Telefon çaldı…

Saat 00:00’ı geçmişti ve telefon ekranında hiç beklemediğim bir kişinin ismi yazıyordu.

Saliseler içinde aklımdan binbir türlü düşünce geçti.

“Acaba beklediğim kişi mi arıyordu?”

Bundan tam olarak emin değildim çünkü arayan kişi, asıl düşündüğüm kişinin kuzeniydi. Ve bu saatta aramasının neredeyse hiçbir anlamı yoktu.

Oturduğum koltuktan direkt fırladım ve ev arkadaşımı rahatsız etmemek için diğer odaya koştum.

Telefonu açtım…

“Alo?!”

“Alo…” diye cevap verdi.

“Aslı… bu saatte aramanı beklemiyordum.” şaşkınlığımı iletmek istemiştim.

“Aslı mı? Sesimi karıştırdın herhalde. Ben Melike.” diye cevap verdi telefonun ucundaki ses…

Ne diyeceğimi bilemedim…

Vücudumdaki kan akışının durgunluğu bir anda değişti. Bedenimin her zerresine kanın aktığını hissettim.

Yüzümde bir ısınma, hatta yanma hissi…

Mutlu oldum. Şaşırdım. Hatta inanır mısın, korktum.

Gerçek ile hayalin arasında kaldığımı hissettim.

Bilirsin belki… Hayattan beklentilerin, hayallerin olur. Bunların uzakta olduğunun da farkındasındır. Ama insanoğlu işte.

Bazen sabırsız olabiliyor. Ve geleceğin bir an önce bugüne gelmesi için can atabiliyor.

Ama hayali büyük olan insan için o gelecek, bugüne gelmez. En azından zamanı gelmeden, GELMEZ.

En azından zamanı gelmeden, GELMEZ.

Yaşadığım neydi biliyor musun?

O hayalin, hiç beklemediğin bir şekilde önüne sunulduğunu düşünebilirsin.

Gelecekteki hayallerini ne kadar istesen de, içten içe hayal ve şimdilik uzakta olduğunu bilirsin. Ama bunu bildiğin halde, bir anda o hayali yaşadığını düşünsene…

Sanki yüce bir gücün “Al bakalım. Bunu mu istiyordun? Al da başa çıkmayı öğren. Ben sana söylemiştim. Daha zamanın var aslında…” der gibi önüne atmasını hayal et…

Sen “Ben yaparım. Hallederim. Kendime güvenim tam.” diye düşünüyorsun ama… Önüne atıldığında gerçekten hazır mısın?

Seneca’nın Tanrısal Öngörü kitabında yazıyordu:

“Tanrı, sevdiklerini zorluklardan geçirir. Onları zorlar ve ızdıraptan geçirir ki, kendisi için hazırlıklı olsunlar. Zevk içinde yaşattıklarını, aslında terk etmiştir.” – Seneca

Zevk içinde yaşattıklarını, aslında terk etmiştir.

Belki bu son cümle, konu bütünlüğü ile hiç uyum göstermiyor. Aman ne bileyim… Yazmak istedim işte. İçimden geldi.

Konuyu nereden nereye getirdim… Bak şimdi kendime kızdım.

Telefonun ucundaki kişi Melike’ydi. Bundan bir süre önce yollarımızı mecburen ayırdığımız insan…

Benim yaptığım ama sonuçlarının böyle olacağını bilmediğim bir hata yüzünden, yollarımız ayrıldı.

Yollarımız ayrıldı ayrılmasına da, yarım olan bir şeyler kaldığında, içim hiç rahat etmez… 7/24 olmasa da sık sık düşünürüm. “Acaba?”‘larım artar…

Bunu tekrar söylüyorum sakın yanlış anlama… Öyle derbeder olmam. Kendimi mahvetmedim.

Şükürler olsun ki, hayatımda kendimden de büyük hedeflerim ve hayallerim var. Bunlar aklıma gelince zaten mahvolmaya zamanım olmuyor.

Ama üzülüyorum.

Ben de insanım sonuçta.

Senin de olduğun gibi…

Onun sesini duyduğumda mutlu oldum olmasına da… Üzüldüm de aynı zamanda.

Uzun uzun konuştuk.

