“Alkan, hayatımda sürekli aynı şeyleri yaşıyorum. Bir döngü gibi tekrarlanıyor.” cümlesini çok duyuyorum. 

Belki sen de benzer düşüncelerle hayatını yaşıyorsun. Mutluluğun formülünü arıyorsun… 

Açıkçası, bunun birçok sebebi olabilir fakat bugün anlatacağım konu, bu sırrı tamamen çözmene destek olacak. 

Problemli ilişkileri düzeltmek ve mutlu bir aşk hayatı yaratmak için 22 sırdan bahsettiğimi duymuşsundur. Birinci ve en önemli sırrı bugün paylaşıyorum. Hazır mısın? 

Bu sır, mutlu ve mutsuz insanların farklarını çok net bir şekilde anlamanı sağlayacak. Ayrıca başarılı ve başarısız insanların farklarını da anlayacaksın. 

Sırrın ismiyle başlayalım: “2 Adım Zihniyet / 1 Adım Strateji” 

Formül gibi durduğunu biliyorum… Evet, aslında bir formül bu: Mutluluğun formülü! 

Bu formülü hayatında içselleştirmeye başladığında neler olacak? 

  • Aşk hayatında hiç olmadığı kadar memnuniyet ve mutluluk hissedeceksin.
  • Kariyerinde başarı inanılmaz seviyede hızlanacak.
  • Banka hesabındaki sayı yükselecek.
  • Aynaya baktığında vücudunu inanılmaz çekici bulacaksın.
  • Arkadaş ve aile ilişkilerin seni tatmin edecek.

Kısaca, hayatının gidişatını 180 derece değiştireceksin. Ama neden? Nedenini anlamak için konuya bir hikayeyle başlayacağız. 

Alkan’ın Aşk Hayatındaki Değişimi 

Bundan seneler önce ilişkilerimde inanılmaz berbat bir konumdaydım. Benden etkilenen kadınların az olduğuna inanırdım (hatta hiç kimsenin benden etkilenmediğini düşünürdüm). 

Aramızda flört ve etkileşim oluşan kadınlar da kısa bir süre sonra benden uzaklaşıyorlardı. 

Sonra derin araştırmalarımı yapmaya başladım ve kadınların nasıl erkeklerden hoşlandıklarını anlamaya çalıştım. 

Senelerce taktik ve stratejilerle etrafımdaki kadınları etkilemeye çalıştım. Başarı oranımı sen tahmin et. Pek iç açıcı değildi. 

Sonra Owen diye bir eğitmenle tanıştım. Üç günlük derin değişim programına katıldım. Bugüne kadar içselleştirdiğim inanç sisteminin ağzına sıçtı diyebilirim. 

Üç günün sonunda bambaşka bir insan olarak çıktım. 

Karşı cinsle başarım sonsuza dek değişti. Nereye gidersem gideyim, güzel vakit geçirdiğim kadınlarla tanışıyordum. Detaya girmeye gerek yok… 

Şu anda inanılmaz bir ilişkideyim… Bir kaç sene oldu. 

Değişen neydi? 

Owen bana gizli seminerinde neler anlattı? 

Strateji ve taktik anlatmadı… Tam tersi, dünyaya ve insan ilişkilerine bakış açımı değiştirdi. ZİHNİYETİMİ DEĞİŞTİRDİ. 

Çok şükür. 

Evet, gerçek bu… 

Geçtiğimiz sene Grant Cardone’un seminerine katıldığımda, Grant bana şu kuralı hatırlattı: “2 Step Mindset, 1 Step Strategy”. 

Yani Türkçesiyle, “2 Adım Zihniyet, 1 Adım Strateji”. 

Hayatındaki HER ŞEYİ, zihniyetini değiştirerek güzelleştirebilirsin. Hedeflerine bu şekilde ulaşabilirsin. Stratejinin önemli bir yeri tabii ki var.

Fakat Strateji 1 adımken, ZİHNİYET 2 ADIM… 

Şunu söylediğimi duymuşsundur: “İç dünyan nasılsa, dış dünyan da öyledir.” 

Bu yüzden zihinle başlamalısın. Stratejiden daha çok zihin yapın, hayatını değiştirir. İlişkinde mutluluğu bu şekilde bulabilirsin… 

Hayatındaki HER ŞEYİ, zihniyetini değiştirerek güzelleştirebilirsin.

İlişkilerde Yapılan En Büyük Hata 

İlişki dediğime bakma. Hayatın her alanında yapılan çok büyük bir hata var. O da taktiğe ve stratejiye takılı kalmak. 

Her gün Instagram’dan ve e-postadan aldığım soruların her biri şöyle: “Bana bunu dedi. Ne söylemeliyim?”, “Böyle davrandı. Nasıl tepki vermeliyim?”, “Benden küstü. Yine konuşması için ne yapabilirim?”… 

Aldığım her sorunun, stratejik ve taktiksel bir tarafı tabii ki var. 

Gel gör ki 2 adım zihniyet, 1 adım stratejisine uyarsak, bu insanların her biri başarısız olacaklar. Neden? Çünkü formülün zihniyet tarafı oturmamış. 

Zihniyet olmadığında, yaptığın her strateji sonuçsuz kalacak çünkü doğru şekilde yapmayacaksın. 

