiç tahmin etmediğim tartışmalarımız başlamıştı.

Bir gün mutluysak, iki gün mutsuz oluyorduk.

Tek taraflı değil bu arada…

Ben bazı konuları ne kadar dert ediyorsan, o da ayrı konuları dert ediyordu.

Sürekli bir gerilim hali. Gün geçtikçe ilişkimizi daha da yıpratıyordu.

Tamam.

Uzaktan bir ilişkiyi sürdürmek öyle kolay bir şey değil. Özellikle de partnerinin fiziksel yakınlığına çok fazla ihtiyacın varsa…

Ama 2 ay ne ki?

Hemen geçer…

Öyle değil mi?

Yok hayır. Öyle değil.

Daha iki ayı doldurmadan ayrılık kararı almıştık. En başında anlam veremediğim bir ayrılık kararıydı ama zamanla sebebini anlamıştım. Doğru bir karardı aslında.

Ayrılmanın doğru ve yanlış tarafı var mı… Tam olarak bir şey söyleyemiyorum.

Ama sağlıklı bir ilişkiyi nasıl sürdürmen gerektiğini bilmiyorsan, ayrılık eninde sonunda gelecektir. Ve geldiğinde de doğru bir karar olarak gelecektir.

Sağlıklı bir ilişkiyi nasıl sürdürmen gerektiğini bilmiyorsan, ayrılık eninde sonunda gelecektir.

İlişkinin temelleri sağlıklı değilse, iki kişi için yıpratıcı bir süreç olacaktır. Yıpranmadan ayrılmak, belki de en doğru karar…

Bu yüzden sana sağlıklı ilişki için neler yapman gerektiğini anlatacağım. İster yeni bir ilişkiye başlamış ol, ister uzun yıllardır bir ilişkinin içinde ol, ya da şimdilik yalnız ol… Bu yazıda öğreneceklerin, yıpratıcı ilişkilerden seni kurtaracaktır.

Sağlıklı ve huzur dolu bir ilişkiyi nasıl sürdürmen gerektiğini öğreneceksin.

Heh belirteyim: Kolay değil.

Özellikle bugüne kadar yaşadığın ilişkilere farklı yaklaştıysan, psikolojik olarak zorlanabilirsin. Ama merak etme. Her zaman yaptığım gibi olabildiğince kolay ve anlaşılır anlatacağım.

Sağlıklı İlişkinin Basit Tanımı:

Her şeyden önce, sağlıklı ilişkinin ne anlama geldiğini anlamak gerekiyor. Bunu olabildiğince basitleştirecek olursam şöyle söyleyebilirim:

Sağlıklı ilişki, iki tarafın da mutlu olduğu ilişkidir.

Sağlıklı ilişki, iki tarafın da mutlu olduğu ilişkidir.

En basit haliyeli böyle söyleyebilirim. Bana katılıyor musun?

Sanırım evet (Mutsuzluklar da olacaktır ama buna daha sonra değineceğim).

Tabii mutlu kelimesini açmaya kalkışınca işler karışabilir.

Neden biliyor musun?

HERKESİN MUTLULUK TANIMI KENDİNE GÖRE DEĞİŞİR.

Sen mutluluğu A diye tanımlarken, karşında erkek B diye tanımlayabilir.

Senin mutluluk tanımın, benimkinden farklı olabilir. En yakın arkadaşınınkinden de farklı olabilir. İşte işler burada değişiyor.

En başında bunu kabul etmek lazım: İlişkide mutluluğun tanımı, kişiden kişiye değişir.

Dolayısıyla sağlıklı ilişkinin “detaylı” tanımı da değişecektir.

Ne demek istediğimi anlıyor musun?

Bu tanımın herkese göre değişebileceğini anladıktan sonra asıl meseleye gelebilirim.

Sen mutluluğu A diye tanımlarken, karşında erkek B diye tanımlayabilir.

Senin için Sağlıklı İlişki Ne Anlama Geliyor?

Soru apaçık ortada.

Ama cevabını vermeden önce, neden bu soruyu sorduğumu anlaman gerekiyor. Şimdi lütfen dikkatini ver.