Belki bu sadece benden tarafa bir his ama şunu hissettim:

O kadar zamanın geçmesine rağmen aramızdaki duygular ve çekim, zerre kadar azalmamıştı.

Hayatında biri olmasından dolayı her şeyi konuşamadık tabii. Ayrıca alkolün etkisi de vardı.

Ama her şeyi konuşmamamız iyi olmuştu.

“Ama her şeyi konuşmamamız iyi olmuştu.” cümlesini yazarken duraksadım, itiraf edeyim.

Duraksadım çünkü sana anlatmak istediğim bambaşka bir şeydi. Neden buraya geldiğimin hiç farkında değilim.

Belki de korkularım bana o cümleyi yazdırmama sebep olmuştu. Ya da duygularım…

Sana esas anlatmak istediğim ne biliyor musun?

İnsan duygularını anlatmaktan ve göstermekten korkmamalı.

İnsan duygularını anlatmaktan ve göstermekten korkmamalı.

“Ya acaba şöyle olur da kötü mü olur?!” diye düşünüp bazı yapman gerekenleri içine atarsan, sonuç her ne olursa olsun mutsuz olursun.

Eksik olursun…

Melike ile zamanında yaşadığım ise buydu…

O geceki konuşmamız bir yere bağlandı mı diye düşünüyorsan şöyle söyleyeyim: Helallik konuşması gibi bir şeydi aslında. İçimizdekileri söyledik. Ya da söylemeye çalıştık.

İyi geldi gelmesine de, insanı yine üzüyor böyle durumlar.

Ona söylediğim bir cümleyi seninle paylaşmak istiyorum:

“Sana ‘Sevgilim’ bile diyememiştim.”

Bak işte…

İçimdekileri O KADAR kendime saklamıştım…

Geçmişe dönüp baktığında, benim yaşadıklarımla empati kurabileceğinden eminim. Emin olduğum bir şey daha var ki, bu yaşadıklarım insanı duygular.

İnsanlar içindeki duygu ve düşünceleri söylemiyorlar. Kendilerine saklıyorlar.

Sonra “Acaba?” sorusuyla savaşıyorlar.

Bunun bir de tam tersi var.

Kendini kontrol edemeyip kötü bir cümle söylüyorlar.

Sonra “Keşke…“ cümleleriyle savaşıyorlar.

Keşkeli durumlarla yazılacak çok cümlem var da, bu seferlik yazmıyorum.

Ne “Acaba”‘ların, ne de “Keşke”‘lerin olsun…

Bu yazıyı yazarken, bütün duygularımı içine kattım. Şimdi senden bir ricam var:

Geçmişte yaşadığın ama kendini anlatamadığın, duygularını paylaşamadığın bir olay var mı? Varsa eğer, bu yazının altında yorum yapmanı rica ediyorum.

Bu topluluğun en güzel tarafı, insanların korkusuzca duygularını anlatıp, yaşamalarıdır.

Yazma sırası sende…  

Bu arada zaman ayırıp yazıyı sonuna kadar okuduğun için teşekkür ederim. Bütün bunları, büyük bir hedef doğrultusunda seninle ücretsiz bir şekilde paylaşıyorum. Emin ol, internetin başka bir yerinde bu kalitede yazılar bulman çok zor.

Şimdi büyük ihtimalle aklından geçen düşünce şu: "Daha fazlası var mı?". Evet var. Hem de yakın zamanda ortadan kaldıracağımız BİR ŞEY VAR: Aşık Edici Mesajlaşma e-programı...

Yüzlerce kadın bu programa katılıp, kötü giden ilişkinin gidişatını değiştirdiler. Kontenjan yakında doluyor. Kendine 20 dakika ayırıp aşağıdaki butona tıkla. Karşına bir video çıkacak... O videoyu ortadan kaldırmadan, izlemeni tavsiye ederim.

Kendi mutluluğun için yapabileceğin en iyi şey bu. İyi seyirler.