Bu kadar net. Bu tip insanlar; 

  • İlişkisini korkuyla yaşıyor.
  • Her an aldatılmaktan şüphelenerek yaşıyor.
  • Karşısındaki insana tam olarak güvenmiyor.
  • KENDİSİNE güvenmiyor.
  • Sabah uyandığında ilk işi endişelenmek.
  • Hayatından genel olarak memnun değil.

VE GELMİŞ İLİŞKİSİNİ DÜZELTMEYE ÇALIŞIYOR. Benden bir paragraflık tavsiye istiyor. Ne söylemesi gerektiğini merak ediyor. 

Allah allaaaah… 

Bu kafayla değil mutlu bir ilişki, hiçbir konuda başarılı olamazsın (eğer sen de aynı negatif zihniyete sahip isen). 

İlerleyen zamanlarda öğreneceğin 22 sırrın içerisinde taktikler ve stratejiler de olacak. Fakat bu temel taşları yerine oturtmadığında, anlatacağım hiçbir şeyin faydası olmayacak. 

Zihniyetin, stratejiden daha önemli olduğunu anladığına göre, zihniyet konusuna biraz daha derinlemesine dalabiliriz. 

“Yetenek mi, zihniyet mi? Mozart’ın müzikal yeteneği miydi, yoksa elleri deforme olana kadar çalışması mıydı? Darwin’in bilimsel yeteneği miydi, yoksa çocukluğundan beri durmaksızın topladığı örnekler miydi?” – Carol S. Dweck, Ph.D.

Çocuklara Verilen İlginç Not Değerlendirmesi 

Profesör Carol Dweck, Chicago High School’da enteresan bir değerlendirme sistemi kullanıyor. Öğrenciler bir dersi sonuçlandırdıklarında ya “Başarılı” yazıyor, ya da “Henüz değil.” olarak olarak değerlendiriyor. 

Düşünmeni istiyorum. 

Bütün okullara baktığında, ya başardın ya da dersten kaldın (başaramadın) vardır. 

Başaramadın yerine, HENÜZ DEĞİL değerlendirmesi arasındaki fark sence ne? 

Açık bir şekilde ortada. 

O öğrencilerin hayattaki gelişimi çok daha farklı olacak. 

Başaramadın diye bir şey yok. Henüz istediğin sonucu alamadın diye bir şey var. Alacaksın ama biraz daha zamana ihtiyacın var demek istiyor.

Bu kullanılan iki yöntemin arasında inanılmaz bir fark var. İnsanların hayatlarını sonsuza dek etkileyecek çok ciddi bir fark… 

Devam etmeden önce bu konuşmayı izle: 

Profesör Carol Dweck araştırmalarında başarı ve başarısızlık arasında başka bir yaklaşım öne sürmüş. Ben de Carol Dweck’in araştırmalarını takip ettiğimde, aslında Türk halkinin en büyük problemini gördüm. Bak şimdi olaylar biraz daha ilginçleşecek. 

Şöyle anlatayım: 

Bir çok çocuk, gelişimlerinde SABİT ZİHNİYET (fixed mindset) dediğimiz yaklaşımı geliştiriyorlar. Neden? 

Gelişimlerinde ebeveynler tarafından inanılmaz başarılı, herkesten daha iyi yaklaşımıyla eğitildikleri için… “En iyisi sensin oğlum/kızım.” “Sen bunu zaten yaparsın.” gibi cümleler kullanılıyor. 

Çocuk başarısız olduğunda da aşağılayıcı yaklaşımlar gösteriliyor. Belki direkt negatif cümleler söylenmese de (ki açık açık “Ne kadar aptalsın. Hiçbir şeyi başaramıyorsun.” diye konuşan salak/aptal/öküz ebeveynler de var), yaklaşım ve tutum her şeyi anlatıyor. Çocuklar da haliyle bunları anlıyor.

Dolayısıyla gelişiminlerinde “Ya başarılıyım ya başarısızım.” bakış açısıyla büyüyorlar. İşte sabit zihniyet dediğimiz olay bu.

Sabit Zihniyetli İnsanların Nasıl İlişkiler Yaşarlar?

Bu insanlar çoğu zaman korkak yetişirler. 

Hayatta rahatlığı seçerler ve gelişimden uzak dururlar. Konfor alanı denilen bir şey var ya… Korkularının ötesine giderek kendini geliştirmeyi anlatır. Bu insanlar, bu adımı kesinlikle atmazlar çünkü konfor alanının dışında başarısızlık ihtimali çok büyüktür. 

Bu insanlar, sağlıksız bir ilişkiye bağlı kalırlar. Kendilerine hakaret eden, saygısızca davranan, hiç ilgi göstermeyen partnerin yanında kalmayı tercih ederler. Çünkü ayrıldıklarında, yalnız kalmaktan korkarlar. 

Ayrılığın bir çeşit bilinmezliği var. Risk barındırıyor. Sabit zihniyetli insanlar, bilinmezlikten uzak dururlar. 

GELİŞİM İÇİN KENDİLERİNE HİÇBİR ŞEKİLDE PAY BIRAKMAZLAR. 

Gelişim demek, risk demektir. 

Başarısızlığı göz önünde bulundurmak demektir. 

