Her şey güzel başlamışken…

Dolu dolu zaman geçirmişken…

Sana tavırlarının ne kadar samimi, ne kadar içten olduğuna inanmışken…

Bir anda değişmesindeki anlam ne?

Neden tahmin ettiğinden başka bir adam çıktı?

Hmm…

Yoksa seni kullandı mı?

İşte en son sorduğum soru, bir çok kadını şüphelendiren ve korkutan bir soru. Gerçek mi değil mi bilemediğin…

Arada kaldığın sinir bozucu bir soru…

Ve eminim ki içten içe seni korkutuyor. Gerçek olma ihtimalini düşündüğünde, aşka olan inancının azalacağını (belki de biteceğini) hissediyorsun.

Farkındayım… Kolay değil güvendiğin birinin seni kullanmış olmasını idrar etmek… Seninle bir sır paylaşacağım:

İlgisine inandığın bir adam var (diyelim). Samimiyetine güveniyorsun. Diğerleri gibi 3 günlük bir ilişkinin peşinde değil.

Gerçekten seninle ilgilenecek…

Ömür boyu yanında olmak isteyecek…

Sana aşkı tattıracağından neredeyse emin olduğun bir adam.

Aradan zaman geçiyor. Belki bir kaç gün, belki bir kaç hafta. Bu adam 180 derece değişiyor.

Ne arıyor, ne soruyor.

Sen ona ulaşmak istediğinde telefonu belki açıyor. Ama hep bir bahane:

“Bitanem işler yoğun.”

“Annem babam arasında bir sorun var.”

“Ailevi problemlerle ilgileniyorum.”

“Yanlış iç çamaşırımı giymişim.” (bunu abarttım)

Anlayacağın adam artık eskisi gibi değil. Hmm… Böyle başlayan ve sonlanan hikayelerin ana sebebini seninle paylaşmamı istiyor musun?

Kesinlikle istiyorsun 😉

Ama paylaşmadan evvel sana gerçek bir hikayeden bahsedeceğim. Dikkatini ver…

Yaşadığım 1 Aylık İlişki: Ya da Onlardan Biri

Yakın bir arkadaşımı ziyaret etmek için 3 günlüğüne başka bir şehire uğradım. Buluştuğumuzda doğal olarak hayatımızda olan bitenleri konuştuk.

Sonra bilirsin işte… Erkekler bir araya geldiğinde konuşulan ana konulardan biri nedir?

Kadınlar.

Eh konu eninde sonunda buralara geldi.

O zamanlar hayatımda kimse olmadığı için yeni insanlara açıktım. Zaten ben konuyu açmadan, arkadaşım yakıştırdığı bazı kızlardan bahsetmeye başlamıştı.

Eh güzel… Başka güzel insanlarla yakıştırılmak hoş bir şey 🙂

Akşamında bir dans gecesine gitmeyi planlamıştık. Arkadaşım ve onun sevgilisinin yanı sıra, beni tanıştırmak istedikleri başka biri daha vardı.

Onu gördüğümde beğenmedim diyemem. Gayet alımlı, güzel bir kız (yazarken yanaklarım kızarıyor… Şaka şaka).

Gecenin ilerleyen saatlerinde sohbet etme fırsatı yakalamıştık. Bir kaç kere dans bile ettik. Eh doğal olarak aramızdaki etkileşimin arttığını hissetmeye başlamıştım.

Bu hikayeyi çok fazla uzatmak istemiyorum. Bir sürü ayrıntı olmasına rağmen, şu şekilde özetleyebilirim:

Bir kaç günün sonunda, yalnız kaldığımız bir anda dudaklarımız birbirine dokundu. Bu dokunuş da her şeyin tetikleyicisi oldu.

Ertesi gün, uzun yıllardır birlikte olan bir çift gibi el ele sokaklarda yürümeye başlamıştık. Dürüst olayım: Bu durum beni inanılmaz mutlu ediyordu (yapı olarak duygusal bir erkek olduğumdan dolayı).

