Geçen gün Dilek adında bir okuyucum, şöyle bir yorum yapmıştı:

“Karşındaki erkek senin hayatını tanıyor ama kısıtlamalar getiriyorsa ne yapmanız gerekli çünkü onun kalıplarına girdiğiniz anda terk ediliyorsunuz. Ama kalıplarını reddederseniz de terk ediliyorsunuz.”

Aslında sorunun cevabını kendini vermişti. İki seçeneğin sonu da terk edilmekse, bu ilişkiyi başlatmanın ne anlamı var?

Gel gör ki, bir çok kadın aynı durumun içerisine düşüyor. Çok yaygın bir olay olduğu için bugünkü yazıda açıklık getirmek istiyorum.

Kadın için de, erkek için de kısıtlamanın tek bir sebebi var: Çevresinde, ona uygun bir eş adayı yok. Muhtaçlıkla yaklaşıyor. Bu kadar basit.

Demek istediğim şu: Senin aklında belirli özelliklerde bir insan varsa, o özelliklere sahip olan bir insanı bulman gerekiyor. Fakat bir çok kişi, alakasız özelliklere sahip insanları tanımaya çalışıyor ve kendisine uymayan özellikleri, kısıtlayarak, şekillendirerek kendine uydurmaya çalışıyor.

Yazık.

Çok basit bir şey sormak istiyorum:

Senin seçeneklerine, standartlarına, özelliklerine uygun insanlar varken hayatta, sen neden alakasız bir kişiyi seçip, şekillendirmeye çalışıyorsun? Cevabını da vereyim:

Muhtaçsın.

Kendini geliştirmediğin için, olgunlaşmadığın için böyle bir hamlede bulunuyorsun. Halbuki aday olacak seçenekleri arttırsan ve aralarından sana en uygun olanlarını tanımaya çalışsan, daha mutlu bir ilişkinin başlangıcını atabilirsin.

Kadınlara da Söylemek İstediğim Var:

Neyse… Erkeklere içimdeki nefreti kustuktan sonra bir de kısıtlamalara uymaya çalışan kadınlara bir çift söz edeyim.

Yüksek değerli kadın olmaktan bahsediyorum her zaman. Hayatını oturtmuş, hiç kimseye muhtaç olmayan kadın… Kendi içinde huzuru ve mutluluğu yakalamış kadın… Ona uygun bir erkek adayı hayatına girdiğinde, mutluluğunda değişiklik olmayacak kadın… Ruhunu paylaşabileceği bir erkekle tanıştığında, ona sadece hayatını açmaya odaklanmış kadınMutluluğundan ona da vermeyi amaçlayan kadın…

Bir erkek için, karakterini ve yaşam tarzını değiştirmemelisin. Senin standartlarına uyum sağlayacak erkekler dünyada var. “Nerede bunlar?” diyorsan ve uygun kimse yoksa hayatında, etrafına yeterince bakmıyorsun demektir. Fırsatları yeterince değerlendirmiyorsun demektir. Uyuyorsun demektir.

İnsan, aramadan, bulabilir mi?

“Aramak” derken şunu demek istiyorum: Muhtaç bir kadın gibi etrafına delice bakmayacaksın. Muhtaç erkeğin yaptığı gibi, ilk gelen eş adayına olumlu gözle bakmayacaksın. Sen bolluk mentalitesiyle yaşayan bir kadınken, bir yandan da gözlerin açık olacak. Fırsatları değerlendireceksin.

Senin yorumun benim için çok değerli. Aşağıdaki yorum kısmına lütfen fikirlerini ve düşüncelerini benimle paylaş.

Bir Sonraki Adımın

Bu yazıyı okuduktan sonra aklında büyük ihtimalle hala sorular olacak ve bana birebir sormak isteyeceksin, öyle değil mi?

Bana birebir ulaşman mümkün mü peki? Kesinlikle evet... Sorularının her birine cevap bulmak istiyorsan, gizli topluluğumuza katılman gerekiyor. Aşağıdaki linke tıkla ve karşılaştığın sayfada, bekleme listesine katıl. Böylelikle kayıtlar açıldığında bana birebir ulaşma şansın olacak. Gizli topluluktan haberdar olmak için buraya tıkla. 


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu. Hayatının her alanında mutlu olmak istiyor musun? ;) O halde beni Instagram üzerinden takip et: @alkanztrk

    4 replies to "Erkek, Kadınını Neden Kısıtlar?"

    • bahar

      Aramak cok mantıklı bır acıklama ıste ben de boyle dusunuyorum. Peki eger durum boyleyse erkek neden aramaz kadınını da aramasını karsı taraftan bekler. Bu , ıstegı gosterememek mı gostermek ıstememek mi?

      • Alkan Öztürk

        “Aramak” derken şunu söylemek istemiştim: “Doğru” erkeği aramaktan bahsediyorum. Bir erkek sana yeterince değer vermiyorsa zaten yanlış sularda geziyorsun. Dengeli bir ilişki, süzülen bir nehir gibi olmalıdır. Kıvrımları ve taşları birlikte aşmalısınız. Biri diğerinden daha fazla efor sarf ediyorsa, burada kritik bir durum yaşıyorsunuz…

    • Aysegul

      insan kalbini kaptirinca o acidan bakamiyor ki ama yine zarari kadin yasiyor…

      • Alkan Öztürk

        Acı yaşanır. Yaşanması normal ve doğal. Fakat o acı uzun sürüyorsa, o halde ilişkiye başlamadan önce eksik bir şeyler varmış hayatında. Hayatını dolu dolu yaşayan ve değerini bilen bir insan, acıyı yaşar. Ama hayatının diğer alanlarına yansıtmaz.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.