Yenileceğin ihtimalini kabul ederek o adımı atmak demektir. 

Ama sabit zihniyetli insan, bunu maalesef yapamaz. Bak, aklıma bir hikaye geldi. 

İş Arkadaşının Yaptığı Üzücü Yorum

Geçtiğimiz günlerde, çok sevdiğim bir dostum beni aradı. 

“Ya Alkan, seninle bir şey paylaşmak istiyorum. Biliyorsun, ingilizcemi çok iyi seviyeye getirmek için bir programa katıldım. 

Geçen gün iş saatinden sonra ofiste oturup, biraz daha çalışmak istedim. 

Sonra bir iş arkadaşım geldi: ‘Ne yapıyorsun?’ diye sordu. Ben de anlattım. ‘Ya nerede işine yarayacak ki? Zaten insanlarla konuşabilecek kadar biliyorsun. Bu kadar kasma bence. Boş ver ya.’ gibi bir yorum yaptı. Ya düşündüm… İnsanlar ne kadar sabit fikirli. Gelişime, büyümeye ilgileri yok.”

Ben de şöyle söyledim: “Kardeşim, etrafımızdaki insanların %99’u bu şekilde.” 

Acı gerçek bu. 

Arkadaşıma o yorumu yapan insan, sabit zihniyetle büyümüş bir insan… 

Kendini zorlamak, rahatlık alanının dışına çıkmak, büyümek, ona göre bir şey değil. Böyle insanlar aynı zamanda öyle yorumlar yaparak çevrelerindeki kişileri de aynı seviyede tutmak isterler. 

Yalnız kalmamak için… 

Neyse… Ne demek istediğimi az çok anladığını düşünüyorum. Sabit zihniyetli insan, ya vardır ya yoktur yaklaşımıyla yaşar. Konu kendini geliştirmek olduğunda, ya mükemmelim ya da “O yetenek bende yok olmaz da.” düşüncesiyle harekete eder. 

Sabit zihniyetli insanları anladın. Bir de bunun diğer tarafı var. Şöyle: 

Büyüme Zihniyeti: Seni İnsanların %99’undan Ayıracak Tek Özellik 

“Büyüme zihniyetine sahip olan insanlar, potansiyelin bir çiçeğin açması gibi zaman istediğini bilirler.” Carol Dweck

Başlıkta insanların %99’undan ayıracak demişim ya, hakikaten gerçek. 

Büyüme zihniyetine sahip insanlar şunu bilirler: Hayatta gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak için kendini sürekli zorlamalı ve sınırlarına doğru gitmelisin. 

Tıpkı bir lastik gibi her seferinde kendi germelisin ki, istediğin hayatı yaratabilesin. İstediğin ilişkileri yaşayabilesin. İstediğin başarıyı elde edebilesin. 

Potansiyelini ORTAYA ÇIKARABİLESİN…

Bu insanlar için rahatlık, korkunç ve ürkütücü bir pozisyondur. Rahatlık, DURMAK demek. Hayır hayır…

Durmak da değil… Zamanla (fark etmeden) geriye doğru gitmek demektir. 

Sabit zihniyetli insanlar, belirli ve sabit bir yetenekle/güçle doğduklarını düşünür. Büyüme zihniyetine sahip insanlar, hayatta aynı noktadan başladığını ve bunun her zaman geliştirilebileceğine inanır. 

İlginç olan şu… 

Bu yüzden büyüme zihniyetli insan her engelde pozitif kalmayı başarabiliyor. İstemedikleri bir olay mı yaşandı? 

Bunu bir ders olarak görür ve olaydan GÜÇ alır. Büyümeye ve gelişmeye izin verir. Sabit zihniyetli bir insan, bu olaydan sonra hayatının bittiğine ve mahvolduğuna inanır. 

Hayatta gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak için kendini sürekli zorlamalı ve sınırlarına doğru gitmelisin. 

Örnek… 

Ayrılık. Ayrılığı en kötü derecede yaşayan insanlara bakalım. 

Sabit zihniyetli insanlar üzüntülerinden dolayı hayatlarındaki bütün alanların etkilenmesine izin verirler. Negatif yönde etkilenmekten bahsediyorum. 

  • Yemeyi içmeyi bırakırlar…
  • Sağlıklarına dikkat etmemeye başlarlar…
  • İş yerinde berbat bir performans gösterirler.

Büyüme zihniyetli insanlar, ayrılıktan sonra aynı derecede üzülürler. Düşünürler… Fakat hayatlarındaki bütün alanların etkilenmesine izin vermezler. 

Zor gelse de, yine spor salonuna gider ve sağlığına dikkat eder. 

Büyük hedeflerini düşünür ve bu sorumluluktan dolayı oturur, projesi üzerinde çalışır. Aklı zaman zaman o acı olaya kaysa da… 

Bu iki insan arasında BÜYÜK FARK var. 

Mutluluğun formülü diyoruz ya, büyüme zihniyeti ile birebir bağlantılı bir sır aslında…

Senin ve Benim Yapmamız Gereken En Önemli Şey 

Bu okuduklarından sonra aklından geçenler ne? 

Geçmişini aklına getirmeni istiyorum… Büyüyebileceğin anlarda kaç kere küçülmeyi ya da sabit durmayı tercih ettin? 