Ama yaptığım yanlışın farkına 1 ay sonra varabilmiştim.

Aşağı yukarı bir ay boyunca ara ara görüştük. Görüşmediğimiz günlerde birbirimizi arıyor, telefonda sohbet ediyorduk. Bir araya geldiğimiz zamanlarda da bilirsin işte… Birbirini uzun zamandır tanıyan çiftler gibiydik.

Sonrasında gerçekleşen bir süreçten bahsedeceğim: Yaklaşık 1 hafta kadar konuşmadığımız bir zaman aralığı olmuştu.

Bu 1 haftalık sürecin sonunda oturup konuşmaya karar verdik.

Konuşmanın sonu, karşılıklı bir ayrılık kararıyla bitmişti. Arkadaşça ama 🙂 Stressiz, kavgasız bir şekilde…

Şimdi bu ayrılık hikayesinde üzülen bir taraf yok.

Fakat maalesef bir çok hikayede en azından bir taraf inanılmaz üzülüyor. Erkeklerin tarafından anlatmadığım için kadınların tarafından olayı inceleyeceğiz.

Başlayalım…

Hayal Kırıklığına Uğratan En Büyük Hata

Hikayeyi detaylıca anlatmadım. Önemi yok gerçi. Ama ilk önce tahmin etmeni istediğim bir şey var:

Sence anlattığım hikayedeki en büyük hata neydi?

Hmm… Şimdi bu senaryonun benzerini yaşamış kadınlar cevabı belki bulamayacaktır. İnsan olayın içinde olunca, dışarıdan bakamıyor.

Detaylara kapılıyor ve objektif olamıyor.

Ben cevabı seninle paylaşayım: Aceleci olmak ve hızlı karar vermek!

İnsan olayın içinde olunca, dışarıdan bakamıyor. Detaylara kapılıyor ve objektif olamıyor.

İşte en büyük hata bu! Farkında mısın? Günümüzde bir çok kadın (ya da erkek), bu hatanın içine düşüyor!

Hızlı evlilikler…

Tanımadığın birini sahiplenmeler…

Yine tanımadığın biriyle gelecek hayalleri kurmalar…

Danışmanlık seanslarında konuştuğum 10 kadından 9u bu hatadan dolayı yaşadıkları hayal kırıklığını benimle paylaşıyorlar. İstatistiğin bu kadar net olup olmadığını bilmiyorum.

Tamamen içgüdüsel rakamlar verdim. Ama çoğunluğun bu hatayı yaptığını biliyorum.

Belki sen de yapıyorsun!

Geçtiğimiz günlerde bu yazının araştırmasını yaparken, bir not almıştım. Seninle o notumu paylaşmak istiyorum:

…Hadi sevgili oldunuz diyelim. Harika! Ama yapılan yanlışlardan en büyüğü, sevgili olur olmaz geleceğe yönelik hayaller kurmak. İlişkiyi olduğundan daha da ciddiye almak.

Niyetin ciddi olabilir. Ama 3 günlük tanıdığın sevgiline de hayatının adamı muamelesi yapmamalısın. Dördüncü gün ortadan kaybolduğunda, "Erkeklere güven olmaz." yorumu yapılıyor.

Dört günlük adamdan nasıl bir güven bekliyorsun ki?

Zamana ihtiyacın var. Zaman! Güven için, tanımak için. Sevgilim demek için.

Yazdıklarımı tekrar oku ve üzerinde düşün… Sana ne hissettirdiğine odaklanmanı rica ediyorum. Bak yine araştırma yaparken, şöyle bir sözle karşılaştım:

“Aceleci bir karar, vazgeçmenin ilk adımıdır.” – Publilius Syrus

Ne güzel özetlemiş ama!

Kafanı daha da karıştırmadan, ne yapman gerektiğini tek bir cümleyle söyleyeyim:

İlişki anlamında CİDDİ bir karar vermeden önce, o adamı tanıman gerekiyor. Acele etmeyip, zamana bırakman gerekiyor.

İsteklerine ne kadar uygun olduğunu anlaman gerekiyor.