Her insanın tahammül edeceği ve edemeyeceği sınırları vardır. Mesela benim sınırlarımdan bir tanesini seninle paylaşayım:

Randevuda olduğum bir kadın, ben ona odaklanırken o telefonuyla ilgileniyorsa, bu benim için sınırım ötesinde bir davranıştır. Telefonuna hiç bakamaz demiyorum. İstediği gibi bakabilir ama nezaketini de göstermesi gerekir.

Aksi halde ben orada yokmuşum gibi davranıyorsa, gözümdeki değeri çoktan düşmüştür.

Tahammül edemediğim bir davranışı seninle paylaştım.

Bunun gibi daha bir çoğu var. Eminim senin de hayatında böyle sınırların vardır.

İnsan ilk önce bu sınırların farkına varması gerekiyor.

Sınırlarımız tecrübeyle şekilleniyor. Mesela bundan yıllar önce yukarıda bahsettiğim telefon senaryosunu yaşamamış olsaydım, muhtemelen o örneği seninle paylaşmayacaktım.

Belki bir kaç kere yaşadım ki, rahatsız olduğum bir durum olduğunu anladım.

Her insanın böyle sınırları vardır.

Ama gel gör ki, bazen sınırlarımızın aşılmasına izin veriyoruz.

Özellikle bir çok danışanımda bunu görüyorum. Normalde tahammül edemeyecekleri davranışlara izin veriyorlar.

Örnek vereyim… Belki sen de kendini bu durumun içinde bulabilirsin:

Çok sık karşılaştığım sınır ihlallerinden biri İLGİSİZLİK.

Partnerinin neredeyse %100 ilgisiz davrandığı bir ilişkiyi sürdürmek ister misin?

Eminim ki ilk cevabın “Hayır” olacaktır.

Ama işin ilginç tarafı, kadınların bir çoğu buna izin veriyor. Tabii duygular ve yaptığın yatırım işin içinde olunca, kararların biraz mantıksızlaşabiliyor.

İlginç ama gerçek…

Belki ilişkide “ilgisizlik” kesinlikle tahammül edemeyeceğin bir sınırındır. Ama buna izin verme ihtimalin çok büyük. Geçmişinde bunu yapmış olabilirsin bile.

Bilemiyorum…

İlgisizliği kabul etmek, tahammül edilen sınır aşımlarından sadece bir tanesi. Sen geçmişinde buna izin verdin mi mesela?

Sağlıklı Bir İlişki için Atman Gereken İLK Adım

Ah ah…

Az önceki cümlelerimde belki de kendini gördün. İlgisiz davranan bir erkeğe aylarını belki de yıllarını verdin.

Ya da hala veriyorsun…

İlişkinin sağlıklı olması için atman gereken ilk adımdan bahsedeyim:

SINIRLARINI TANIMAN GEREKİYOR.

Özellikle kültürümüzde gördüğüm şey şu: İnsanlar ilişkide çoğu sınırlarının ihlal edilmesine izin veriyorlar. Bunu aşk ve sevgi olarak görenler dahi var.

Hayır canım.

“Onu sevdiğim için bunları yaptım.” diye bir şey yok.

İçten içe en sinir olduğum cümlelerden biridir bu arada. Tabii danışmanlık seanslarımda normal ve olağan görüyorum. Ama sonrasında düşününce, içten içe sinir oluyorum 🙂

Sonra “Güçlü Kadın” yaklaşımımı anlatınca, insanlar sadece “Acılara katlanan Kadın” olarak algılayabiliyorlar.

“Bu kadar eziyet etmesine rağmen, dayandım. İlişkiyi ayakta tutmak için çabaladım. Her kötü davranışına göz yumdum. Bütün bunları boşuna mı yaptım?”

Evet.

Güçlü kadın demek, acılara katlanan ve sınırlarının ihlal edilmesine izin veren kadın demek değildir.

Güçlü kadın, sınırları ihlal edildiğinde bunu net bir şekilde anlatır. Zaman tanır. Belki 1-2 şans daha verir. Ama değişen bir şey yoksa, iki kere düşünmeden net bir karar verir.