Düşün… 

Eğer burada öğrendiğin bilgileri erken yaşta hayatına yerleştirmiş olsaydın, şu anda bambaşka bir konumda olabileceğini söyleyeyim. 

Ben de dahil. 

Aynı zamanda zihniyeti, taktiklerden daha fazla önemsiyor olsaydın, hayatında derin bir mutluluk ve memnuniyet hissedecektin. 

Şunu unutma. 

Hiçbir şey için geç değil. 

Sen ve ben, bugünden itibaren büyüme zihniyetine odaklanarak hayatımızı mükemmel bir pozisyona getirebiliriz. 

İlişkilerimizi… Kariyerimizi… Sağlığımızı… 

Özellikle aşk hayatını! 

Mutluluğun Formülü – Büyüme Zihniyeti için Egzersiz

Yapman gereken basit. Aşağıdaki yorum kısmında düşüncelerini paylaşmanı istiyorum. Yazılı egzersizler her zaman etkilidir. 

Şu soruya cevap verebilirsin: 

Geçmişte yaşadığın (ya da bugün yaşıyor olduğun) zehirli bir ilişkini düşünmeni istiyorum. Zehir derken şöyle: Birlikte olduğunuz zamanın %98’i kötüyken, sadece %2’si iyi ilişkilerden bahsediyorum. Sen sevdiğini düşündüğün için ve kafandaki hayale aşık olduğun için sadece %2’sini gördüğün ilişkiden bahsediyorum. Kendinle objektif olmalısın… 

Sana bu kadar kötülük eden bir ilişkide neden kalmayı ve çabalamayı tercih ettin? (ya da şu anda yaşıyorsan, bunu neden yapıyorsun?)

“Onu seviyorum, Alkan” cevabı kabul edilemez. Bundan öteye gidip düşünmeni istiyorum. 

Biliyorum, kolay bir egzersiz değil ama emin olabilirsin ki büyük farkındalıklar yaşayacaksın. Biraz düşün…

Sonra gel aşağıdaki yorum kısmında cevabını benimle paylaş.  

Mutluluğun formülü bu kadar basit. Burada bahsettiğimiz sadece mutluluk değil, hayatından büyük bir memnuniyet duymayı öğrendin. 

İki farklı zihniyeti anlattık. Bakış açısının taktiklerinden neden daha önemli olduğunu keşfettin. 

Egzersizini şimdi tamamla ve ilerleyen sırlar için takip kal. 


Bu arada zaman ayırıp yazıyı sonuna kadar okuduğun için teşekkür ederim. Bütün bunları, büyük bir hedef doğrultusunda seninle ücretsiz bir şekilde paylaşıyorum. Emin ol, internetin başka bir yerinde bu kalitede yazılar bulman çok zor.

Şimdi büyük ihtimalle aklından geçen düşünce şu: "Daha fazlası var mı?". Evet var. Hem de yakın zamanda ortadan kaldıracağımız BİR ŞEY VAR: Aşık Edici Mesajlaşma e-programı...

Yüzlerce kadın bu programa katılıp, kötü giden ilişkinin gidişatını değiştirdiler. Kontenjan yakında doluyor. Kendine 20 dakika ayırıp aşağıdaki butona tıkla. Karşına bir video çıkacak... O videoyu ortadan kaldırmadan, izlemeni tavsiye ederim. 

Kendi mutluluğun için yapabileceğin en iyi şey bu. İyi seyirler.

Gizli Videoyu İzle


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu. Hayatının her alanında mutlu olmak istiyor musun? ;) O halde beni Instagram üzerinden takip et: @alkanztrk

    37 replies to "Mutluluğun Formülü – Mutluluğunu Zirveye Nasıl Çıkarırsın?"

    • htc

      objektif ol demissin inan ogrendigim gunden beri mantiksal adimlar atiyorum gercek birliktelik sana huzur vermeli cunku ve gerekcelere dayanmali karsilikli yapilan eylemler. beni zehirliyorsa sessizce uzaklastim hesap sorma cabalarina girmeden inan bu cok guzel tarifsiz bi ozgurluk ve mutluluk bi o kadar da kendin kalabilme hissi

      • Alkan Öztürk

        mutluluk bi o kadar da kendin kalabilme hissi

        Bu çok önemli işte… Aslında bakarsan, insanlar ilişki arayışına girmeden önce kendileriyle mutlu olmayı öğrenmeliler. Bunu nasıl yapacaksın dersen, kesin bir cevabı yok. Herkesin yolu kendine… Gel gör insanlar içlerindeki yalnızlığı kapatmak için başkasına ihtiyaç duyuyorlar. Problemin başlangıcı da var. Güzel sözlerin için teşekkür ederim 🙂

    • htc

      Rica ederim bu güzelligi senin calismalarina borcluyum. inan hayatima yön verdim sayende sonsuz saygim var sana ve calismalarina bilimine

    • Fadi

      Sadece %2 mutlu olduğum ilişkiyi bulmak beni hiç zorlamadı neler yaşadığımız bana nasıl zararlar verdiği ortada. Artık çok rahat görebiliyorum olumsuz yönlerini. Ayrılık sonrası gerçekten derin yaralar aldım bana çok zarar veren ilişkiydi lakin kalıp yüzüne bakarak kötü bir hayat yaşamaktansa bir süre için yurt dışına çıktım,orada kaldığım süre boyunca yeni deneyimler edindim, kendimi arındırdım döndüğümde ben artık eski ben değildim. Ona alması gereken cevapları verebiliyor, hayatıma onsuz devam edebiliyorum.

