“Allahım, ne kadar gıcık bir durum.”

“Her seferinde benim başıma mı gelir böyle şeyler?!”

“Vallahi bıktım artık!”

Yukarıdaki cümleler hayatının bir döneminde aklından geçmiştir. Aklından geçmiştir diyorum çünkü sesli bir şekilde söylemekten bahsetmiyorum. DÜŞÜNMEKTEN bahsediyorum.

Hiç hoşlanmadığın bir durum olur ve insan kendi kendine böyle düşünceleri aklından geçirmeye başlar. Sonra ne olur biliyor musun?

Ona birazdan geleceğim… Okumaya devam et!

Uyanalı 30 dakika olmuştu. Fakat ben hala yataktaydım. Biraz munzurluk yapmak istedim ama bunu yaparken bile boş durmadım (boş durmayı hiç sevmem). Yarım saat boyunca tamamen konsantre olmuş bir şekilde elimdeki kitabı okuyordum.

Kitap, aşçılık hakkındaydı. Hmm tabii insanın aklına geliyor: “Alkan acaba iyi yemek yapabiliyor mu?” diye. İyi olduğumu söyleyemem. Hatta okuduğum kitap aşçılığı ele alarak etkili ve hızlı öğrenmekten bahseden bir kitaptı. Evet, itiraf ediyorum… Aşçılık değil de, öğrenme konusu hakkında kendimi bilgilendiriyordum.

Sonra bir anda kapı açıldı. İçeriye kardeşim girmişti. Her zamanki gibi yüksek enerjili bir şekilde dalmıştı odaya. Daha önce sana bahsettim mi bilmiyorum ama sabahlarımı sakin geçirmeyi tercih ediyorum. Yani kardeşimin davranışı bana hiç uygun değildi.

Bir de yetmezmiş gibi, televizyonu açmaya kalktı: “Oğlum, sabah sabah insan televizyonu mu açar?” dedim hafif kızmış bir ses tonuyla. “Ne yapalım be bro! Bir haftasonumuz var onda da böyle yapıyorum.” dedi. Tabii kardeş sonuça, sert çıkışamıyorsun.

Kitabıma geri dönmeye çalıştım fakat açtığı kanalı görünce delirdim. Sabahın 9’unda, haber kanalını açmış. Ekranda yine ölüm haberleri kaynıyor. Negatiflik EN ÜST seviyelerde.

Fakat yine bir şey diyemedim.

İçimden söylendim ama…

Yazının en başında yazdığım cümlelerden bazılarını ve daha fazlasını içimden kullandım. Kullanırken farkında değildim ama oldu…

Sonra ne oldu biliyor musun?

Duygularının Yükselme Sebebi

Negatif duygularım arttıkça arttı. İçimde bir sinir, bir öfke duygusu yükselmeye başladı. Düşündükçe daha da sinirlendim.

Sonu kötü bitmedi, merak etme. Çok şükür, öfkemi kontrol edebilen bir insanım. Fakat nereye varmak istiyorum?

BÜTÜN DUYGULARIN BAŞLANGIÇ NOKTASI, SENİN DÜŞÜNCELERİNDİR.

Yukarıdaki cümleyi tekrar tekrar oku. Hatta posterini çıkar ve duvarına yapıştır.

Mutluluk, öfke ya da herhangi başka bir duygu… Hepsinin başlangıç noktası aklından geçirdiğin düşüncelerindir.

Buna düşünce treni diyorum. Bunu test etmek için önümüzdeki günlerde düşüncelerine dikkat etmeni istiyorum. Daha doğrusu bir duygunun canlandığını hissettiğinde dur ve bir kaç saniye öncesini düşün.

O anda aklından ne geçirdin? Emin olabilirsin ki, o duyguyu yaşamadan önce bir şeyler düşünmüştün.

Yani mutluluğun formülü de aslında bu kadar basit.

Aklına kötü bir düşünce geldiği anda, düşünceyi keseceksin. Başka bir uğraş bulacaksın. Bu kadar basit (fakat içselleştirmesi zaman alıyor).

Duygunun canlanmasına sebep olan düşünceyi, yorum kısmında benimle paylaş. Birlikte analiz edelim!

Aşk Akademi


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu. Hayatının her alanında mutlu olmak istiyor musun? ;) O halde beni Instagram üzerinden takip et: @alkanztrk

    2 replies to "Mutluluğun Tek Formülü – Düşünce Treni"

    • afra

      onun beni çok sevdiğini biliyorum belkide bu onu korumacı bi insan yaıyor ama onnun korumacılığınbunu bana genelde bağırarak göstermesi bende öfke oluşturuyor
      yada sana sorum olacak Alkan neden sevdiğini bildiğin güvendiğin birini içten hep eleştirirsin? bunu dayanamaz söylersin mutlu olamıyormuyum acaba:)

      • Alkan Öztürk

        Bu soruya kesin bir cevap veremem. Karşındaki insan güvenilirse fakat sen yine de içten olumsuz baktığın tarafları varsa, olay tamamen bakan kişiyle alakalı diye düşünüyorum. Belki kendine olan inancın ve ya güvenin zayıftır. Belki… 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.