Çünkü bu kadının hayatında negatif ve ruhunu sömüren insanlara yer yoktur.

(Son 6 cümlemi tekrar oku)

Hmm…

Siyah beyaz yaklaşımlardan ne kadar uzak durmaya çalışsam da, bu sefer böyle bir yaklaşım yapmak zorundaydım.

Sanırım içimdeki siniri kustum.

Ama demek istediğimi anlıyor musun?

Sağlıklı bir ilişki için ilk önce kendi sınırlarını bilmen gerekiyor.

İnsanlar ilişkide çoğu sınırlarının ihlal edilmesine izin veriyorlar.

Sınırlarını Koruman Neden Önemli?

Bunu açıklayıp açıklamama konusunda tereddüt ettim. Üzerinde düşününce, sınırların neden önemli olduğunu insan az çok anlayabilir.

Ama yine de yazının açıklayıcılığını arttırmak için bir örnek vermek istiyorum.

Bir ilişkide olduğunu varsayalım.

Sınırlarından bir tanesi, ilgisizlik (yine yukarıdaki örnekten devam ediyorum).

İlişkiniz ilerlerken, karşındaki erkekten hiç beklemediğin bir davranış görüyorsun.

İki gün boyunca hiç cevap vermiyor. Ortadan kayboluyor. Tabii sen de rahatsız etmemek için zorlamıyorsun. Aslında burada bir anlamda sınırının ihlal edilmesine izin vermiş oluyorsun.

Eğer ki en büyük beklentilerinden biri sevgilinin seninle ilgilenmesiyse fakat o iki gün kaybolarak bunu ihmal ediyorsa, burada ciddi bir problem var.

Hadi ama ilk defa oldu diyelim.

İyimser olmaya çalışıyorsun.

Belki ciddi bir işi çıkmıştır ve yoğunluktan dolayı sana yazamamış olabilir (48 saat eder 2880 dakika. O kadar yoğun ki, 2880 dakikanın içerisinde 1 dakikasını bile haber vermek için ayıramıyor. İşi gerçekten çok yoğun. Hadi şimdilik iyimser kalalım).

Neyse iki günün sonunda sana tekrar yazmaya başlıyor. Bir kaç kere buluşuyorsunuz. Her şey yolunda.

Sonra yine ortadan kayboluyor.

Bu sefer 3 gün haber yok. Sen yine merak ediyorsun. Gün içerisinde düşünüyorsun. WhatsApp’a bakıp, çevrimiçi olup olmadığını kontrol ediyorsun.

Ama yine ısrarcı görünmemek için bir şey demiyorsun.

Attığın mesajlara zaten cevap vermediği için, kendini tutmaya çalışıyorsun.

İlgisizlik sınırının tekrar aşılmasına izin veriyorsun.

Tebrikler.

Üç günün sonunda yine her şeyin yolunda olmasına rağmen, bu süreç devam ediyor. Zaman zaman ortadan kayboluyor.

Sen daha sonra onunla konuşmana rağmen, değişen bir şey olmuyor.

Ama sonuçta seviyorsun. Aşkın için bunlara katlanıyorsun, öyle değil mi?

Ah ah…

Yemin edebilirim ki yukarıdaki sürecin içinde olan bir kadını SADECE mutsuzluk bekliyor.

Yani sağlıklı ilişkinin tamamen zıttı.

Hatırla. En basit haliyle sağlıklı ilişkiyi tanımladığımızda, iki kişinin de mutlu olması demiştik.

O hayatından belki memnun. Peki sen?

Bu sürecin içinde olan bir kadını SADECE mutsuzluk bekliyor.

İlişkide Mutsuz Olmak için Yapman Gereken Tek Şey

Sorunun cevabını tahmin edebiliyor musun?

Sanırım evet…

İster romantik bir ilişki, isterse arkadaşlık ya da aile ilişkisi… Herhangi bir ilişkide mutsuz olmak istiyorsan, sınırlarının ihlal edilmesine izin vermen yeterli.

Şunu da söyleyeyim: FARKINDA OLMADAN bir kaç kere izin verdiysen devamı mutlaka gelecektir. Kara boşluk gibi seni yutacaktır.