      • Alkan Öztürk

        Bu harika bir gelişme. İnsan bazen kendini keşfetmesi için böyle süreçlere girmesi gerekiyor. Bu riski almışsın ve sonucunda daha güçlü bir insan olarak çıkmışsın. Tebrik ederim Fadi.

    • Bora

      Kabullenememek bana göre asıl etken! Harcadığın zaman ve sınırsız verdiğin sevginin heba olduğunu yani kısacası hak etmediğin dürtüsü! Kendini mağlup olmuş görme hissi! Acaba böyle mi yapsaydım, bunu yüzüne söyleseydim keşke! Bana bunu nasıl yapar vs vs! En önemli sıkıntımızda aslında birçok şeyi net görüp, teşhisi koymamıza rahmet gerekli adımı atma cesaretimizin olmayışı

      • Alkan Öztürk

        Güzel açıklamışsın Bora. Gerçeği kabullenememek insanı kötüye götürüyor. Çoğu zaman “intikam almak istiyorum.” tarzında mesajlar alıyorum. Yazık diyorum. Böyle düşünen insanların hayatta daha çok acı çekmeleri gerekiyor ki intikamın çözüm olmadığını anlayabilsinler. Neyse, konudan sapmamayayım. Burada söylediklerime odaklanmaya bakıver.

    • Nuray

      Çok güzel bir yazı olmuş teşekkür ederim

      • Alkan Öztürk

        Rica ederim, ne demek. Sana hangi konuda farkındalık yarattı?

        • Kezi

          Aslinda burda anlatmak istemezdim ama söyle söylim bana bir öyle bir böyle 3 ay önce benden hata bir cocuk bile istedi hemende nikahlaniriz dedi ama sonraya dogru tekrar degisti bana hata instagramda takip teklifi yoladi kabul ettim ben geri yoladim ama o red etti beni o beni takip ediyordu sonra aramiza böyle birden sogukluk girdi beni ne olarak görüyorsun sen diye bir soru sormusdum oda arkadas baska ne olcak sana asik oldugumumu saniyorsun sen dedi beni bir kac gün sonra instagramdan sildi ve iki üc gün sonra tekrar bana yazdi beni yanina cagirdi ben gitmedim tabi cünki öyle kulanmasina izin veremem sonra beni üc gün sonra her yerden engelledi sadece whats appde acikda birakti gecen günlerde yazisdik artik görüsmeyelim hic görüsmeyelim istemiyorum dedi sana karsi duygum yok seni anlayamam ben hayatta felan dedi ben biraz üstüne gitmisdi oda neden bu kadar israr ediyorsun üstüme geliyorsun beni lütfen rahat birak dedi
          Bu olaylar bir kac kez böyle tekrarlandi tabikide nerdeyse 5 seneden beri tanisiyoruz ve hep böyle bir iletisim kesikligi sonra bir daha iletisim halindeydik
          O hata bana sen bu dünyada tek kizda olsan seninle evlenmem dedi seninle hic bir zaman bsy olmadi aramizda iyi olmadik sevgili degildik dedi ama sevgiliydik bir sene bunlari yalanladi simdik bende artik numarasini sildim ama tabikide seviyorum halendir 4 sene kopamadim halendir zorlaniyorum
          Gecen sene bana nisanlancam felan dedi beni arama dedi bende sinirden sözlencem dedim sözlencekmisin dedi evet dedim biraz bekledi sonra insallah mutlu olursun dedi bundan 6 ay sonra görüsdük ve ben ona sordum hani nisanlancakdin dedim güldü oda bana sordu hani sende sözlencekdin dedi Bende yalandi dedim
          Simdik gercekden beni istemiyor mu sevmiyor mu?
          Beni nereye tatile gitigimide ögrenmek istedi bodrum dedim baska yer yok mu dedi ama sevgili degiliz madem neden öyle söylüyor bende baska yerler pahali alacati cok pahali antalya hep gittim dedim sen gitcekmisin sorusuna gelince cesmeye gitcem alacati dedi ama yalanmis bodruma gidyormus öyle duydum
          Yani siz bu duruma ne diyorsunuz simdik? Benim ne yapmam lazim ?
          Tatilde karsilasa biliriz diye düsüncesine bile girdim

          • Alkan Öztürk

            O hata bana sen bu dünyada tek kizda olsan seninle evlenmem

            Seni sevmiyor.

            • Alkan Öztürk

              Ben seven bir adamın böyle cümle söylediğini hiç duymadım. Sen duydun mu?