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun & Aşk Akademi'nin Kurucusu. Hayatının her alanında mutlu olmak istiyor musun? ;) O halde beni Instagram üzerinden takip et: @alkanztrk

    10 replies to "Telefonda Beklemediğim Kişi"

    • Asi zeytin

      Merhaba.. Çok güzel anlatmışsın durumu.. Bu durumları herkes yaşıyor ama bi psikologun ‘bende yaşadım’ itirafı insana kendini daha iyi hissettiriyor söylemeden edemicem 🙂 şu an bende böyle bişe yaşıyorum hatta hep yaşadım.. Şuan 28 yaşındayım ve hiç bir zaman duygularını açık ifade edebilen bi insan olamadım.. Eskiye göre daha iyiyim ama genede temel yapım bu.. Ve hala öyle yapıyorum şuan.. Bu yüzden de şuan azcık acı çekmiyorda değilim.. İstediğim biri var ama zamanında biraz soğuk olduğum için benden soğuduğunu düşündüğüm biri ve hatta şuan hayatında sevgilisi olmasada konuştuğu birinin olduğunu düşünüyorum, belkide benim hüsnükuruntum.. Onu istiyorum ama ne yapmam gerektiğinide bilmiyorum.. Şuan bile kendimi karışık duygularla ifade etmiş olabilirim.. Kafam çooookkk karışıkkkkk 🙁

      • Alkan Öztürk

        Ne yaşadığını çok iyi biliyorum, hissediyorum. Bu duyguları içine atmak insanı daha da yıpratıyor maalesef. Yorumunu benimle paylaştığın için teşekkür ederim. Problemimle alakalı yardımımı istersen, alkan[et]askakademi.com adresine mail gönderebilirsin 🙂

    • Serap

      Her zaman ki gibi harika bir paylaşım olmuş Alkan yüreğine sağlık… Benim de oldu elbette söylemeyi ertelediğim hatta geç kaldığım şeyler geçmiş zamanda ama şimdi ne düşünüyor ve ne hissediyorsam hiç çekinmeden ve beklemeden söylüyorum.. Ama güzel olanları hemen paylaşıyorum elbette olumsuz olanları söylemek için biraz düşünüp en az incitecek kelimeleri seçmeye özen gösteririm… Ne yazikki benim gibi düşünen birine rastlamadım henüz 🙂 Sonsuz sevgiler Alkan

      • Alkan Öztürk

        Yorumunu benimle paylaştığın için ben teşekkür ederim Serap 🙂

    • Bahadır

      Keşke sevgilimden ayrılınca, kendimi yalvararak yeniden kabul ettirmeye çalışmasaydım. Ailesine küfürler savurmasaydım.
      Ha kızdan ayrıldığım iyi oldu fakat dibe battım herkesin gözünde.

      Keşke herkesin gözünü düşünmeden yaşasaydım. Yapamıyorum hala. Ben olamıyorum.
      Keşke ben olabilseydim.

      • Alkan Öztürk

        Duygular insanı kötü duruma da sokabiliyor işte Bahadır. Yaşadıklarını burada paylaştığın için teşekkür ederim. Peki bu duygularını anlamak ve kontrol etmek için sonrasında bir takım çalışmalar gerçekleştirdin mi?

        • Bahadır

          Duygularımı kontrol ş etmeye çalıştıö çalışıyorum. Dışarıya öyşe mutlu imajı veriyorum ki öyle güzel roş yapıyorum ki, psikoloğumu dahi kandırdı imajım.
          İyisin dedi.
          Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum aslında. Bazen dünya bana göre bir yer değil diyorum.

          • Alkan Öztürk

            Neden olmadığın gibi davranıyorsun Bahadır?

    • Zeliş

      Tam da buna benzer bir durumu yasadim ama eski erkek arkadasimin mesajlarina cevap vermem icin 9 yil gecmesi gerekiyormus.onun geriye donup hata yaptigini anlamasi icin benim evlenmem gerekiyormus.tabi evli oldugum icin gorusme istegini geri cevirdim her sekilde iletisim kurmasini engelledim o da yil araliklariyla kendini hatirlatti hep.sonunda konustuk hep birbirimizi yanlis anlamis oyle degerlendirmisiz helallik konusmasi gibiydi.onca yila kizginliklara ragmen ozlemis oldugumu farkettim.

      • Alkan Öztürk

        Bu yaşadıkların çok güzel. En azından içinizde kalanları konuşmuşsunuz. Kesinlikle tekrar bir şey yaşayalım kafasına girilmemeli. Yaşanmışlıklar geçmişte kaldı. Bugün düşündüğünde kalan sadece güzel duygular olmalı.

Leave a Reply

Your email address will not be published.