Ondan sonra neden bu hale geldiğini sorgulayacaksın 😉

Aman aman… Dikkatli ol!

“Farkında olmadan” kelimelerini büyük harfle yazdım çünkü kadınlar buna en başında bilinçsizce izin veriyorlar. Tabii bilinçli bir şekilde karşındaki insanı tanımak için sınırlarının ihlal edilmesine izin verebilirsin.

Hemen ilk ihlalde silip atmak doğru değil.

İki insanın birbirini tanıması için zaman gerekir.

Farkında olmadan defalarca sınır ihlallerine izin veriyorsan, durumun iç açıcı değil. Hatta çok kötü.

Bu yüzden ilk adım sınırlarının farkına varman.

Bunu nasıl yapacaksın biliyor musun?

Sana yardımcı olacağım. Ama şunu bilmeni istiyorum: Yazıyla sadece sınırlı destek verebilirim. Bu konuda ciddiysen, benden ve ekibimden destek almanı kesinlikle tavsiye ederim.

Sınırlarını Tanımlamanın Etkili Yolu

Çok basit bir süreci takip etmeni istiyorum. Sırasıyla aşağıdakileri yap:

  1. Bütün ilişkilerini aklına getir.
  2. Partnerlerinde seni rahatsız eden durumları teker teker kağıda yaz.
  3. Kişilerin farklı olduğu ama rahatsız eden durumları aynı olduğu maddeler var mı?
  4. Tekrar eden maddelerin hepsinin yanına yıldız koymanı rica ediyorum.

Bu kadar basit. Yıldızlı olan ve tekrar eden süreçlerin hepsine bundan sonra önem vermen gerekiyor. Lütfen en az 1 saatini bu egzersiz için ayır. Diğer türlü okuduklarının hiçbir anlamı yok 😉

Eminim daha çok sınırın vardır. Ama ilk önce tekrar eden süreçlere son vermek lazım. Bundan sonra bu maddelerin hiçbirine tahammül etmemeni öneriyorum.

Yine söylemekte fayda var: Karşındaki erkekte yıldızlı durumları gördüğün gibi ilişkiye son vermeni istemiyorum.

Fark ettiğin ilk andan itibaren onu doğru bir dille uyarman gerekiyor (doğru dili nasıl kullanacağın yine bu yazının dışında bir konu).

Ona bir kaç kere şans verebilirsin. Ama 3’üncü uyarından sonra hala aynı davranışı gösteriyorsa, kusura bakmasın.

Artık ciddi bir karar vermenin zamanı gelmiştir.

Unutma, güçlü kadın demek acılara izin vermek demek değildir. Sınırlarını bilmen gerekiyor.

Sonucunda üzüleceğini bilsen bile (belki karar vermekten korksan bile), bu duygularla başa çıkabilmeyi öğrenmelisin. İşte güçlü kadın budur.

Sonucunda üzüleceğini bilsen bile, bu duygularla başa çıkabilmeyi öğrenmelisin.

Sınırlarını ihlal ettirmeyeceği bana söz veriyor musun?

Yorum kısmında cevabını paylaş 🙂 Geçmişinde hangi sınırlarına izin verdin?

Aşk Akademi


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi’nin Kurucusu

Aynı zamanda “Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam” diye de bilinir.

    24 replies to "Sağlıklı İlişkinin Sırrı: Stres Değil, Huzur Veren İlişkiyi Nasıl Yaratırsın?"

    • Başak

      Çoğumuz aşkı, ilişki yaşamayı hatta evliliği o kişiyi tamamen sahiplenmek olarak yaşıyoruz ve bu da yazıda bahsettiğin sınır ihlallerinden biri bana göre. Sonuç yine mutsuzluğa çıkıyor. Aşk ve ilişkiler mutlu olmak için yaşanmalı (arada tartışmalar olsa da).Ben değersizlik ve ilgisizlik sebepleri başta ve başka sebeplerle evliliğimi bitirdim kolay bir karar değildi elbette ama kendim için bu kararı almam gerekiyordu ve sırtımdan büyük bir yükün kalktığını hissediyorum. Yazın yine çok güzel olmuş tam da duygularımı anlatmışsın.Teşekkürler…

      • Alkan Öztürk

        Beğenmene sevindim Başak 🙂 Hoşuna gittiyse mutlaka yakın arkadaşlarınla da paylaş. Mutlu olurum 😉 Sevgiler

    • Nejla

      Evetttttt…. çok hoşuma gitti yazı… bunun beni çok yorduğunu, ruhumu sömürdüğünü, enerjimi düşürdüğünü kabul ediyorum ama artık izin vermicem.