            • Kezi

              Bende duymadim ama nefretden olamaz mi?
              Ama büyük ihtimal gercekden sevmiyor diye bende düsünüyorum ve hata baskasini seviyor belkide
              Bir sevgilisi vardi dedigim gibi ama oda benden sonraydi tabi ona parfum aliyor üstelik ben cok eskiden kulandigim parfum bana sadece bir gül almisdi o kadar baska hic birsey almadi
              Ama birini sevmiyorsa madem neden o zaman benim ona aldigim bilekligi takiyor ve neden benden bir cocuk istiyor bunuda aciklarmisin? Inan hayatima nasil artik devam edicegimi bilmiyorum resmen canim yaniyor…

            • Alkan Öztürk

              Senin yaptığın şu anda sadece bütün ilişkinin sadece %0,3’üne takılmak. Bir kere öyle bir şey söyledi diye, aldığın aksesuarı takıyor diye, yaptığı diğer şeylerin önemi yok mu? Kendini kandırma. Gerçek ortada.

            • kezi

              Benimle hic bir zaman sevgili olmamis öyle diyor ama ilk tanistigimiz sene sevgiliydik bir sene sonra hep böyle bir ayri gayri oldu sevgilide olmadik yani cinsel iliski felan oldu aramizda
              Evet haklisiniz sadece aldigim aksesuari taktigi birde bana öyle söylemesi cok gicik bir durum ve sevmiyor anlamini getiriyor ? Ama sevmedigin bir insanla cinsel iliskiye giremez insan öyle degil mi? Üstelik cocukda istemesin sevgili olmadigimiz halde … bana hata sordu onca sene sonra baska kimse oldu mu benden haric diye dogruyu söyledim tabikide olmadi bana sürekli yemin etirdi o zaman ilk ve son olsun dedi .. yani benim durum cok karisik böyle söylüyor sonra iletisimi kesiyor cünki ben cok israr ediyormusum o zaten beni istemiyormus duygusu yokmus madem yok neden o zaman cocuk istiyor sonrada evleniriz hemen diyor? Ve bir kac gün önce alisveris merkezinde karsilasdik gözlerimin icine bakti sonra tekrar karsilastik cikarken ben bakinca kafasini hemen cevirdi güya bakmiyormus gibi yapti… ben ne yapmaliyim bana yardim edin lütfen ??? Eger sevmiyor sizi diyorsaniz tabi unutmak düser artik bana ama zorlaniyorum tabi cok denedim

            • Alkan Öztürk

              Ama sevmedigin bir insanla cinsel iliskiye giremez insan öyle degil mi?

              Bu cümleden sonra yorumun devamını okumadım. Kesinlikle cinsellik psikolojisi ile alakalı kitaplar okumanı öneririm. Daha doğrusu insan davranışlarıyla alakalı kitaplar. Buradan başlayabilirsin: https://www.kitapyurdu.com/kitap/kizil-kralice-amp-cinsellik-ve-insan-dogasinin-evrimi/242465.html

              Zor bir kitaptır ama bunu anlaman gerekiyor. Aksi halde bir çok şeyi yanlış anlayacaksın.

            • Kezi

              Tamam cok tesekkür ederim iyiki varsiniz o kitabi umarim siparis verebilirim veya artik türkiyeye geldigimde alirim
              Peki bir sorum daha sizce beni sevmiyor mu ? Yani siz nasil görüyorsunuz bu durumu?

            • Alkan Öztürk

              Net cevap verebilmem için birebir konuşmamız gerekiyor. Koçluk programına katılmak ister misin?

    • Derin

      Bana zarar veren bir ilişki icerisindeyim tek istedigim değer görmek çünkü bu benim ona verdiğim değer. Objektif olarak baktığımda gerçeği görebiliyorum en önemlisi iş hayatimda ve egitim hayatim da mutlu olmak her şeyden once ben mutlu olmak istiyorum.Dediginiz gibi insan once kendisini mutlu edebilmeli

      • Alkan Öztürk

        Zarar veriyorsa ve ne yaptıysan düzelmiyorsa, durum apaçık ortada: SANA SAYGI DUYMUYOR. Fakat suç onun da değil. Ben böyle durumlarda ilk önce kendini sorgulamak gerektiğini düşünürüm.

        SEN SINIRLARINI NET ORTAYA KOYMAMIŞSIN. Bu yüzden böyle davranabiliyor.

    • Diren

      Merhaba. İki yıl önce bir ilişkimi bitirmiştim. Yaklaşık 6 yıl sürmüştü. Ama yazında anlatılanları daha önce duymuş veya okumuş olsaydım, çok daha erken bir sürede bitirebilirdim. Ona asla delicesine aşık değildim. Yazında da bahsettiğin gibi, “ondan ayrılırsam ne yaparım” sorusunu kendime çok sordum. Yıllarca geçirilen acı ve tatlı bütün zamanlar vardı sonuçta. Cinsel deneyimimi de ilk kez onunla yaşamıştım. Ama birlikte olmamamızı gerektiren sebepler (sebep tamamen ailevi ve karakteristik farklılıklardan kaynaklıydı) ağır basınca aramızdaki iletişime, onun tüm devam etme ısrarlarına rağmen nokta koydum.

      • Alkan Öztürk

        Doğrusunu yapmışsın. Bir çok ilişki aslında çoktaaan biterken, insan sorumluluklardan dolayı uzatıyor. Bu uzatma sürecinde sadece kendine zarar veriyorsun. Bundan sonra kendini geliştirme zamanı! Seni mutlu edecek insanı hayatına çekmen an meselesi.

    • Kezban

      Sizden istegim bana mail olarak ex sevgilimi kazanma formülü verirmisiniz?