Bak “Sevgili olma.” demiyorum. Duygularını yaşa… Birlikte vakit geçirin, eğlenin. Ama TANIMADAN, geleceğe yönelik hayaller kurmaktan vazgeç.

Birlikte vakit geçirin, eğlenin. Ama TANIMADAN, geleceğe yönelik hayaller kurmaktan vazgeç.

Yarın ne olacağını bilemiyorsun.

Nasıl bir insan çıkacağını bilemiyorsun.

Dolayısıyla duygular, ciddiyet için yeterli değildir!

Capito?

Anlaştığımızı düşünüyorum 😉

Bir İlişkiden Ne Bekliyorsun?

Başlığı okuyunca aklına bazı içgüdüsel cevaplar gelecektir.

Saygı, sadakat gibi televizyon programlarına uygun cevapları lütfen verme. Açık konuşayım: Saygı, sevgi, sadakat üçlüsünün HİÇBİR ANLAMI YOK.

Bana öyle geliyor ki, insanlar bu kelimelerin “anlamını” bilmeden konuşuyorlar. İlişki çerçevesinde nasıl ortaya çıktıklarını tahmin edemiyorlar.

Sanki öylece dillere yapışmış ve her zaman söylenen üç kelime… Sinir bozucu doğrusu.

Senden istediğim, başlıktaki soruya cevap verirken detaylıca düşünmendir.

Dolayısıyla duygular, ciddiyet için yeterli değildir!

“Aman be Alkan’cım. Bu sorunun cevabını zaten biliyorum.” gibi anlık bir tepki verdiysen, tekrar düşün. Bana soracak olursan, böyle tepki verenler, düşünmeye daha çok zaman ayırmalılar.

Öyle kolay bir cevabı yok çünkü 😉

Ama Türkiye’nin aşk ve ilişkiler hakkında en dobra websitesinde olduğun için (aman aman… kendimi ne kadar övüyorum haha), bu soruya cevap vermeni kolaylaştıracağım.

Devam etmeden önce aşağıdaki linke tıklayarak okuyacağın yazıdaki egzersizi gerçekleştir.

Kısaca söylemek gerekirse, geçmiş ilişkilerinden yola çıkarak ne tür bir ilişkinin seni mutlu edeceğini öğreneceksin.

“Sağlıklı İlişkinin Sırrı” Okumak için Tıkla

Okudun mu?

Tebrikler!

Ciddi bir aşamayı atlattığını söyleyebilirim. Eğer yazıda geçenleri adım adım takip ettiysen, muhtemelen farkındalık yaşamışsındır.

Belki bunu idrak etmek zaman alacak.

Alsın…

Bir kaç gün öğrendiklerinin üzerinde düşünebilirsin. Her neyse… İlişkiden ne beklediğini anladığına göre, bir sonraki aşamaya geçebiliriz.

Sevgili Olmadan Önce Ne Olması Gerekiyor?

Acele etmemen gerektiğini anladın.

Nasıl bir ilişkinin seni mutlu edeceğini biliyorsun.

Artık onu tanımanın zamanı geldi!

Daha doğrusu… Sevgili olmaya karar vermeden önce, seni mutlu edecek bir ilişkiye uygun olup olmadığını AZ ÇOK anlaman gerekiyor.

Az çok diyorum çünkü hiçbir zaman %100 bilemiyoruz. Kötü yorumladığın bir adam iyi çıkabilir. Kalbi temiz dediğin başka bir adam seni kullanmış olabilir.

Bu yüzden %100 bilemiyoruz. Fakat en azından olumlu mu olumsuz mu, hangi yönde ilerlediğini görebilirsin. Ona göre değerlendirmeni yapabilirsin.

Şimdi bu bölümü yazarken blogtaki diğer yazıları düşündüm.

Vay be!

Neredeyse her konu hakkında yazmışım! Bu blogtaki bütün yazıları okuyan bir kadının (hatta erkeğin), ilişkilerle alakalı bir problemi kalmaz herhalde :)) “Abartıyor olabilirim” diyesim var ama abartmıyorum.