    • Hilal

      Benimde var sinirlarim olmazsa olmazlarım. Verdiğiniz iki örnek benim için de geçerli. Ne kadar seversem seveyim iç dünyama fazla almaktan hoşlanmıyorum karşı tarafı. Az da olsa bir resmiyet olmalı diye düşünüyorum. Yani benimle alelade bir arkadaşıymis gibi ya da bir yakiniymisim gibi davranmalarina izin vermiyorum. Benden o hissiyatı aldıkları için pek aşan olmuyor duvarlarımi. Bir iki şanstan sonra ayırıyorum yollarımı. Yapmazsam mutsuz olacağımı düşünüyorum. Ve bu yüzden yalnız kalıyorum.. Bende istiyorum mutlu olayım ama durum böyle yaşasın tercih edilen doğru sandığım davranışlarım

      • Alkan Öztürk

        Tabii bu durumun negatif tarafı da var Hilal. Bazen beklentilerimiz gerçek dışı olabiliyor. Eğer ki çok kişiyle denediysen ve hepsine kusur bulup yollarını ayırdıysan, burada başka problemler olabilir. Dikkatli olmak lazım 😉

        • Hilal

          Evet bir problem var ama ne

    • Ebru

      Eline sağlık çok güzel olmuş

    • Duygu

      Benim de tam örneğini verdiğin gibi bir ilişkim oldu,6 ay boyunca aradı-aramadı-mesaj attı-mesajıma cevap vermedi diye diye beni içten içe çürüten bir ilişki idi. Bir gün tak etti artık, ben ne yapıyorum diye düşündüm ve farkettim ki o bu ilişkide mutlu,ben mutsuzum.kırmızı çizgim ilgisizlik ve sevgisizlikti; ama beni bu anlamda tatmin etmeyen,sürekli üzüp yıpratan ağlatan bir ilişkiyi sırf seviyorum diyerek devam ettirdiğimi farkettim,hem de onu defalarca kez uyarmama rağmen o aynı şekilde davranmaya devam ediyordu.Gerçek sevgi,aşk böyle olmamalıydı. Çok sevmeme,aylarca acı çekmeme rağmen bir mektupla bitirdim (yüzüne karşı söyleyemezdim çünkü,mektubu eline verip gittim). Güçlü olmalıydım,beni üzen bir yerde durmamalıydım, öyle de yaptım.Ona olan sevgim hala bitmedi ama benim istediğim bu tarz bi ilişki değildi. Çizgilerimizden taviz vermemeliyiz diye düşünüyorum

      • Alkan Öztürk

        Kesinlikle öyle olmalı! Her zaman söylerim. Standartların olacak bu bunların dışına kesinlikle çıkılmayacak.

    • evrim

      hepsine vermişim be Alkan. Fatal Error. Ah ah..

      • Alkan Öztürk

        Bundan sonra değişir Evrim 🙂 Kendini ciddi anlamda geliştiren tanıdığım ender insanlardansın. Bu yüzden eminim ki bütün güzellikler seni bekliyor 😉

    • Tanya

      Evet kendimden nefret ediyorum ama yine de sınırlarımın ihlal edilmesine izin veriyorum yanlızlıkla naş etmenin yolunu bulamıyorum ne kadar sosyal olsamda kalabalıkta bile çok yanlız hissediyorum birtek onun sesi bile mutlu etmeye yetiyor ama artık onu nile çok görüyo bana