      • Alkan Öztürk

        Mail olarak bu formülü veremem. En önemli formül bu. Ancak özel kursa katılmalısın.

    • Nadide burcu önder

      Daha yeni boyle bir iliskiden çıkmak üzereyim. 11 aylik sevgilim 2 defa ortadan kayboldu 1 hafta kadar 1 kez de eski sevgilisiyle hala gorusup onunla buluşup beni aldattigini ogrendim. Ama yine de yanımda tuttum eskisi gibi sicak olamiyordum ama yanimda istiyordum. 5/6 saat oncr mesaj ile kendusine zaman ayirmak istedigini soyleyip arada konusurz dedi yani bende berbat durumdayım. Be yapacağım

      • Alkan Öztürk

        Gerçeği kabulleneceksin. Kendine odaklanacaksın. İlk önce sen ne istediğini bileceksin.

    • Kübra

      Yaklaşık 7 aylık bir ilişkim vardı çok ilgili, sevgisini gösteren, saygılı birisiydi. 7 ayın çoğu zamanı yan yanaydık çok güzel vakit geçirdik. Ailesi mersinde yaşadığı için ilişkimiz boyunca 2 kez mersine gitti 1 hafta 10 gün filan orada kaldığı sürede yan yana olduğumuz kadar ilgili olmuyordu. Son zamanlarda bir ilgili bir ilgisiz olduğunu düşünüyordum ve en son buluştuğumuzda da bunu hissettiğimde konusu açıldı ve hissettiklerimi söyledim benim üzülmem için değil bu durumun kpss sınavımı etkileyeceği için canı sıkılıyor olması daha da çok canımı sıktı tartıştık ve telefonu kapattık bana güzel bir ayrılık mesajı attı aradığım halde asla telefonu açmadı ve her yerden engelledi beni böyle bir ayrılışı asla beklemiyordum nedenini anlayamıyorum çünkü arayım onu rahatsız edecek son kişi bile değilim.

      • Alkan Öztürk

        Son olanlara bir şey diyemem. Ama 7 ay bazen bir süre olabilir. Belki bu süreçte seni tanıdı ve uyum sağlayamadığını gördü. Tabii ayıp olan sebebini seninle paylaşmaması. Bu da onun erkekliği. Fakat onu suçladığımı düşünme. Açık açık ayrılık konuşması yapabilen insan sayısı çok az.

        Özellikle ilişkinin başlarında AÇIK İLETİŞİM oturtulmamışsa… Bundan sonra daha fazla zorlamamanı öneririm. Neden telefonumu açmıyor demektense, neyi yanlış yaptım diye sor. Bir dahaki sefere neyi farklı yapabilirdim diye sor.

        NOT: Bir insan uzaktayken, özellikle ailesiyle değerli vakit geçiriyorken, ondan aynı ilgiyi beklememeli. Telefon, ilgi gösterilecek bir yer değil. İnsanlar telefondaki iletişim, yüz yüze iletişim gibi değerlendiriyor. Böyle düşünen insanlar ilişkilerinde her zaman mutsuz olacaklar.

    • EDA

      MERHABA ALKAN BEN YAKLASIK BİR 3-4 SENEDİR BİR GİRDABIN İÇİNDEYİM SANKİ…
      NE ONSUZ OLUYOR NEDE ONUNLA OLUYOR BU SÜRE ZARFINDA KENDİME OLAN ÖZGÜVENİM TAMAMEN BİTTİ BENİ SÜREKLİ KÜÇÜK GÖRÜP AŞAĞILAYIP CANI İSTEDİĞİ ZAMAN GÜZEL DAVRANAN BİRİSİYLE BERABERİM YADA BEN ÖYLE ZANNEDİYORUM BİRLİKTE HERŞEYİ YAŞIYORUZ FAKAT KİMSE BİZİ BİLMİYOR BENİ ÇOK SEVDİĞİNİ SÖYLÜYOR AMA 4 SENEDİR NE ZAMAN GERÇEK BİR İLİŞKİDEN KONU AÇILSA BENİ ÇOK SIKIYOSUN DİYİP BENİ BİTİRMEYE ZORLUYOR BU SEFER BENDE BİTİRİP KENDİME YENİ BİR YOL ÇİZMEYE KARAR VERİYORUM BİR YERDE BAŞARIYORUMDA AMA O BİR ZAMAN SONRA KARŞIMA ÇIKIP KENDİNİ BİR ŞEKİLDE AFFETTİRİP AYNI ŞEYLERİ TEKRAR YAŞATIYOR BU DÖNGGÜ BELKİ 10 DEFA YAŞANDI YANINDAYIM İSTEMİYOR BİTİRİP KENDİME BİR YOL ÇİZİYORUM BU SEFER KIYMEYE BİNİYORUM AMA AYNI ŞEYLERİ YİNE YAŞIYORUM BU YAKIN ZAMANDADA AYNI ŞEY OLMAK ÜZERİ BEN ARTIK DAYANAMIYORUM BİZİM BİR ADIMIZ OLUCAKMI DİYORUM ZAMAN DİYOR ŞU ANDA KENDİNDE O POTANSİYELİ GÖRMÜYORMUŞ EĞER BİZ SEVGİLİ OLURSAK BENİ KAYBEDERMİŞ BEBN ONA O BANA BASKI YAPARMIŞIZ DAHA SONRA BİTERMİŞ FALAN FİLAN ŞUAN ŞEHİR DIŞINDA BİRKAÇ GÜN İÇİNDE GERİ DÖNÜCEK AMA ARAMIZDAKİ BU GERGİNLİK DEVAM EDİYOR BENİM İSTEDİĞİM BELLİ KENDİSİDE ŞUAN HAZIR DEĞİLİM DİYOR BEN NAPICAM ONU KAYBETMEK İSTEMİYORUM ÇÜNKÜ BEN HERŞEYİ ONUNLA BERABER YAŞADIM ONUNLA GÜLDÜM AĞLADIM EĞLENDİM ŞİMDİ EĞER YİNE GİDERSE BU SEFER KALDIRAMAMKTAN KORKUYORUM ÇIKMAZ İÇİNDEYİM O KADAR DOLUYUM Kİ DAHA BU HİSSETTİKLERİM HİÇ BİRŞEY