Bunu söylememin sebebi şu:

Artık o adamı tanımak için bazı girişimlerde bulunman gerektiğini biliyorsun. Onu nasıl tanıyacağına dair bir sürü yazımın olduğunu fark ettim.

Burada uzun uzun tekrarlamaya gerek yok.

Bak aşağıdaki linke tıkladığında mükemmel bir yazıya yönlendirileceksin. Bu yazıda karşındaki adamı nasıl tanıyacağına dair yöntemler veriyorum.

İletişim her şey ya! Bu konuda sanırım detaylı bir Workshop vermeliyim.

“Gizemli Olmanın Sırları” Tıkla ve Oku

Seni tekrar tebrik etmek istiyorum. Bundan sonra verdiğin kararlar seni mutsuz etmeyecek. Kendine hakim, daha kontrollü bir kadınsın. Güçlü bir kadınsın!

Deneyimlerinden çıkardığın dersler seni hayatına geliştirir.

Lütfen ama lütfen.

Anlık duyguların illüzyonuna kapılarak yanlış hamleler yapma.

He şunu da belirtmem lazım: Deneyim toplamak için bu hataları yapmak gerekiyor.

Bunlardan kaçamayız.

Deneyimlerinden çıkardığın dersler seni hayatına geliştirir. Bunun zaten farkındasın. Dolayısıyla bu yazıda bahsettiklerimi yaşamış bir kadın, yaşamamış bir kadından daha farklı yaklaşacaktır.

Bahsettiğim senaryo ve konu, yaşayabileceğin sayısız senaryolardan sadece bir tanesi. Beklemediğin senaryolarla karşılaştığında, ne yapman gerektiğini teorik olsa da bilmen gerekiyor.

O anda verdiğin tepkiler yanlış olsa da, sonrasında kendini düzeltmek için doğrunun ne olabileceğini anlaman gerekiyor. Bu yüzden senin için Aşk Akademi’yi kurdum.

Yarın ne olacağını bilemezsin. Dolayısıyla hazırlıklı olmak istiyorsan, aramıza katılmanı öneririm. Sen de aşk hayatını arzuladığın gibi yarat. Resme tıklayarak Aşk Akademi’ye katılabilirsin.

Yazıyı okuduğun için teşekkür ederim. Soruların olursa, aşağıdaki yorum kısmında belirtmekten çekinme. Seve seve cevap vereceğim 🙂

Aşk Akademi


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu Aynı zamanda "Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam" diye de bilinir.

    2 replies to "Yanlış Erkekleri Hayatına Çekmemek İçin Bu Yazıyı Oku"

    • Diva

      Alkan merhaba,

      yazını okudum. Ben akılcı olamayan, tamamen hisleri ile hareket eden biriyim.Hep de acı çekerim.. Demek akılcı taraf eksik performansta. Akılcılık ruhsuzluktur inancım var.Belki ondan. Ya da bir adamı hemen hayatımın genel merkezine yerleştiriyorum.
      Peki bana sevgiyi anlatırmısın ? Bir adamı deli gibi seviyorum dediğimde, derin derin seviyorum dediğimde, ve acı çektiğimde, bu bir illüzyonmu ? Sevgi nedir ? Beynimizde ne oluyor ki ? Sevgi aslında bildiğimiz o sevgi değilde başka birşeymi ? onun da matematiği varmı ? kontrol edilebilirmi sevmek ve sevmemek…

      • Alkan Öztürk

        Diva 🙂 Tamamen hisleriyle hareket eden biri olduğunu görüyorum. Yazdıklarından anlıyorum. Sırf bu soruların cevabını bulmaya çalışmak seni cevapsızlığa götürür.

        Tamamen felsefik sorular. Eh biliyorsun, felsefenin de net bir cevabı yoktur. Kafa karıştırır daha çok. Dolayısıyla benim sana önereceğim şey, en başta sorduğun soruları değiştirmek. Bunu nasıl yapacağını yorum olarak anlatamam. Sevgiler 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published.