      • Alkan Öztürk

        “Bir tek onun sesi mutlu ediyor” cümlesi her şeyi açıklıyor Tanya. Onun sesi olmadığında mutsuz bir insan olduğun anlamına geliyor. Neyse, bunun üzerinde çok konuşamam. Fakat sana bir an önce benimle konuşmanı tavsiye ederim. Danışmanlık programına katılmanı öneririm. Sevgiler

    • eda

      Alkan bey siz harikasıniz gerçekten . Daha önce de söylemiştim ne zaman bir problemim olsa ona yönelik oluyor yazdığınız konu şaşırıyorum. Şuan tam da böyle bir durumun içindeyim gerçekten ilgisizlik benim zayıf noktam tabiki uyardım sözel olarak da söyledim suan uzakta ama yine beni mutlu etmeyen bir davranış içinde hissediyorum ki olmayacak yine :-/ soruyorum açıkça böyle davranmanın sebebi ne diye ama cevap da yok öyle işte durum vahim . Bu Yazdıklarınız kararımi hizlandiracak sadece son şans vereceğim . Biliyorum ki değişmeyecek . Balık baştan kokar sözü gerçekten doğru bir söz .

      • Alkan Öztürk

        Aynen öyle 🙂 Harika bir söz. Fakat yazılarımın yaşadıklarınla eş zamanlı olması da güzel 🙂

    • Bilge

      5 yil sonunda güçlü kadın olarak ayrıldık acı çektik, unuttuk mu bilmem arada aklına geliyor çünkü sonra ilgisizlik gibi tanımlanan şeyin bin beterine rastladık. İnsan bazen ayrılma anı mi yanlıştı karşılaştığı kişiler mi daha Berbatlasiyor bir ikilemde kalıyor yalan değil ama yine de biliyorsun yıllarca ilgisizlik ile mutsuz kalmışsın inatla denemeye devam diyorsun başka çaresi yok herhalde. 5 yıldır yanliz olunca ikilemde kalıyorsun bazen geçmişte hissettiğini unutarak ama yazıyı okuyunca hatırladım. herhalde içimde sınırımı çok iyi hissettiğim bir anda konuşuyorum olmuyor söylüyorum olmuyor çok yoruldum ayrılalım demiştim diye demekki sınırım gerçekten beni görmezden gelmesi iyidi. Tanışıp daha tanışma sürecinde aynı şeyleri yaşamak garip oluyor ne umduk ne bulduk tarzı. Bari diğerinde tanışma süresinde özveri vardı sonradan bozuldu koptuk oluyorsun bilmiyorum nasıl bu günler aydınlığa çıkacak ama umarım çıkacak.

      • Alkan Öztürk

        Bunların hepsi öğreti Bilge. Yaşadıklarından doğru dersleri çıkarırsan, inanılmaz güzel bir hayat seni bekliyor demektir. Bunu unutma lütfen 🙂

    • Bilge

      Önemli bir yazı insan kendini tanımalı bilmeli kendini anlamalı ne istediğini bilmek daha doğru karar aldırır. Teşekkürler

    • eda

      Alkan bey siz harikasıniz gerçekten . Daha önce de söylemiştim ne zaman bir problemim olsa ona yönelik oluyor yazdığınız konu şaşırıyorum. Şuan tam da böyle bir durumun içindeyim gerçekten ilgisizlik benim zayıf noktam tabiki uyardım sözel olarak da söyledim suan uzakta ama yine beni mutlu etmeyen bir davranış içinde hissediyorum ki olmayacak yine :-/ soruyorum açıkça böyle davranmanın sebebi ne diye ama cevap da yok öyle işte durum vahim . Bu Yazdıklarınız kararımi hizlandiracak sadece son şans vereceğim . Biliyorum ki değişmeyecek . Balık baştan kokar sözü gerçekten doğru bir söz .

    • Sırma

      Ben de hep ayni ihlallerin yapilmasina katlanmisim cok kotu.sonunda kiymeti bilinemeyen degersizlesen yine ben olmusum dayanamadigim noktaya gelince birakmisim

      • Alkan Öztürk

        Bu senin için büyük bir öğreti. Bunun için mutlu olduğumu söyleyeyim 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published.