      • Alkan Öztürk

        Her şeyi onunla yaşaman, bundan sonra geri kalanı da onunla yaşayacağın anlamına gelmiyor. Birbirimizi kandırmayalım. Ne yapman gerektiğini çok net biliyorsun.

        Özgüvenini o adam zedelemiyor bu arada… Kendini mahveden kişi kendinsin. Neden? Bunların yaşanmasına izin veriyorsun. Korkularınla yüzleştiğinde, yani onu tamamen bitirdiğinde, hayatın o kadar da kötü olmadığını anlayacaksın. Ayrılık o kadar korkutucu bir şey değil.

    • Kezi

      Kocluk programina katilmak isterim ama tabikide ücretsizse.
      Yani ücretli mi ücretsiz mi ? ona göre katilcam

      • Alkan Öztürk

        Ücretli. Ücretsiz olan tek şey buradaki yazılarım. Fikrini değiştirirsen bize mail göndermen yeterli. Sevgiler.

    • Damla

      Ondan ayrılırsam mahvolurum naparım tek başıma kimle konuşurum çok üzülürüm biterim çok seviyorum diye düşünüyordum. Ama çok aptalmışım.

      • Alkan Öztürk

        Bir çok insan kendini bu şekilde kandırıyor. Ayrılık, her gün yaşanan bir şey. Tabii kolaylık olsun diye ayrılmak saçma. Ama bazen mecbur kalıyorsun. Bu da dünyanın sonu değil sonuçta.

    • Derin

      Merhabalar. Yaklaşık 2 yıllık bir ilişkim var. Ilk bir yıl herşey çok güzeldi fakat cinsel yakınlaşmamız arttıkça onun bana olan özeninin azaldığını hissediyorum. Son 6 ayda iki kere bana karşı şiddet girişiminde bulundu. Ilkinde bogazıma sarıldı ikincisinde bu kez de bana birşey yaparsan birbirimizin yüzüne bakamayız gibi sözler sarfettiğim icin yapmadı. Ben öz eleştiri yapacak olursam yanlış davranışta bulunan bendim ama yine de bu şekilde karşılık vermesi benim hem kendime hem ona olan saygimi yitirmeme neden oldu. Onun beni çok sevdigini biliyorum ve ben de onu seviyorum bana verdiği değeri fazlasıyla gösteriyor ama bu son yaptığı iki terbiyesizlik kafamı oldukça kurcalıyor. Bir-kac kere ayrılmak istedim fakat beni tatmin edici açıklamalarıyla her defasında barışmaya ikna etti. Şu son ayları saymazsak mükemmel giden bir ilişkim vardı ona gore hala mükemmel evlilik hayalleri kuruyor benim cok farklı biri olduğumu benimle evlenmek istediğini söylüyor fakat son yaptığı davranışlar ve ettiği birkaç kötü söz ha bir de ayrılmak istediğimde tehdit etmişti fakat umrumda olan tehdidi değildi sevdigim icin kalmıştım ama tavrımı cok net koymuştum fakat aylar sonra tekrar aynı hatanın benzerini yaptı ve birdaha yaşanmasını istemiyorum özsaygımi yitirmek istemiyorum sizce bu ilişkiye devam etmeli miyim yoksa ayrılmalı mıyım yoksa bunları onunla konuşmalı mıyım konuşmalıysam ne şekilde konuşmalıyım.. olabildigince anlatmaya çalıştım siz de elinizden geldikçe bir cevap yazabilirseniz cok sevinirim iyi günler.

      • Alkan Öztürk

        Buradan detaylı açıklama yapamam. Sana tavsiyem, iç sesini dinle. Şiddet girişimi aslında büyük bir işaret. Ki 2 yıllık bir ilişkiden bahsediyoruz, evli değilsiniz. Karar senin… Standartların buna el veriyorsa, devam et. Ama bunu kendime yaptırmam diyorsan, ne yapacağını biliyorsun.

        Ben ne kadar seversem seveyim, fiziksel bir şiddet gördüğüm ama bırakırım. Dünya’da bana uyan kadın mı yok. Bu benim standardım mesela. Sen kendini daha iyi bilirsin.

Leave a Reply

Your email address will not be published.